Bugun...


Erdoğan ERKAYMAZ


Facebookta Paylaş









Hindistan-Maldivler-Sri Lanka Gezisi
Tarih: 02-03-2017 16:41:00 Güncelleme: 02-03-2017 16:41:00


“Hayat bir kitaptır ve gezip görmeyenler hep aynı sayfayı okur”

St. Agustine

 

Yeni yerler görmek uzaklaşmak, yolculuk, hayatın içinde her zaman insan için çok önemli bir anlam taşımaktadır. Yeni bir gezi yazısıyla karşınızdayım. Hisdistan Maldivler-Sirilanka’ya 16 günlük gezi programımızı sevgili dostum Dr. Güner ÇİNKO planlamış, ne yazık ki gezi öncesi babasının rahatsızlığı nedeniyle katılamamıştır. Gezimiz esnasında kaybettiğimiz sevgili babasına rahmet dilerken acılarını paylaşıyorum. Bu gezi programımızda grubumuz Sevgi-Ali DERELİ, Hanife-Cumhur YÜKSEL, İnci KARAEL, Süheyla HAMZAOĞLU, Şükran Yüksel ÜNLÜHİSARCIKLI, İlknur ÖVET gezide tanıştığımız Nazan-Erdal ERKUT ve sevgili eşim Filiz ÇETİNKAYA ERKAYMAZ’dan oluşuyor.

 

Dr. Güner Çinko’ya;

HİNDİSTAN; Resmi adıyla Hindistan Cumhuriyeti Güney Asya’da bulunan, dünyanın en büyük yedinci coğrafi alanı ve en büyük ikinci nüfusuna sahip ülke… 28 eyalet demokrasisi olan cumhuriyettir. Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomilerinden birine sahip olmasına rağmen; yolsuzluk, kötü beslenme ve okur yazarlık oranı yüksektir. 1 milyar 300 milyon resmi gerçekte 1 milyar 400 milyon nüfusu ve yüksek nüfus artışı sebebiyle gelecekte dünyanın en yüksek nüfuslu ülkesi olacaktır.

 

Hindistan’da “Din” hayat tarzıdır. Laik Hindistan, Hindu, İslam, Hıristiyanlık, Jainizm, sihizın ve sayısız dayanan bir tarihe sahip geniş bir ülkedir. Ülkenin şaşırtıcı topoğrafik farklılıkların yanı sıra birçok din ve geleneğin bir arada yaşamasının bir sonucu olarak kültürel çeşitlilik de söz konusudur. Çok sayıdaki el sanatı ve sahne sanatlarıyla da anılır.

Hindistan’ın batıya açılan kapısı uluslar arası havalimanı ve limanı olan “Bombay”dır. 03 Şubat 20.35’te THY TK 720 nolu seferle Bombay’a yerel saatle 05.30’da indik. Pilotumuzun söylemine göre 5 saat 31 dakika  uçuş sonrası havalimanına indik. Magastunlar, çelik kapsüller üzerinde yükselen dev havalimanı, Hindistan’ın dünyaya açılan yeni kapısı olup; Yüzeyi tamamen camla kaplı terminal binası günde 100’den fazla kalkışın yapıldığı ve ülkenin modernleşme sürecine katkı sunacak bir proje…

 

Pasaport kontrolleri sonrası alanda bekleyen turun otobüsleriyle kahvaltı alacağımız “Mumbaı The lalit” geldik. Kahvaltı fazlasıyla Hint mutfağının ürünlerine sahip olduğundan hafif atıştırmalarla geçiştirdik. Otele girişteki kontrol noktalarından geçiş dikkatlerden kaçmamakta.

 

Mumbai kenti hakkında söz etmek istiyorum; 1995’e kadar “Bombay” denilmekte olup, Hindistan’ın “Maharaştra” eyaletinin başkentidir. Hindistan’ın en büyük şehridir. Nüfusu 13 milyon olup, şehrin metropol bölgesinde 20 milyon insan yaşamaktadır. Hindistan’ın ticaret, finans ve kültür başkentidir. 1534’de Portakiz’liler ele geçirmiş “iyi körfez” anlamına gelen “Bom Bahia” adını vermişler. Daha sonra bu isim İngilizceleşerek “Bombay” haline gelmiş. 1995’te “Mumbai” adını almış. Ticaretin ve eğlencenin başkenti olup Hint flimlerini üreten “Bollywood”un merkezidir. Yer yüzünün tüm renklerinin harmanlandığı, zenginliğin sefaletle iç içe olduğu yer…

 

