AYANCIK HES’E YARGI KARARI

İlçemizde Yapılmakta Olan Hes Projesine Ait Yürütmeyi Durdurma Yargı Kararı

AYANCIK HES’E YARGI KARARI
11 Aralık 2012 - 00:00





İlçemizde Yapılmakta Olan Hes Projesine Ait Yürütmeyi Durdurma Yargı Kararı

İlçemizde Ulusoy Holding İlk Elektrik Enerji Üretim Sanayi A.Ş tarafından yapılmakta olan HES projesinin kurulu gücü ilk etapta 8,58 MW olarak belirlenmiş olup, Çevre ve Orman Bakanlığının 05.07.2007 tarih ve 7256-38210 sayılı yazısında da belirtildiği üzere ÇED yönetmeliği kapsamı dışında değerlendirilmiştir. Ancak söz konusu proje kurulu güç 15,6 MW çıkartılmış ama ÇED raporu alınmamıştır.

         Ayancık ta HES projesi olarak düzenlenecekse bile bu projenin de sürdürülebilir kalkınma ilkeleri bakımından değerlendirilmesi gerektiği, bu yönde bir değerlendirme ve yer seçimine ilişkin değerlendirmelerin proje tanıtım dosyasında yer almadığı, havza bazında bütüncül değerlendirme yapılmadığı, enerji nakil hattının mevcut projenin dışında tutularak yörenin doğal sit alanı özelliği gözetilmeden sulak alan üzerinde ekolojik ve kültürel değerler hiçe sayılarak salt kalkınmacı ekonomist yaklaşımla projenin planlandığı, olası risk ve tehditlerin hiç bir şekilde değerlendirmeye alınmadığı, HES ve Enerji Nakil hattının ayrı ayrı ÇED sürecine tabi tutulmasının açık bir hukuka aykırılık olduğu, proje tanıtım dosyasının gerçek olmayan beyan ve ifadeler üzerine kurulduğu, proje için seçilen teknolojinin yanlış olduğu, derivasyonun kanal yöntemi ile yapılmasının Ayancık için ciddi tehlikeler barındırdığı, bölgenin heyelan riski altında olduğu iddiaları ile iptali ve yürütmesinin durdurulması için kamu adına 2011 yılında Samsun 1. İdare mahkemesine dava açtık.

         Samsun 1. İdare mahkemesine Ayancık HES’in projesinin iptali ve yürütmenin durdurulması için açmış olduğumuz davada mahkeme Ayancık halkını haklı bularak 13.11.2012 oy birliği ile yürütmeyi durdurma kararı vermiştir.

Mahkemenin gerekçeli kararında, Ayancık çayı kolları üzerinde yapılmış akım ölçümleri bulunmadığı, HES'ler için akım ölçümleri yapılması ve bunun sonucunda mansaba bırakılacak olan can suyu hesaplanmasının çok önemli olduğu, mevcut hali ile PTD'nın mevzuattaki kriterlere uygun olarak hazırlanmadığı, yerinde yapılan gözlemler ve dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere HES ve diğer elemanları çevreye çok fazla miktarlarda olumsuz etkileri olduğu ve bu zararlı etkilerin ÇED Raporu olmadığı için de tam olarak ortaya konulamadığından dolayı zararların en aza indirilmesinin söz konusu olamadığı, regülâtörlerden bırakılacak olan can suyu miktarının dere yatağı içerisinde canlı hayatı ve akarsu kenarında su ihtiyacı olan tarım arazisi vb. için yeterli olup olmadığının tartışmalı olduğu, HES için Su İletim Hattı güzergâhında oluşan hafriyatın şevlerden aşağı bırakıldığı ve iletim, güzergâhında dere malzemesi serildiği, kuru derelerin uçlarının iletim hattına açık bırakıldığı, iletim hattı güzergâhında suyun depolanması için bir tesis yapıldığının gözlendiği, HES için Su İletim Hattı boyunca iletim kanalının (trapez en kesitte) İş Güvenliği ve İşletme aşamalarında kullanılacak herhangi bir güvenlik önlemi alınmadığı, Proje Tanıtım Dosyasında proje uygulamasının olası etkileri ve bu etkilerin azaltılması için gerekli önlemler yeter olmadığı, Proje Tanıtım Dosyasının kabul edilebilir bir düzeyde olmadığı" tespitlerine yer verilmiştir. Taraflara tebliğ edilen bilirkişi raporuna taraflarca itiraz edilmemiş, rapor Mahkeme tarafından da hükme esas alınabilecek nitelikte bulunmuştur. Ayrıca proje alanında yaşayan hayvan türlerinden Avrupa kriterlerine göre koruma listesinde olan Nal burunlu yarasa türlerinin yapılacak HES çalışmasından etkilenmemesi için hiçbir önlem alınmadığı belirtilmektedir.

