CUMHURİYET BAYRAMINI COŞKU İLE KUTLADIK

Cumhuriyet in kuruluşunun 89. yıldönümü İlçemizde coşkuyla kutlandı.

CUMHURİYET BAYRAMINI COŞKU İLE KUTLADIK
31 Ekim 2012 - 00:00






28 Ekim 2012 Pazar günü iskele meydanında Atatürk anıtına çelenk sunumuyla başladı. Akabinde Ayancık Kültür Merkezine geçilerek ödül töreni gerçekleşti. Etkinlikler, 29 Ekim Pazartesi günü Saat 09.00’da Öğretmenevi ve ASO Müdürlüğünde tebrikatı kabul töreni ile devam etti. Ardından Kutlama programı Saat: 09.45’de Cumhuriyet meydanında toplanılarak devam etti. Kutlama programına İlçe Kaymakamı Suat Yıldız, İlçe Garnizon Komutanı Yüzbaşı Volkan Torun, İlçe Belediye Başkanı Ayhan Ergün, Cumhuriyet Başsavcısı Ersin Taşkazan, İlçe Emniyet Müdürü Tuncay Pekin, İlçe Milli Eğitim Müdürü Orhan Köksal, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve siyasi partilerin temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı. Tören; Kaymakam Suat Yıldız ve Garnizon Komutanı Jandarma Yüzbaşı Volkan Torun ile Belediye Başkanı Ayhan Ergün tören alanına gelişi ve vatandaşları selamlamasıyla başladı. Ardından konuşmasını yapmak üzere İlçe kaymakamımız sayın Suat Yıldız kürsiye çıktı. Yıldız, konuşmasına şöyle başladı ‘‘Garnizon Komutanım, Belediye Başkanım, Adliyemizin Değerli Hakim ve Savcıları, Değerli Çalışma Arkadaşlarım, Sevgili Öğretmenler ve Öğrenciler, Değerli Vatandaşlar.

Cumhuriyetimizin 89. Yaşını kutladığımız bu büyük günde hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Cumhuriyetimizin kurucusu büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları vatan korunmasında canlarını vererek, kanlarını dökerek görev alan kahraman şehit ve gazilerimizin önlerinde saygıyla ve minnetle eğiliyorum.

Büyük Önder Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyetin her geçen gün güçlenerek büyüdüğünü görmek dünya üzerindeki her Türk gibi bizlerde de sonsuz bir gurur ve mutluluk veriyor.

Değerli vatandaşlar Anadolu’daki bin yıllık tarihimizde hiçbir zaman bağımsızlığımızı kaybetmedik ve bütün tarih boyunca sahip olduğumuz değerlerle Anadolu toprakları üzerinde dünya tarihini etkileyecek kadar güçlü üç kıtaya yayılma becerisini gösterecek kadar büyük ve yönetimi altındaki faklı tüm insanları mutlu edebilecek kadar adaletli bir medeniyetin sahibi olduk. Ancak tüm bu meziyetlerin birlikte varolduğu Türk vatanı 1900’lü yıllara gelindiğinde dünya üzerindeki büyük devletlerin iştahını kabartan ve paylaşmaya hazırlandıkları bir yer halini almıştı. Büyük savaştan yenik çıkmamız Türkleri bin yıldır bağımsız yaşadıkları Anadolu topraklarından söküp atma hayalini her zaman canlı tutan emperyalist dünya devletlerini bu yolda harekete geçirdi. Bu arada Türk milleti içindeki hainlerde boş durmuyor, milletin yok oluş belgesi olan Sevr anlaşmasını imzalayarak Türk Milletine kabul ettirmeye çalışıyorlardı. Nice kahramanlıklara damgasını vurmuş ordumuz dağıtılıp silahları elinden alındı. Vatan toprakları bir bir işgal edildi. Tüm dünyayı hayretler içerisinde bırakan, nice kahramanlıkları yaratmış bir millet yok olmanın eşiğine gelmişti. Ama daha da kötüsü milletin bu yok oluş sürecinden kurtulmak yönünde inancı ve gayreti kalmamıştı.

Halk bezgin, yorgun ve fakirdi. Türk vatanı için bir mucize gerekiyordu. Beklenen mucize 19 Mayıs 1919 da gerçekleşti. Mucizenin adı Mustafa Kemal Atatürk’tü. Büyük Önder Milletinden gerekli karşılığı almakta gecikmedi. Türk Milleti bağımsızlığını hiç kaybetmediği bu topraklarda sonsuza dek yaşama konusundaki azmini ve kararlığını yüce Ata’sının çevresinde kenetlenip tüm dünyaya ‘‘ya istiklal, ya ölüm’’ diye haykırarak gösteriyordu. Bu kararlılık vatan toprağındaki tüm işgalci güçlerin bir daha bunu asla akıllarından dahi geçiremeyecek şekilde sökülüp atılmasıyla sonuçlandı. Ancak henüz her şey bitmiş değildi. Yapılacak ilk iş Türk Milletine mucize beklemeden vatanı hakkındaki tüm kararı kendisinin vermesi, kendi ile ilgili tüm yetkiyi elinde bulundurması bilincini ve eğitimini vermekti. Ulusal Kurtuluş Savaşımızın zaferle sonuçlanması bunu mümkün kılmış, ülkeyi yönetme hakkını ve yetkisini hanedandan millete geçirmiş, kişiyi tebaalıktan çıkarmış vatandaş yapmıştır. Böyle yüksek moral ve bilince ulaşan Türk Milleti akıllara durgunluk veren ve tüm geri kalmış uluslara örnek olacak bir uygarlık kavgasını başlatmıştır. Fikri hür, vicdanı hür, İrfanı hür Cumhuriyet çocukları yurdun her noktasını imar etme yarışına girmiş Anadolu’yu tarihinin en müreffeh noktasına getirmiş, ülkesini dünya devletleri içerisinde saygın bir noktaya çıkarma başarısını çok kısa bir zaman süresi içerisinde göstermişlerdir.

