“Üç yanlış bir doğruyu götürdü”
“Zaman, mekan ve söylem” hatasıyla, “Üç yanlış” bir “doğruyu” götürdü.
22 Şubat 2013 - 00:00
İnsan bir yere “davet” edilir veya davetsiz olarak kendisi ziyaret ederse, her ikisinde de farklı ağırlamalara farklı uğurlamalara muhatab olabilir. Ziyarette dikkat edilecek başlıca husus; normal\">“ziyaretin yeri, şekli ve zamanı”dır.
Davet edildiğiniz yer sizi gönül rızasıyla buyur ettiğinden karşılığında size “izzet-ü ikram”da bulunacak, itibar edecek demektir. Davetsiz misafir konumundaysanız umduğunuza değil bulduğunuza razı olmanız gerekir.
Geçmiş günlere BDP’li bir heyet tarafından Sinop’a yapılan ziyaretleri davetsiz misafir konumunda görmek gerekirken bu misafirlerin hane halkı üzerinde normal\">“olumsuz bir intibaya” sahip olmaları, baklava ve börekle karşılanmayacakları gerçektir.
Ziyarette “Sinop’un seçilmiş” olması oradan olabilecek her türlü iyi veya kötü sonucun çok büyük “yankılarının” olacağı, etki alanının büyüklüğünden ölçülüp biçilerek yapılmış olmalıdır. Zira Sinop merkez nüfusuyla kırkbin seviyesinde olsa da toplamda gurbetçi nüfusuyla birlikte birmilyonikiyüzelli bin seviyelerindedir
Dünyanın ve ülkenin dört bir yanına dağılmış Sinop’luların memleketlerine duygusal bağları oldukça kuvvetlidir. Bu ziyarette bu “hesaba katılmış” olabilir.
normal\">Kısaca;
normal\">Bir; Terör belasıyla uğraşırken ilgili heyet teröristlerin silah bırakmaları için çalışmaları gerekirken “ne murat” ederek bu ziyareti geçekleştirmişlerdir.
Sn. Başbakanın, söyleminde “sertlik ifade edenleri ötelediği” bir durumda kamuoyunda pekte kabul görmeyen şahıslar hemşerilerimize ne söyleyeceklerdir. Ülkemiz demokrasi ile yönetildiğine göre herkes kanunların izni çerçevesinde istediği yerde istediği şeyi söyleyebilir. “Zamanı ve yeri olmayanı” söylemek yanlış anlamalara neden olabilir.
Aslında “olan” tam da budur.
normal\">İki; Heyet ziyarete tersane noktasındaki çay bahçesinden başlar, normal\">“davetsiz misafir” muhatabı görür. Davet edilmediği yerden kapı yüzüne açılmaz ama bir problem de yaşanmaz. Heyet tarafından suçlandığı gibi organize bir hareket olsa daha korumasız ve savunmasız bir alanda çok daha vahim olaylar yaşanması muhtemeldir. Lakin öyle olmamıştır.
normal\">Üç; Tahsis edilen öğretmenevi şehir mezarlığına çok yakın mesafededir. Yakın bir tarihte buraya şehit defnedilmiştir. Öğretmenevin girdikten sonra bir kısım protestolar olur bunlar aslında beklenen hem demokratik hak hem de heyetin bazı mensuplarının “kamuoyu üzerindeki algısı” yüzünden normaldir. Ki heyet daha önceki basın açıklamalarında böyle bir olumsuz tavırla karşılaşabileceklerini “öngörmüş”, bunu sorun etmeyeceklerini -başımız gözümüz üzerine diyerek karşılayacakları- şeklinde beyanat vermişlerdir.
Burada protesto edenler her “görüş ve herkesimden” az sayıda delikanlı ve gençlerden oluşmaktadır.
Ama ne olursa olur “heyetin önde geleni” protestoların bu anında pencereyi açar ve gruba “sinkafa varan hakaret içeren sözler” söyler. Tam da olayın normal\">“kırılma-kopma” anı burasıdır. O zamana kadar sadece sözle protesto en küçük grup fiziki eyleme geçer.
Olanlar onsan sonra olur ve sonuç malum…
***
Olaylar maddi hasarla atlatılır ve basın üzerinden psikolojik atışma başlar.
Hoş olmayan söylemler olur,heyet tarafından, ailesi hasta yağında olan ve şehir dışındaki belediye başkanı bile suçlanır. Heyet sonradan özür dilemek zorunda kalır.
Oraya şunlar “katıldı” bunlar normal\">“katılmadı” tartışması yanlış sunulmuş yanlış anlaşılmıştır. Olayda üniversite öğrencileri ve küçük bir grup protesto ederken aslında çoğunlukta “seyircidir”.
Sinop küçük bir yerdir. Olağan sukünet dışı her şey merak uyandırmaktadır, oraya gidenlerin çoğu “merak saikiyle” seyir amaçlı gitmişlerdir.
Deniyor ki efendim güvenlik zafiyeti vardır. Sinop küçük bir şehirdir emniyeti ve güvenliği de aynı şekilde küçüktür. Daha önce benzeri hiçbir olayın “yaşanmamış” olduğu ayrıca bilinmelidir.
***
Peki ne murat ediliyordu ve ne oldu?
Birkaç yanlışla tek “doğru hedef” alındı.
Doğru olan ülkenin “terör belasından” bir an evvel kurtarılmasıydı…
Eline, diline ve haline hakim olamayanlar yanlışa neden oldu.
Ne mi oldu?
Malum olayın olduğu yer okullar caddesidir. Okulunda mahsur kalıp evine gidemeyen öğrencilerin beyinlerine kazınan kötü bir “okul hatırası” kaldı.
Ne mi oldu?
Adı hep huzurla anılan güzel şehrimizin “huzuruna” dahlolundu.
Ne mi oldu?
Birçok isim olaya karıştı “zannıyla” yaftalandı.
Sinop’un delikanlıları bütün sıkıntılara rağmen bağırlarına taş basarak fiili harekette bulunmamalıydılar. Onların “yiğitlik ve mertlik”lerine yakışan durum buydu.
***
Dileğimiz ve duamız; tekrarı ve beterinden muhafaza içindir...
Kazanan var mı derseniz?
Dost ağladı, düşman güldü.
normal\">“Zaman, mekan ve söylem” hatasıyla,
“Üç yanlış” bir “doğruyu” götürdü.
Bu haber 1794 defa okunmuştur.







FACEBOOK YORUMLAR