Bu durumda; özellikle can suyunun belirlenmesinde ve hayvanların su ihtiyaçları konusunda yeteri kadar bilgi içermeyen,çalışma alanında yaşadığı ifade edilen canlıların ekolojik su ihtiyaçlarının da göz önüne alınıp alınmadığının belli olmayan, her bir regülatörden mansaba (aşağı kısım) bırakılacak olan 1 (bir) m³/sn can suyunun nasıl belirlendiğine dair uzun yıllara ait akarsu akım ölçüm değerleri bulunmadığından ve canlıların ekolojik su ihtiyaçları hesap edilmediğin, bilinmeyen miktardaki can suyu ile ekolojik denge arasında bir bağlantı kurulamayan, proje kapsamında regülatörlerin yeri, iletim kanalı, sifonlar, tünel ve araç yolu için yapılan kazı çalışmalarında kesilen ağaçların ve tahrip edilen bitki örtüsünün miktarların ne kadar olduğu anlaşılamayan, Enerji Nakil Hattının güzergahı hakkında (jeolojik, bitki örtüsü, sulak alanlar, ağaç kesimi, yol açılması, yangın potansiyelleri vb) herhangi bir bilgi bulunmayan ve bu konuda yapılmış başka bir ÇED değerlendirme süreci de sunulamayan proje tanıtım dosyası esas alınarak düzenlenen "ÇED Gerekli Değildir" şeklindeki işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır

Belirtilen nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusunu işlemin uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğacağından 2577 sayılı kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmenin durdurulmasına oy birliğiyle karar verilmiştir.

            Bizler bu sürece gelmeden önce, zararların telafisi kısmen de olsa mümkün iken İl ve ilçemizdeki yetkili kurumlara sözlü ve yazılı olarak başvurularda bulunduk ne yazık ki sonuç alamadık.

 Ağaç katliamı yapıldığı, Kazıdan çıkan hafriyatın yönetmeliklere uygun olarak depolanmadığı, hafriyatların gelişi güzel yamaçlardan aşağılara dökülerek bunun sonunda heyelan oluşacağını, Regülâtörlerden bırakılacak mansaba yani can suyunun yeterli olmadığını ve bu nedenle ayancık çayındaki sucul hayatın balıkların vs canlıların zarar göreceğini defalarca yetkilere belirtik ama bizlere niyet yargılaması yaptığımızı söylediler. Sinop Orman Bölge müdürlüğün ve Samsun DSİ işlerinin tutmuş olduğu raporlar ne yazık ki yetkili kurumlar tarafından dikkate alınmadı ve gereği yapılmamıştır.

         İlçemizde temmuz ayında sel tehlikesi yaşadık. Ayancık çayına aşırı su gelmesi nedeniyle Ayancık- ikisu yolunun zarar görmesi sonucu kısa süreliğine ulaşıma kapatıldı. Ulaşım zor koşullarda köy yollarından yapılmak zorunda kalmıştır. İnsanların mağdur olasının nedeni pazarcık mevkide HES’in yapmış olduğu kazıdan çıkan toprağı yamaçlardan aşağıya dökerek alt kısımlarda bulunan daha önce hizmet veren eski pazarcık- iki su arsındaki yolun hafriyat nedeniyle kapalı kalmasıdır.

         Ayancık halkına soruyoruz sizlerden herhangi bir kişi bırakın döktüğünüz hafriyatla yolu yıllarca kapatmayı,  yola bir kamyon malzeme dökseniz acaba cezasız kalır mıydınız?

         Ayancık HES’in yapımında 17.986 adet ağaç kesilmiş, daha fazlası da dökülen hafriyatın altında kalarak katledilmiş ve çürümeye terk edilmiştir. Son araştırmalar Ağaçlara sarılmanın insan sağlığına iyi olduğunu göstermektedir. Doğada daha çok zaman geçiren çocukların daha sağlıklı olmalarına dikkat çekiliyor.

         İnsanların arazilerine yasal izin almadan girilerek kazı çalışması yapılmış ve hafriyat toprağı dökülerek meyvelerine ve ağaçlarına zarar verilmiştir.

         Ve sonuçta ortaya doğaya ve insanlara zarar veren, bulunduğu doğal ortama uymayan Başbakanın deyimiyle UCUBE bir yapı ortaya çıkmıştır. Ucube yapılar yıkılıyorsa HES inde yıkılması gerekmektedir.

 Son nehir kuruduğunda, en son ağaç kesildiğinde, en son balık tutulduğunda beyaz adam paranın yenecek bir şey olmadığını anlayacak. ( şef seattle

Bazen hırçın, bazen nazlı nazlı akan Ayancık çayı ilçemizin yaşam kaynağımızdır. İçme suyumuzu karşılar bize ve doğadaki tüm canlılara hayat verir. Derelerimize sahip çıkalım.

 Su ve Ağaç yoksa hayat yoktur.

 

                                      Mukaddem SARISOY

                                               Ayancık Çevre Platformu


Bu haber 3785 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum