Ayancık'ta Ç.K.D. üyeleri Kanal İstanbul'un iptalini istedi

Ayancık Çevre Koruma Derneği Başkanı Mukaddem Sarısoy öncülüğünde Kanal İstanbul projesinin iptali için dernek üyelerinin katılımı ile Ayancık PTT önünde toplanıp dilekçelerini teslim ettiler.

Ayancık'ta Ç.K.D. üyeleri Kanal İstanbul'un iptalini istedi
01 Ocak 2020 - 16:23
Ayancık Çevre Koruma Derneği Başkanı Mukaddem Sarısoy öncülüğünde Kanal İstanbul projesinin iptali için dernek üyelerinin katılımı ile Ayancık PTT önünde toplanıp dilekçelerini teslim ettiler.

 

Ayancık Çevre Koruma Derneği Başkanı Mukaddem Sarısoy tarafından yapılan açıklamanın ardından katılımcılar projenin iptali için, İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne verilmek üzere Ayancık PTT’sine dilekçelerini teslim ettiler.





İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğüne şu itirazlarda bulunuldu “ İstanbul İli, Küçükçekmece Gölü - Sazlıdere Barajı - Terkos Gölü doğusunu takip eden güzergâhta yaklaşık 45 km uzunlukta, 20,75 m derinlikte ve 275 m genişlikte bir Kanal açılması için hazırlanan projeye ilişkin ÇED Raporuna aşağıda belirttiğim nedenlerle itiraz ediyorum.

Kanal İstanbul Projesi,

1- İstanbul’un yaşam destek sistemleri olan Kuzey Ormanları, su havzaları, su havzalarını besleyen su kaynakları, tarım ve mera alanları yok olacaktır,

2- İstanbul’un önemli su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı yok olacaktır,

3- Doğal yaşam alanları ve ekosistem bozulacaktır,

4- Doğal ve arkeolojik sit alanları, tabiat parkları, milli parklar vb. koruma alanları yok olacaktır,

5- Sadece İstanbul’da değil, Trakya’ya kadar tatlı suların beslediği tarım alanları yok edileceği için bölgede tarım ve hayvancılık yapılamaz hale gelecektir,

6- ÇED Raporuna göre 1.155.668.000 m3 olan kazı materyalinin taşınmasıyla bozulan ekosistem halkın sağlığını tehdit edecektir,

7- Üç aktif fay hattının geçtiği bölgeye nüfus ve yapılaşma baskısı yükleyerek afet riskini artıracaktır.

ÇED Raporu, projenin olumsuz çevresel etkilerini bertaraf edecek değerlendirmeler içermemektedir, yukarıda açıklanan sakıncalara dair kaygılarımı gidermekten uzaktır ve bilimsel yeterliliği konusunda şüphe uyandırmaktadır. Bu Rapor ile Projenin hayata

geçirilmesi, Çevre Kanununun 3. Maddesinde idareye yüklenen görevlere aykırılık oluşturmaktadır.

Anayasanın 56. maddesine göre “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin

ve vatandaşların ödevidir.”

Buna göre Anayasa’da, vatandaşların da çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek konusunda ödevli olduğu açıkça belirtilmiştir.

Kanal İstanbul doğal çevreyi değiştirerek olumsuz etkileyecek, bir başka deyişle çevre ve halk sağlığını bozacak bir proje olduğundan “sağlıklı çevrede yaşama hakkı”mın ihlal

edilmesini kabul etmiyorum. Anayasal yetkilerimi kullanarak Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin 11. maddesinin 4. fıkrası çerçevesinde ÇED Raporuna itiraz ediyor, proje için

ÇED Olumsuz Kararı verilmesini talep ediyorum.

Bu haber 4377 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum