Reklam
Reklam
AHMET ACARER

AHMET ACARER

PUSULA
acarer1907@gmail.com

Gündemden Bize Kalanlar

13 Temmuz 2021 - 19:15 - Güncelleme: 13 Temmuz 2021 - 20:50

Uzun bir aradan sonra yeniden bu köşede sizlere kavuşmanın sevinciyle merhaba kıymetli okur !


•    Dünyayı ve ülkemizi yaklaşık bir buçuk yıldır allak bullak eden salgından geriye kalan muhtemelen psikolojisi artık asla eskisi gibi olamayacak milyonlarca insan var artık. Eş, dost ve bir yakınını kaybetmenin derin üzüntüsünü yıllarca atamayacak olanlar ve insan sağlığının ne denli önemli olduğunun çok acı bir göstergesi olarak ta tüm dünyada işini, aşını kaybetmiş yüzbinlerce insan…  Virüsle ilgili onca farklı senaryo üretilse de elimizde ve önümüzde çok acı tablo var artık. Gözle görünemeyecek kadar küçük bir virüsün bu çağda bütün insanlığa tehdit olabildiğine şahit olmak acı bir tecrübe maalesef. Tedbirler, korunmalar ve mesafeler bir dost kucaklaşmasını bile yaşayamaz hale getirdi. Ne diyelim beterinden Allah Korusun! Ayrıca kim ne derse desin Türkiye sağlık sistemi ve aşılamada gelinen son nokta ile ülke olarak biz bu sınavı iyi geçiriyoruz.

•    Eğitim sistemimiz, okullar, eğitimi yönetenler hep eleştirilmiştir haklı olarak .  Fakat göz ardı edilen konu ise;  Türkiye Avrupa’nın birçok ülkesinin nüfusundan fazla öğrencisi olan bir ülke. Bu nedenledir ki herkesin eğitim hakkında bir fikri var ve bu günlerde iletişimin hızı sayesinde fikirler, eleştiriler hatta saldırılar havada uçuşuyor! En son ve halen yaşamakta olduğumuz Covid-19 salgın sürecinde uzaktan on-line eğitim gerçeğiyle yüzleşti öğrenci, öğretmen ve aileler. Erişim sıkıntısı, tablet varlığı-yokluğu derken süreç içinde hızlı ve sonuç alır şekilde birçok sorun çözüldü. Ama yüz yüze eğitimden daha çok yordu bu süreç öğretmenleri ve de aileleri… Eğitim adına kayıp yıllar lafı edilse de naçizane bu görüşe katılmıyorum. Mecburiyetten doğan evde olma ortamına eğitim adına tüm dersleri,  etkinlikleri, faaliyeti ulaştırdı MEB.Milli eğitim camiasını kılcal damarlarına kadar iyi tanıyan, kendisi de eğitimci olan Bakan Sayın Ziya SELÇUK, tüm varlığını ortaya koydu bu süreçte. Birikiminden, tecrübesinden, samimiyetinden ve azminden zerrece şüphe duymadığım bir Milli eğitim bakanımız var. Ama ne hikmetse bolca eleştiriye de maruz kaldı. Milli Eğitim bürokrasinin kendini bakanının hızına ve inancına yaklaştırması ve yenilemesine ihtiyacı var diye düşünüyorum.

•     En ciddi eleştirim ise LGS – Liselere Geçiş Sistemi adı ile yapılan sınava olacaktır. Tümüyle ve kesinlikle adıyla çelişen bir sınav. Liselerin neredeyse yüzde doksanı  okul puanı ve adrese dayalı yerel yerleştirme ile öğrenci aldığı bir sistemde nasıl olur öğrencilerin tamamına yakını sınava girer ve yine yüzde doksanı hayal kırıklığıyla tanışır?!!  Sadece adı nitelikli ve proje okulu olarak adlandırılan ve en fazla yüzde onluk bir dilimin yerleşebileceği bir sisteme “ Liselere Geçiş Sistemi ” diyemeyiz!!! Çocuklarımızı bu yaşta başarısızlık duygusuyla tanıştırmanın nesine kızmayalım?  Ya da sözel ders becerileri iyi olan bir öğrenci haklı olarak iyi bir Sosyal Bilimler Lisesine girmek, kazanmak ister ama gelin görün ki bu sınavda Matematik ve Fen Bilimlerini biraz az yaparsa bu okulları kazanamaz! Her yanıyla handikap barındıran bu sınavdan yetkililer bir an evvel vazgeçmelilerdir diye düşünüyorum. Haftaya eğitim adına yazmaya devam edeceğim inşallah..

Ahmet ACARER

Bu yazı 263 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum