Hem Tarih Doktoru Hem de Şair

Toplum içerisindeki her ferdin yaşantısında çevresine yansıttığı, sosyal ve kültürel içerik yönünden çeşitli farklılıklar bulunmaktadır. Bazıları tek yönlülükle yetinirken, bazıları da çok yönlü yaşamayı kendilerine prensip edinerek yaşantılarını renklendirebilmektedirler.






Toplum içerisindeki her ferdin yaşantısında çevresine yansıttığı, sosyal ve kültürel içerik yönünden çeşitli farklılıklar bulunmaktadır. Bazıları tek yönlülükle yetinirken, bazıları da çok yönlü yaşamayı kendilerine prensip edinerek yaşantılarını renklendirebilmektedirler.

İşte o renkli simalardan biri de, iki yıldan beri Sinop’ta görev yapan Vali Dr. Ahmet Cengiz.

 Kendisi; almış olduğu Siyasal Bilgiler ve Polis Akademisi gibi eğitimlerle ve Kaymakamlık görevleriyle yetinmemiş, gecesini gündüzüne katıp Türk Tarihi konusunda da Doktora yaparak Doktorluk Ünvanını da almayı başarmıştır. Ancak; Vali Dr. Cengiz’in bu özelliklerinin yanı sıra edebiyata ve şiire olan düşkünlüğü de, kendisine gelen bazı konuklara ve gittiği bazı davetlerde okumuş olduğu anlamlı ve duygu yüklü şiirlerden anlaşılmaktadır.

İşte; Sinop Valisi Dr. Ahmet Cengiz’in Ayancık’ta düzenlenen 1. Ayancık Şiir Gecesi İlesam Şairleri Şiir Okuma gecesinde sahneye çıkarak okuduğu, Şair Mahir Odabaşı’na ait,”Yaşlı Anadan Oğullarına Mektup” adlı duygusal şiirden bir bölüm:

 

Köyümüz şehirden yüksek mi yüksek,

Baban ihtiyarlıyor oğul, bilmem netsek

Söz dinlemiyor artık ahırdaki eşek,

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul !

 

Sizi 9 ay 10 gün karnımda taşıdım

Beş  oğul bir  kızım için yaşadım

Şimdi halim kalmadı, gençliğimi boşadım

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul !

 

Köyde bacalar eskisi gibi tütmüyor,

Çorba dahi boğazımızdan geçmiyor

Takatimiz kalmadı işler bitmiyor

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

 

Geçenlerde kasabadan köye doktor geldi

Sağlam kimse kalmadı herkese ilaç verdi

Bana da kendini yorma ansızın gidersin deyiverdi

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

 

Eskiden köyümüzde yağız delikanlılar vardı

Al duvak içinde gelinler, giderken ağlardı

Gençler köyü terk etti, şimdi ihtiyarlar kaldı

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

 

Hani yalnız yaşayan komşumuz Ali amca vardı

O da rahmetli oldu cenazesi üç gün kaldı

Mezarını kazacak delikanlı bulunamadı

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

 

Öğrenci yokluğundan artık okul kapalı

İhtiyarlayınca, babanın döküldü saçı sakalı

Benimde dizlerim tutmaz, ağır işlere bakalı

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

 

İmam usandı, tayin yaptırıp gitti

Bir ezan sesi duyuyorduk o da bitti

Hastalıklar çoğaldı artık canımıza yetti

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

 

Analarda ciğer, evlatlarda merhamet olur

Gezen görür, yaşayan ölür, eden elbet bulur

Hayır duamızı alın biz ölmeden ne olur

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

 

Sizin huzurunuzu kaçırmak istemem

Gelinlerimi severim asla kin beslemem

Şimdi gelmezseniz cenazeme de istemem

Gelinlerden biri gelip, hizmet etse oğul!

                                                     (M. Odabaşı - 2009)

‘’ OÐULLARIN ANA MEKTUBUNA CEVABI ’’

 

(1. oğul)

Ana,  şimdi Akdeniz  sahillerindeyiz,

Buralar çok güzel herkese tavsiye ederiz.

Çocuklar diyor,  ölürüz de asla köye gitmeyiz

Kusura bakma,  çocuklar istemeden biz gelemeyiz!

 

(2. oğul)

Ana, mektup yazmışsın bize boşu boşuna,

Çünkü daha açarken gitmedi hanımın hoşuna,

Sen idare et artık,  bu sene de yalnız başına,

Kusura bakma, ben hanımı gönderemem ana !

 

(3. oğul)

Ana,  gönderdiğin mektubu şimdi okudum hanıma,

Dedi bu devirde hizmet eden var mı?,  Allah aşkına,

Ne olur soğuk su katma bu yaştan sonra, pişmiş aşıma,

Kusura bakma ana,  gönderemem hanımı ben sana  asla!

 

(4. oğul)

Ana  darılma, vakit bulup ta  mektubunu okuyamadım,

Şimdi okuyunca ne demek istediğini  çok iyi anladım.

Benim hanımdan başka  çağıracak gelin mi bulamadın?

Kusura bakma gönderemem, hanım oralara alışamaz ana !

 

(5. oğul)

Ana abim söyledi, hizmete bizim hanımı  çağırmışın,

Olur mu öyle şey, doğalgazdan sobalı eve nasıl alışsın.

Birde önceden başlamış günleri var, onlar yarım mı kalsın?

Kusura bakma ana gönderemem, bu sene bizimki kalsın!

 

(ortak çözüm)

Ana, ana dört kardeş hanımlarıyla  bize geldiler.

Anamızın isteği yerinde,   acil çözüm bulalım dediler.

Bizler  ne yapacağız diye düşünürken,  akılı gelinler verdiler.

Kusura bakma ana, sana hizmete  ancak bacımızı  uygun gördüler!

                                                                  (Mahir Odabaşı-2009


Haber – Hikmet Kurada

Fotoğraf : Doğuş Gazetesi