Ayancık Eğitim-Sen, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde alanlardaydı

8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde, tekstil sektöründe çalışan yüzlerce...

Ayancık Eğitim-Sen, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde alanlardaydı
08 Mart 2014 - 17:08 - Güncelleme: 08 Mart 2014 - 17:24
8 Mart 1857 yılında Amerika’nın New York kentinde, tekstil sektöründe çalışan yüzlerce kadın, düşük ücretlerini, uzun çalışma saatlerini ve insanlık dışı çalışma koşullarını protesto etmek için grev başlattı. Kadınların erkeklerle eşit haklara sahip olmak yolunda verdiği bu mücadelede, polisin grevdeki işçilere saldırması ve fabrikaya kilitlemesiyle çıkan yangın sonucunda çoğu kadın 129 işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine on bini aşkın kişi katıldı. Bu olaylardan 52 yıl sonra Danimarka’nın Kopenhag şehrinde, Kadın Sosyalist Enternasyonal toplantısı düzenlendi. 8 Mart 1857’de New York’ta başlayan, kadınların haklarının kazanılması ve birlikteliği mücadelesi, 26-27 Ağustos tarihinde Kopenhag’da Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin tarafından, 8 Mart 1857’deki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisi getirildi. Zetkin’nin önerisi oybirliğiyle kabul edildi.

Türkiye'de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın ve kitlesel olarak kutlandı, kapalı mekânlardan sokaklara taşındı. "Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı" programından Türkiye'nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında "Türkiye 1975 Kadın Yılı" kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi'nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984'ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından "Dünya Emekçi Kadınlar Günü" kutlanmaya devam ediliyor.

Kadınların eşitlik, özgürlük, emek ve barış mücadelesi çağrısını Ayancık Eğitim-Sen(Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası)  2 gündür süren etkinliklerle duyurmaya çalışıyor.



7 Mart Cuma akşamı Eğitim-Sen Lokalinde düzenlenen Şiir ve Müzik dinletisinde, kadın mücadelesine dair yazılmış şiirlerle ve türkülerle anma yaptı. Türkiye’de ve dünyada kadınlara

Karşı uygulanan taciz, şiddet, tecavüz ve her türlü ayrımcılığa karşı olan tepkisini dile getiren Ayancık Eğitim-Sen’li kadınlar 8 Mart günü Cumhuriyet Meydanı’nda yapılan Basın açıklamasıyla meydanlara çıktı.

Eğitim –sen Basın açıklamasında  ‘’Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz, Bizimdir.’’sloganıyla son dönemde yolsuzlukla gündeme gelen hükümetin kadın politikalarına ve kadına yönelik uygulanan şiddete değindi. Kadınların eve hapsedilmeye çalışılmasına, emeğinin ve kimliğinin ikinci plana atılmasına, ne giyeceğinden ve ne kadar çocuk yapacağına kadar hayatının her alanında erkek egemen anlayışla karşılaşan kadınların

Mücadele edeceğini belirtti. Sadece 8 Martlarda değil kadının eşit ve özgür bir dünya kurana kadar alanlarda olacağı vurgulandı.

8 Mart 2014 Cumartesi saat 20.00’de Eğitim-Sen Lokalinde yapılacak olan film gösterimiyle etkinliklerin devam edeceği duyurusu yaptı.

EĞİTİM-SEN BASIN AÇIKLAMASI METNİ

BASINA VE KAMUOYUNA

Siyasi iktidarın yolsuzluk haberleriyle birlikte tüm kirli politikalarının gözler önüne serildiği bir dönemde "8 Mart Kadınların Birlik Dayanışma ve Mücadele Günü" için alanları dolduruyor; yeni bir gelecek yaratmak için kendi irademiz ve emeğimizle mücadelemizi büyütüyoruz. Kadınların bedenleri, emekleri ve kimlikleri üzerindeki erkek egemen tahakküme sessiz kalmıyor; dünyanın her yerinde özgürlük türkümüzü söylüyoruz. Hem erkek devlete hem de cinsiyetçi kültürün her gün yeniden üretilmesine karşı kadınlar olarak geleneksel rollerimizi kırdık; bugün özgürlük, barış ve eşitlik için alanları doldurduk. Bizi görmezden gelenlere, taleplerimize kulaklarını tıkayanlara karşı kadınlar olarak "Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz Bizimdir" diye haykırıyoruz.

Bugün dünyanın her yerinde, bütün kentlerinde kadınlar, eşitlik, adalet, özgürlük, emek, barış ve dayanışma için seslerini ve isyanlarını birleştiriyorlar. Bugün dünya kadınları, hayatı ve dünyayı kadınlardan yana değiştirmek için, örgütlenmek için, krizin yükünü taşımamak için sokaktalar.

Çünkü biz kadınlar yoksulluğu, işsizliği, şiddetin her türlüsünü, savaşı, militarizmi en yoğun ve en ağır biçimiyle yaşamaya devam ettikçe bilinmelidir ki alanlardan çıkmayacağız.





Biz kadınlar yolsuzluk iddiaları ile çatırdayan iktidarı yakından tanıyoruz. AKP hükümetinin iktidarda olduğu 12 yıl boyunca saçımızdan evlerimizin içine, eteğimizin boyundan kürtaj hakkımıza, kaç tane doğuracağımızdan aile dışında var olamayacağımıza, yaşam tarzımızdan kadar üretilen bütün politikaların erkek egemenliğini güçlendirdiğini biliyoruz. İktidarın toplumun sorumluluğunda olması gereken tüm hizmetleri; kadınların görünmeyen emekleriyle karşılamaya çalıştığını bu kapsamda eğitimden sağlığa tüm alanlarda özelleştirme politikalarını hızlandırdığının farkındayız. Kadın emeğinin esnek, güvencesiz ve düşük ücretli istihdam edilmesinin önünü açan bütün düzenlemelerin mimarı erkek egemen sistem şahsında AKP hükümetidir. Taciz, tecavüz, istismar, şiddet ve cinayet sarmalında kadınların yaşam mücadelesi vermesinin sorumlusu yargısıyla, emniyetiyle, tüm devlet mekanizmalarıyla erkek egemen zihniyet ve onun temsilcisi olan AKP iktidarı değil de kimdir?

AKP iktidarı başta kadınlar olmak üzere milyonlarca insanın mağdur olduğu savaşın demokrasi ve eşitlik temelinde çözümü için hiçbir adım atmamıştır. Kürt sorununun çözümü için hükümetin atmadığı her adım; biz kadınların toplumsal belleklerinde hala tazeliğini koruyan taciz, tecavüz, şiddet ve cinayetlerle yüzleşmenin sağlanabileceğine dair inancımızı zedelemektedir.  Toplumsal ve kalıcı barış için kadınlar muhatap olarak alınmalı; kadınların taleplerine kulak verilmelidir.

Bugün yerel seçimlere giderken biz kadınlardan oy isteyen her türlü eril zihniyetin bizlerin bedenlerini, kimliklerini ve emeklerini kirli politikalarında kullanmak istemesine karşı her alanda mücadelemizi sürdürüyoruz. Ev içlerine kapanmıyor; istihdamda ikincil olmayı kabul etmiyoruz. Erkek egemen kültürün kadınları aşağılayan tüm saldırılarına karşı sesiz kalmıyor; taleplerimizi haykırıyoruz. Tacize, tecavüze, şiddete ve cinayetlere karşı kadın dayanışmasını örüyor; isyanımızı büyütüyoruz. Toplumsal ve kalıcı barış için demokrasi ve eşitlik temelinde mücadelemizi yükseltiyor; savaşın karşısında duruyoruz.

Sizden olmayan herkesin "öteki" olduğu bu ülkede, ülkenin mevcut halini sevmeyen, ama terk etmeyen, inatla direnen ve mücadele eden kadınlar var. Bu süreçte farklı görüşlerin zenginlik olduğuna biz kadınların dayanışmasının ve ortak bir mücadele yürütmesinin bir temenniden öte zorunluluk olduğuna inanıyoruz. Çünkü bu mücadelenin toplumun her kesiminden ezilen, dışlanan ama isyan eden, barış, emek, demokrasi ve kadın mücadelesinin ayrılmaz bütünlüğüne inan bütün kadınlarla yaşamın her alanında yan yana, omuz omuza, el ele olduğu sürece başarılı olacağına inanıyoruz.

Eğitim Sen`li kadınlar olarak cinsiyetçiliğe karşı Kadınların Birlik Dayanışma ve Uluslararası Mücadele günü olan 8 Mart`ı her coğrafyalardan, her renkten, her dilden kadınlarla birlikte kutlamanın onurunu yaşıyor, yaşatıyoruz. Bütün kadınları emekleri, bedenleri ve kimlikleri üzerindeki tahakküme karşı direnmeye davet ediyoruz.

Yoksulluğa, Yolsuzluğa, Savaşa Karşı Emeğimiz, Bedenimiz, Kimliğimiz Bizimdir!

YAŞASIN 8 MART!

YAŞASIN EĞİTİM SEN!

YAŞASIN KESK!

Eğitim-Sen Ayancık Temsilciliği

 



 



 


Bu haber 2052 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum