İkinci Ayancık Forumu 17 Eylül Perşembe günü Saymoz Kafe'de gerçekleşti.
Forumun konuk moderatörü Sinop İnşaat Mühendisleri Odası E.Başkanı ve İMO Üst Kurul Delegesi Sayın Salim AKBAŞ oldu.
23 Eylül 2015 - 15:21 - Güncelleme: 23 Eylül 2015 - 21:17
Forumun konuk moderatörü Sinop İnşaat Mühendisleri Odası E.Başkanı ve İMO Üst Kurul Delegesi Sayın Salim AKBAŞ oldu.
Salim AKBAŞ forumun açılış konuşmasını yaparak oturumu başlattı. Sevgili dostlar; Değerli Ayancıklı Hemşerilerim; Öncelikle böyle bir forumun moderatörlüğüne beni layık gördüğünüz için teşekkürlerimi sunarım. 16 Ağustos 2015 te kaleme alınan Ayancık Forumu Manifestosunda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerli Hocam Prof. Aziz Konukman'ın moderatörlüğünde 22 Ağustos 2015 de birincisi yapılan Ayancık Forumunun ikincisine hoş geldiniz.
Manifestoda yer alan 13. Başlık yaşanabilir ve yönetilebilir Ayancık hayalini ve bu hayalin gerçekleşmesine yönelik çözümlerin konuşulmasını içermektedir. Bu gün bu başlıklardan 7.sırada bulunan; Ayancığa has mimari dokunun korunması, yok olmaması ve Ayancık'ta çarpık beton yapılaşma yerine yöreye has mimariye uygun yapılanmanın yapılması için gerekenleri, çözüm önerilerini konuşacağız. Öncelikle bu foruma katkı veren. Nakliyeciler Kooparatifine, Avcılar Atıcılar Derneğine, Sinop 15 Eylül Cemiyeti, Çevder’e, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Cevizli Spor Kulübüne, Çayiçi Mahallesi Muhtarlığına, Sağlık Emekçileri Sendikasına, Türk Hava Kurumuna, Kızılay’a, Cumhuriyet Halk Partisine, Dolay Köyü Muhtarlığına, Eğitim Sen’e, A.D.D’ye, İnaltı köyü Muhtarlığına, Avdullu Köyü Muhtarlığına, Milliyetçi Hareket Partisine, Yalı Mahallesi Muhtarlığına, Çayder’e, Tüm Bel-Sen’e, Orman Köylülerine, Pazarcı Esnafı’na katılımlarından dolayı teşekkür etmek istiyorum.
Sevgili dostlar; Evler görürsünüz, eciş bücüş, çok katlı sıkışık. Beğenmezsiniz ve kızarsınız. Böyle çirkin yapımı olur diye mimara mühendise söylenirsiniz bazen İçinizden, bazen dost sohbetlerinde. Ya da yolda giderken arabalar sıkıştırır sizleri, yağmurlu havalarda su sıçratır üzerlerinize, kaldırımlara yaya geçitlerine, engelli rampalarının hemen önüne park etmiş araçlar görürsünüz. Kızarsınız! Yüzbinlerce lira verdiğiniz evinizin otoparkı yoktur. Yine bir o kadar para verdiğiniz arabalarınızı, mecburen yola park edersiniz biri gelir çizer, ya da başka bir araba gelir çarpar. Kızarsınız hatta daha da ileri gider söver küfredersiniz. Peki dostlar; Çok konuşulur; Çevre düzeni planı, nazım İmar planı, uygulama imar Planı Nedir bunlar bilir misiniz?
Kimler hazırlar? niye hazırlar? kim için hazırlanır?
Mesleğinde uzman plancılar hazırlar. Alır koca bir şehri minicik bir kağıdın üzerine yatırır. Şuraya yol, şuraya apartman, hoop şuraya da bir AVM! Hadi birazcık da yeşil alan koyalım. Fazla koymayın! Plan yapmak için kanun ne kadar istiyorsa o kadar yeşil alan koyun fazlası olmasın. Aaa şurası güzelmiş, Buraya HES, Buraya da Termik bir tanede Nükleer oldu tamam! Peki Şehrin hafızası, geçmişi duygusu, tarihi nerede? Hani AVM yapılacak yerdeki kesilen Çınarların hikayesi? Peki Nerde; Doldurulan denizlerin kıyısındaki dalga sesleri, mehtaplı gecelerdeki aşklar?
Kekik kokan ormanlar, Ihlamur kokan ağaçlar nerede?
Onlar planda yoktur. Planlarda duygu yoktur, ruh yoktur, nefes yoktur, geçmiş tarih yoktur.
Anılar yoktur, ama RANT vardır. Betonların arasına sıkışmış hayatlar vardır.