Kahvaltımızı aldıktan sonra “The Lalıt Mumbaı” otelinden ayrılarak limanda bekleyen “Costa Ne o Classica” gemimize otobüslerle transferimiz yapıldı. 1.5 saatlik yolculuk sonrası limana ulaştık. Gemimiz 220 metre uzunluğunda 1308 yolcu 620 mürettebat, iki restoran, 9 bar, 2 yüzme havuzu 4 jakuzili, 624 kabinli sinema salonu, oyun salonu, internet Cafe’si ve cusinosu mevcut bir gemi…

 

Saat 11 gibi limana girmiş gümrük kontrolleri sonrası  gemimizdeki kamaralarımıza yerleştik. Öğle yemeklerimizi “Casino San Remo”da aldıktan sonra dinlenmek üzere tekrar kamaralarımıza döndük. Limana girişim sırasında asker konrolünün sıklığı ve evrakları incelemeden görev savar gibi bakarak geçmesi ilginçti. Akşam yemeği sonrası Ali Dereli beyle toplantı yapılıp yarın ki gezi programımızı saptamış tiyatrodaki “Show Casino”da Afro Arimba dansçıları ve şarkıcılar Francesco Mazzeo ve Yarelin Carcia’yı dinleyip izledik.

 

5 Şubat 2017 Pazar günü kahvaltı sonrası  kişilik gurubumuz Ali DERELİ önderliğinde limandan çıkış yaptığımızda Şükran hanımın bizi bırakıp başka yöne yol alması güne neşeyle başlamamıza neden oldu… Gümrükten geçerken (sözde kontrol) görevli Hindistan askerlerinin gemi tarafından bizlere verilen sarı renkli (Gezi vizesi) kartları okumadan bakıp geçmemiz ciddiyetsiz bir davranıştı. Gerçi bizim ülkemizde de elini ve kolunu sallayarak geçenlerin yanında? Gümrük dışında bizleri bekleyen yerel rehberimiz “Mushtaq ve R. Chowdhry” le buluştuk. Bombay /Mumbai) gezimize başladık. Yolculuğumuz . km’lik bir bulvardan geçiyor…

 

Bu bulvar Marina Drive (Kraliçenin gerdanlığı) sahildeki doğal koy olan “C” şeklinde altı şeritli bir yol. Gece bakıldığında yüksek bir yerden sokak lambaların ışıkların ışıklı görüntüsünün inci gerdanlığı görüntüsü veriyor. Lüks binaların önünden kıyıda oturan aileler, sevgililer ve kalabalıklar arasından geçiyoruz. Bu bölgede zengin ve ünlülerin yaşadığını söylüyor rehberimiz.

 

Hinduizm, dünyanın en eski dinlerinden biri, Hindular da diğer inananlar gibi mabetler yapmışlar. Hinduizm (Aynı zamanda Sanata Dharma ve Vaidika Oharma diye bilinir.) çok kapsamlı ve geniş bir dindir. Yaklaşık 900 milyon insanıyla Hiristiyanlık ve İslam’dan sonra en büyük üçüncü dindir. Herkes, yaşam ve ölümün sürekli birbirini takip ettiğine, yani “reen karnosyona” inanır. Şimdiki durağımız Devlet Konuk evi olarka geçmişte hizmet görmüş, şimdiler de hindu tapınağı olarak hizmet gören Adishwarji Jain Tapınağı. Dış kapı taze çiçeklerle süslenmiş iç havluya girdiğimizde ayakkabılarımızın çıkarılması ve uygun kıyafetli olmamız konusunda uyarılıyoruz. Rehberimiz içeride duş alınıp iki parça bezle örtünüp ibadete durduklarını anlatıyor. Fotoğraf çekme ve izlenimlerimiz bittikten sonra ayrılıyoruz.

 

Yeni durağımız Hanging Gardens 22 tepe üzerine kurulmuş Mumbai kentine; üç gölün suyunu bu tepede toplayarak pompalanıp şehre su verilen alanın üzerine 1850 de inşa edilip daha sonra 1921’de yenilenmiş bir bahçedir. Görkemli yeşil bitki örtüsü ve çiçekler muhteşem. Ayrıca buradan geniş Arap Denizinin rahatlatıcı manzarayı izleyebilirsiniz. Bahçeden deniz tarafına geçtiğimizde çocukların çok ilgi duydukları ve gözlemlediğimizde oyunlarını oynadıkları ‘Yaşlı kadın ayakkabısı’ veya ‘Önyükleme Evi’ tamamen taştan yapılmış oyun parkuru…

 

Aracımıza bindik devam ediyoruz yeşillikler arasından geçerken rehberimiz uyarıyor kalın duvarların arkasındaki mekanın Zerdüştlere ait olduğunu kendilerinden başka kimsenin giremediği mezarlık. Üç halka şeklinde olduğunu dışta erkek ölüler ortada kadın ölüler, son halka ve üste olanda çocuk cesetlerin konulduğunu bildiriyor. Zerdüşt inancı İran’da doğup büyüyen bir din olup İran egemenleri tarafından yok edilmek ve yasaklama sonrası buraya (Mumbai) yerleşenlerin mezarı diyor rehberimiz.