Cumhuriyetin sağladığı huzur ve barış ortamı sayesinde, ülkemiz eğitimden sağlığa, sanayileşmeden alt yapıya, siyasetten ekonomiye her alanda önemli atılımlar gerçekleştirmiştir. Cumhuriyet, ülkemiz için yalnız bir yönetim biçimi değil her alanda çağdaşlaşmayı amaç edinen bilimsel kültürel ve siyasal bir aydınlatma projesidir. Şimdi bizlere düşen bu mücadeleyi sürdürmek ve hedefe ulaşmaktır. Bu amaç Cumhuriyetin kurulduğu günden beri hep aynıdır. Asla değişmeyecek, hiçbir güç tarafından değiştirilemeyecektir. Ülkemiz tüm dünya devletlerinde olduğu gibi üstesinden gelinmesi gereken sorunlarını çözme gayreti içindedir. Ancak unutulmaması gereken hiçbir sorun Cumhuriyete olan inancımız, içimizdeki Atatürk sevgisi, milletimizin eşsiz karakteri ve devletimizin büyüklüğü karşısında bizi yılgınlığa ve umutsuzluğa sevk edecek kadar büyük değildir, olamaz.

Ülkemizin içinde bulunduğu sorunların en büyüğü, 30 yıldır ülkemizin doğu ve güneydoğusunda köy basıp, çocuk, kadın, asker, polis, öğretmen demeden cinayet işleyen, daha elindeki kan kurumadan barış kardeşlik ve insan hakları gibi insani değerleri kendisine maske yapan terör örgütüdür. Bizi daha da üzen terör örgütünün tıpkı yıllar önce olduğu gibi yine bizim aramızdan kendilerine sahip çıkan bazı yandaşlar bulabilmesidir. Eli kanlı terör örgütüne karşı mücadelemizde gösterdiğimiz sabır ve özen kimseyi yanılgıya düşürmesin bu sabır ve özen Atatürk ilkelerine ve onun kurduğu demokratik hukuk devletine saygı ve bağlılığımızdandır. Kimse unutmasın ki her Türk çocuğunun gözleri Mustafa Kemal’in ileriye umutla bakan çakmak, çakmak gözlerdir, her Türk çocuğunun yüreği ana yurt orta Asya’dan demirden dağları eriten bağımsızlık ve özgürlük ateşinin korudur, her Türk çocuğunun tüm hücrelerinde 19 Mayıs 1919’dan beri ulusal kurtuluş mücadelesinin kodları vardır ve bizim yüreğimizde ki kor parladığında neler yapabildiğimizi bu katilleri üzerimize salan hamileri çok iyi bilirler.

Sevgili vatandaşlar, Türk Milletinin Cumhuriyet ve Atatürk sevgisi sonsuza dek yaşayacak, ülkemiz laik bir demokrasi olarak bilimin aydınlattığı çizgiden asla sapmayacak, Türk çocukları Cumhuriyet erdemi ve ışığıyla yetişecektir. Devletimizin değiştirilemez nitelikteki temel ilkeleri yolumuzu aydınlatmayı sürdürecek ve bizler bu ilkeleri değiştirmeye yönelik hareketlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğiz. Sevgili vatandaşlar, bugün Cumhuriyetin 89. Yaş gününde Türk Milleti Atasına Cumhuriyeti koruyacağına dair verdiği söz doğrultusunda yılmadan ülke sorunlarını çözmek için uğraş veriyor. Bizler gücümüzü zorlukların üstesinden gelme konusunda bize umut, cesaret, azim ve kararlılık sağlayan Cumhuriyetten alıyoruz. Tüm bunlara olan inancımız gün geçtikçe daha da çoğalmalı. Zira Atatürk ve Kurtuluş Savaşçıları tarafından yazılan ve adına ‘’Cumhuriyet ‘’ denilen destan 89 yaşına ulaştı. Bizler Atamıza söz verdik, vatanın bütün kaleleri zaptedilse de, bütün tersanelerine girilse de, vatanın her karış toprağı işgalde edilse, sahip olduğumuz bütün imkanlarla mücadeleye devam edeceğiz. Tüm bunlar için gerekli gücüne damarlarımızdaki asil kandan alacağız.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!’’ diyerek sözlerini tamamladı.

Öğrenciler tarafından okunan şiirler ardından İnönü Ortaokulu ve Yenikonak Yatılı Bölge Ortaokulu folklor ekibi tarafından folklor gösterisi gerekleştirildi. Cumhuriyet meydanındaki program; Kurtuluş Savaşını sembolize eden kişi ve araçları ile canlandırılan kahramanlık seremonisi eşliğinde geçit töreni yapıldı. Akabinde Akşam Saat: 19.00’da Fener alayı eşliğinde havai fişek gösterisi yapıldı. Kutlamalar son buldu.

KUTLAMALARLA İLGİLİ RESİM ARŞİVİMİZ
























































Bu haber 1931 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum