Keşke sözleri ve özleri bir olsaydı da hakikaten “gitselerdi...”
Tasımızı tarağımızı toplayıp gidiyoruz buralardan dediler, “masrafımız” çok dediler...
Bataklığa saplandık, çamura bulandık kaybettik lakin petrolü kazandık demeden, diyemeden “ayrılıyorlar Irak’tan.”.
Amerika’nın Irak’tan çekilmesinden bahsediyoruz;
Masrafları varmış, ülkemizin bir yıllık ekonomik büyüklüğü kadar. “Sekizyüz milyar dolar”dan fazla.
Ya aldıklarınız?
Onu söylemek lütfunda bulunmuyorlar.
Kara adamların memleketini “talan” etmeyi kendilerine hak görüyorlar. Yavuz hırsız olup “çaldık” deme ihtiyacı bile hissetmiyorlar…
*
Özgürlük ve demokrasi için gelmişlerdi Irak’a.
Kendilerine ırak ülkeye petrollerinize hortum bağlayacağız “bedava” olarak ülkemize göndereceğiz diyecek halleri yoktu herhalde.
Has adamları Saddam ortamı kıvama getirmişti, çizgi dışına fazlaca çıkınca onu çukurda yakalayarak “değersizleştirip hal” ettiler ki işleri daha kolay olsun.
Geride ne mi bıraktılar.
Birbirine girmiş aşiretler, binlerce ölü, talan edilmiş bir ülke, yaralılar “zararlar ve ziyanlar...”
Olumlu, Irak’lıların kazanımı olan “zerre bir şey” bulamazsınız.
Anamız hala yarimiz ama Bağdat’ın “diyarlığından hayır yok” coninin yüzünden.
Ismarlama bir demokrasi bıraktılar ki evlere şenlik. Kanunları yapıverdiler, istedikleri türden gerekirse kullanılmak üzere, “keyfi…”
Her bir aşirete “de facto” bir devletçik bile hediye edilmiş, temel mantıkları böl, parçala yönet ya o yüzden. “Ödev” tam olarak yapılmış yani.
*
Kerkük’te birer birer “avlanan” Türkmenler. Basra bataklığında boğulan Araplar…
Ayrılaştırılan Sünniler, gayrılaştırılan Şiiler.
Her gün patlayan bombalar da; terörün, düzensizliğin ve “acının” katmerlenmiş hali…
Ağlayan analar, sızlayan bebeler…
Acıyla dağlanmış baba yürekleri kaldı “geride.”
*
Gitmişler mi ?
Beşbin elçilik personeli ve koruma grupçuğunu bırakarak “bayrağı indirip gitmişler…”
Yerin üstündeki bayrağı indirip yerin altına petrole “kazık çakmışlar aslında.”
Birkaç bincikte asker bırakmışlar.
Özel güvenlik elemanlarının içindeki provakatör “ajanların” sayısı listeler dışında tutulmuş.
Irak ordusunu onlar eğitecekler birkaç bincik uzmanla. Eğittiklerinin ne yaptıkları “malumunuz” zaten.
*
“Söz tutuldu” ve özgürlük ve demokrasi geldi ve verilen söz gereği çekip gittiler(!)
Irak’ı mamur insanlarını da memur mu ettiler?
Sanki çiçek mi diktiler Bağdat’a sümbül mü ektiler Basra’ya…
Gittiler…
Nereye?
Kuveyt’e. Kirlettikleri alandan daha önce temizledikleri “özel alana.” Acil durumlar için canım!
Onların gittiklerine inanmak “iyi niyetli duyguları” fazla zorlamak olmaz mı?
Adamlar;
Ovayı gözlemek üzere tepeye çıktılar.
.
Ortadoğu ve Hazar bölgesindeki “enerji kaynakları” yerinde durduğu, onlarda bu pervasızlık olduğu sürece hiçbir yere gitmeyecekler…
Hep burnumuzun dibinde “dolanıp duracak” bu adamlar.