 

Şimdiki durağımız Hacı Ali Dergahı Hindistan’da da oldukça fazla Müslüman nüfusu var. Müslüman’ların ve yabancı turistlerin çok fazla ilgi duyduğu  ve ziyaret ettiği yerlerden biri olan Hacı Ali Dergahı’na geldiğimizde oldukça kalabalık vardı. Buraya girmeye çalışmamız da programda aksaklık olacağından dışarıdan görülerek ve fotoğraflayarak geçtik.  Dergah hakkında bilgi verecek olursam; Kıyıdan açıkta küçük bir oda bulunuyor. Oda üzerinde türbe cami ve medresenin olduğu bir kompleksten oluşuyor. Mekke’ye hacca giderken ölen Hacı Ali isimli bir Müslüman tüccarın anısına 1431 yılında yapılmış. Karaya 500 metre uzaklıktaki bu oda gel-git olaylarıyla karayla bağlantısı kesilebiliyormuş. Beton yol yapmışlar dergaha Hindistan’da Müslümanların oluşturduğu simgelerdendir Hacı Ali Dergahı… Rehberimiz “Mushtaave” bu dergah ile ilgili anlattığı öyküyü de paylaşmak istiyorum. “Kadının biri elindeki tasta bulunan katı yağ toprağa değer değmez eriyince kadın üzümlü. Kadının bu üzüntüsünü gören Hacı Ali toprağa eliyle bastırarak yağ fışkırmış kabı doldurmuş. Hacı Ali rüyasında toprağın kendini bastırınca çok ezdiğini ve acı çektiğini söyleyince Hacı Ali öldüğünde toprağa gömülmemesini vasiyet etmiş. Vasiyet gereği ölümünde denize açıklara bırakılır. Kısa süre sonra karaya vurur. Bugün karaya vurduğu odaya gömerler. Daha sonra cami ve Türbeyi de buraya yaparlar.”

 

Yolculuğumuz sahil şeridinde çok geniş alana yayılan plajlardan geçiyor. Şöyle diyorlardı; “Bombay’da geçirdiğiniz günlerden birinde güneşi mutlaka “Bombai Chowpatt Plajı’nda batırmalısınız derler” Akşam üstleri piknik çantasını kapan sahillerde oluyorlar…

Rehberimizin bizi taşıdığı yeni durağımız Islcon Temple Tapınağı burada da ayakkabılarımızı çıkarıp içeri giriyoruz. Kapıdaki özel giysili din görevlisi gurubumuzu gezdirmeye başlıyor. Bahçeden binanın içine girdiğimizde vurmalı çalgılar eşliğinde ayin yapanlar “Hare Krishna, Krishna Krishana, Hare Roma” sözcüklerinden oluşan ezgiyi kora halinde söyleyerek adına ne diyelim zikir ediyorlar. Bakıyorsunuz tapınağın bir bölümünde sürünerek yerlerde inancını yerine getirenler derken tapınağın gelir kaynaklı satış bölümünde buluyoruz kendimizi… Şu ana kadar gördüğüm tüm tapınaklarda para kasaları dikkatlerden kaçmıyor.

 

Yine yollara koyuluyoruz. Yollar da çokça görülen “İndia Ferrari’si “Tuttuk’lar trafiğin cambazları… Tuttuk (Üç tekerlekli motorlar) Yakın mesafeler için ideal olmalı. Yollarda hurdadan da beter otobüsler ve korna ile yönetilen trafikte gitmekteyiz. Yolumuz 40 dakikalık yolu 8 dakikaya düşürdüğü söylenen Deniz Köprüsü’nden geçiyoruz. Karaya yaklaştığımız yerde yüzlerce sandal dikkatimizi çekiyor. Yerel rehberimiz bu bölgenin balıkçı barınağı olduğunu söylüyor. Hemen arkasındaki terme çatma binalar ve üstü teneke kaplı evlerde balıkçı evleri olmalı.

 

Yeni durağımız Çamaşırhane Yerel dilde ‘Dhobi’ adı verilen çamaşırcılar, ‘Ghat’ denilen kirli çamaşırları kapıdan alıp aynı günde yıkanmış ve ütülü halde yine kapıya teslim ediyorlar. Birkaç metrekarelik bölümden oluşan “Dhobi Ghat”ta her bölme bir aileye ait olup meslek babadan oğla geçtiği için sahipleri yıllarca değişmemekte, çamaşırlar ailenin erkekleri tarafından elde yıkanmakta. Günümüzde otel ve devlet kurumlara hizmet vermekteler. Hindistan’a gelen turistlerin uğrak yerlerinden biri oluyor çamaşırhaneler.

Hindistan’da özgürlük varsa Gandhi sayesindedir. 1917-1934 yılları arasında, Hindistan’ın büyük özgürlük savaşçısı, Mohandas Karamcand Mahatma Gandhi’ nin evi olan müzedeyiz. Hint ulusunun babası olarak bilinen Gondhi’den kalan gerçek şahsi eşyaları, fotoğrafları ve onu anlatan kitapların sergilendiği müze, sanırım Hindistan tarihine ışık tutuyor. 1869 yılında doğan Gandhi “şiddet göstermeme, inancımın birinci maddesidir. Aynı zamanda o, benim itikadımın da son maddesidir.” Diyerek İngiliz sömürgeciliğine karşı Hint Milli hareketinin en önemli lideriydi. Anı olsun diye Müzeden dışı bez kaplı içi fotokopi gibi sayfalardan oluşan “Mahatma” adlı kitabı aldım.

Ali Dereli’nin isteğiyle pazaryeri ve kuş satılan bir bölgeye geldiğimizde kokodan adım atamıyorduk. Grubumuzdan bu bölümü gezmek istemeyenler olsada kırmamak adına katıldık. Koku gerçekten dayanılmazdı. Bu alanda sokak berberleri yere oturmuş müşterilerini saç ve sakal traşı yapıyorlardı hemen fotoğraflayıp bölgeden ayrıldım.

 

Yollarda gezerken Portekiz ve İngilizlerin yaptığı binalar fark ediliyor. Genelde İngiliz binaları komuda kullanılıyor. Şimdiki durağımız İngiliz hakimiyetinin mimarı özelliğini taşıyan hala kullanılan Chhatrapati Shivaji Terminus adı verilen Viktorya Terminali kolanyal mimarının en önemli örneklerinden ve Unesco’nun koruması altında olan Tren garındayız. Önünden yürürken fotoğraflıyoruz. İçeri girdiğimizdeki öğrenci gurubuyla şakalaşıyorum. Fotoğraflarını çekme isteğimi kırmıyorlar Hindistan saygı işareti ellerini birleştirerek çene altına getiriyorlar.

 

Tekrar arabamıza binerek Hutatma Chow’da (Martyr’s Meydanı) Roma mitolojisindeki çiçek ve bahar tanrıçası Flora’dan esinlenerek tasarlanan Flora Çeşmesi’ni göremiyoruz onarıma alındığından çeşmenin orjinalinin fotoğrafıyla çevrilmiş halde… Viktorca Terminalinin yolun hemen karşısındaki Mumba; Belediye binası olduğunu bildirdi rehberimiz. Terminali yapan mimar tarafından tasarlanmış.

 

Yolculuğumuz devam ederken bolca “Kriket” sahaları ve oyuncular görüyoruz. Kısaca Kriket; dünyada pek yaygın olarak oynandığı söylenemez. Daha çok İngiltere ve eski sömürgelerinin ağırlıkta olduğu bir grup ülke tarafından rağbet görmekte… Rehberimiz Kriket sahasının arkasındaki binaların üniversite binası olduğunu söyledikten sonra dev saat kulesini görüyoruz…

 

Bu saat Kulesinin adı “Rajabia Clock” Rajabia Saat Kulesi Sir George Gilbert Scott, İngiliz mimar taraından tasarlandı. Londra’da ki “Big Ben” üzerinde modellendi. 1878’de tamamlanan kule Premehand Roychand tarafından görmeyen annesi “Rajabi”nin adını vermiş. Kulede intihar teşebbüsü edenlerin sıklıkla olması nedeniyle halka kapatılmış..

Grubumuzun hanımlarının ısrarlı isteği nedeniyle hint kumaşları ve kaşmir satılan iş yerine girdik. Hint hanımlarının özel günlerde giydikleri “Saree” lerde satılıyordu. Eşimin giydiği saree baya sükse yapmıştı. Grubumuz buradan yeterince kaşmir aldıktan sonra ayrıldık.

Artık gemimize dönmek için aracımıza bindik. Yolumuz Bombai’de limanın en gösterişli kolonsol yapısı Gateway Of İndia yanından geçiyoruz. Daha sonraki programımızda buraya gelip zaman ayıracağız. Buralar hakkındaki bilgiyi de daha sonra yazacağım.

Liman bölgesine geldiğimizde yol üzerinde trafiğe aldırmadan kriket oynayan gençler dikkatten kaçmıyor.  Yorucu bir gün olmuştu. Grupça akşam yemeğimizi aldıktan sonra gemimizin show casino’da Afroarimba dansçılar ve şarkıcılar Francesko mozzeo ve yaralin carsia programını izledikten sonra dinlenmek üzere istirahate çekildik.

Hindistan’daki ilk günüme değerlendirmem şu olacak; Havaalanını görünce ne kadar temiz ve modern demiştim…  Havalanından çıkışımızda burnumuza gelen koku daha bir km yol almadan etraftaki pislik ve insanların görünümlerindeki sefalet şaşırtıcıydı. Sanırım dünya trafiğinde en çok kullanılan korna sesi hindistanda. Trafikte; Bisiklet, motor ve tuk-tuk’lar oldukça yoğun. İnsanların tuvalet ihtiyaçlarını sokakta görmeleri ve yine sokakta traş eden seyyar berberler dikkatlerden kaçmıyor.  Sanırım dünyanın en az ayakkabı kullanan ülkesi… Özet olarak tezatlar ülkesi diyebilirim. Yoksulluk ve ihtişam özellikle sanırım gelir dağılımında makas çok açık, ya yoksulsunuz ya da çok zengin, ortası kalmamış.

















Bu yazı 1252 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

ÇOK OKUNAN HABERLER
YAZARLAR
SON YORUMLANANLAR
FOTO GALERİ
  • Temsilcimiz Ayancık Belediye Spor Türkiye Kupasından Elendi
    Temsilcimiz Ayancık Belediye Spor Türkiye Kupasından Elendi
  • Temsilcimiz Ayancık Belediye Spor Türkiye Kupasından Elendi
    resim yok
  • AYANCIK'TA 19 MAYIS KUTLAMALARI
    AYANCIK'TA 19 MAYIS KUTLAMALARI
  • İstanbul Feshane’de Ayancık Rüzgârı Esti
    İstanbul Feshane’de Ayancık Rüzgârı Esti
  • Ayancık'ta 2015 Yılı Yaz Kur’an kursları eğitime başladı
    Ayancık'ta 2015 Yılı Yaz Kur’an kursları eğitime başladı
  • Mahalle iftarlarının ikincisi, Belediye Caddesi'nde yapıldı
    Mahalle iftarlarının ikincisi, Belediye Caddesi'nde yapıldı
  1. Temsilcimiz Ayancık Belediye Spor Türkiye Kupasından Elendi
  2. Temsilcimiz Ayancık Belediye Spor Türkiye Kupasından Elendi
  3. AYANCIK'TA 19 MAYIS KUTLAMALARI
  4. İstanbul Feshane’de Ayancık Rüzgârı Esti
  5. Ayancık'ta 2015 Yılı Yaz Kur’an kursları eğitime başladı
  6. Mahalle iftarlarının ikincisi, Belediye Caddesi'nde yapıldı
FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ
  • Sinopta can pazarı
    Sinopta can pazarı
  • Sinop'ta deniz şehitleri anısına yapılan tekvando şampiyonası sona erdi
    Sinop'ta deniz şehitleri anısına yapılan tekvando şampiyonası sona erdi
  • Vali Köşger nükleer santralle ilgili konuştu
    Vali Köşger nükleer santralle ilgili konuştu
  • SİNOP'TA SEÇİMİ CHP ALDI
    SİNOP'TA SEÇİMİ CHP ALDI
  • MÜSİAD Sinop Temsilciliği Törenle Açıldı
    MÜSİAD Sinop Temsilciliği Törenle Açıldı
  • Sinop'ta diyaliz hastalarına müjde
    Sinop'ta diyaliz hastalarına müjde
  1. Sinopta can pazarı
  2. Sinop'ta deniz şehitleri anısına yapılan tekvando şampiyonası sona erdi
  3. Vali Köşger nükleer santralle ilgili konuştu
  4. SİNOP'TA SEÇİMİ CHP ALDI
  5. MÜSİAD Sinop Temsilciliği Törenle Açıldı
  6. Sinop'ta diyaliz hastalarına müjde
VİDEO GALERİ
YUKARI