Asfalt kaplı duble yollarda hızla akıp giden hayatlar vardır. Kaldırım taşlarında hüzün vardır hüsran vardır. Değerli katılımcılar sevgili Dostlar; Genel olarak çizilen bu resim, anlatılan bu hikaye her yerde olduğu gibi Ayancıkta da var. Var olanları sizlerle paylaşmak, sizlerden duymak ve çözümlerinizi, önerilerinizi almak için sözü sizlere bırakıyorum. Konuşmaların makul bir süre (5-7 dakika) olarak kullanırsanız hem daha fazla fikri duymuş ve dinlemiş oluruz. Diyerek sözü forum katılımcılarına
Forum katılımcılarından söz alan;
1- Eğitim seni temsilen Öğretmen Macit YILMAZ;
Yeşil alanların imara açılarak rant kaynağına dönüştürülmesine dair kendi konutunun hemen yanında bulunan yeşil alanın imarının iptaline dair bireysel olarak dava açtığını ve imar durumunu iptal ettiğini belirterek, buradan hareketle de alınan her meclis ya da encümen kararının kat-i kararlar olmayıp gerekli hukuksal müdahaleler ile değiştirilip dönüştürülebileceğini, yeter ki bu konuda bireysel değil örgütlü ve bilinçli olarak hareket edebilecek bir tavrın geliştirilip var edilebilmesinin öneminin altını çizdi. Çünkü bireysel olarak gerçekleşen bu tip hak arayışlarının oldukça pahalı bir uğraş olduğunu sadece bu davanın kendisine yaklaşık olarak 3000 tl ye mal olduğunu belirtti.
2-
2- Yine eğitim sen adına söz alan Sacit ÜNGÜDER; Gerçekleşen iki forumda sorunların tespitinin yapılığını / dile getirildiğini, ancak çözüm önerilerinin forum katılımcılarınca sunulmadığını yada tartışılmadığını, kendisinin bu noktada forum manifestosunda da dile getirilen başlıklardan biri olan, Kıyı dolgusuna dair bir refleks geliştirerek kıyıda yapılan mahmuzların kurban bayramında Ayancığın kalabalık olması da dikkate alınarak, olay yeri olan mahmuzların bulunduğu kıyı şeridinde bir basın açıklaması yapılması ve imza kampanyası başlatılarak kamuoyu duyarlılığı yaratılarak resmi makamların konuya gereken ilgisinin çekilmesini önerdi.
3- Çevre derneği temsilcisi Mukaddem SARISOY;
Ayancık’ta yapımı devam eden ve yapımı biten HES’ler ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi.
4- Emekli öğretmen Bülent ÇINAR;
Ses kirliliği yaratan konvoy yürüyüş ve benzeri unsurların çoğu zaman ilçe sakinlerine rahatsızlık verdiğini, bu tip organizasyonların izine tabi olması ya da belirlenen alanlarda gerçekleştirilmesinin daha sağlıklı olacağının altını çizdi
5- Ayancık esnaf ve sanatkarlar odası adına Erhan APUL;
Toplumsal muhalefette tutarlılığının altını çizerek, bu gün burada konuşulanların yarın eyleme de dönüştürülmesi gerektiğin fakat tüm ülke genelinde de görüldüğü gibi Ayancık’ta da sıkça bunun tersine bir tablonun var olduğuna dair bir tespitte bulunarak, “yerel ve genel idarenin gerçekleştirdiği uygulamaları her fırsatta eleştiriyoruz, ancak kurumlara bu anlamda resmî bir eleştiri ve başvuru yapılması aşamasında kimsenin elini taşın altına koymadığını belirterek bu anlamda tüm esnafları sorumluluğa davet etti.
6- MHP ilçe başkanı Necati KALAFAT,
İlçedeki en büyük problemin istihdam ve işsizlik olduğunu belirtti. Bununla beraber büyük sorunun etrafında oluşmuş, yol yetersizliği, çevre tahribatı, ekonomiyi canlı tutacak desteklerin ilçemizin yeteri kadar yararlanmadığını gibi alt sorunlar yarattığını söyledi.
7- Fatsa köyünden Doğan ERDAL,
Köyünün imar, alt ve üst yapı problemlerinden köyünün civarında gerçeklesen HES inşaatının bölge halkında yarattığı rahatsızlıklardan kalitesiz kömür kullanımı ve konut ile işyerlerinin bacalarında gerekli filtre denetiminin yapılmaması yüzünden Ayancığın kış aylarında sağlığı tehlikeye atabilecek derecede bir hava kirliliğine maruz kaldığını belirtti.
8- Öğretmen Orhan APUL,
İlçede turizmin geliştirilmesiyle ilgili çalışmaların yapılmasına dair gerekliliğin altını çizdi.
9- Öğretmen Erhan ÇELEM,
Birinci forumun ardından forum etkinliğinin kişiler değil kurumlar üzerinden yürütülmesi gerektiğine inancımız nedeniyle ikinci forumu kurumlar üzerinden gerçekleştirdik, buradaki tek ve büyük gayemiz forumun “ Ayancık Kalkınma Çalıştayı’na evirilmesiydi. Dolayısıyla üçüncü forumun çatısı “Ayancık Kalkınma Çalıştayı” olarak belirlenmelidir. Erhan ÇELEM, ayrıca il valisine, ilçe kaymakamına, ilçe belediye başkanına, bir çağrıda bulunarak; Ayancık Kalkınma Çalıştayının düzenlenmesi ve biz forum bileşenleri yanı sivil toplum örgütleri, dernek ve odalar ile sendikaların bu çalıştayın vazgeçilmez bir unsuru olarak bu çalıştaya dâhil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Forumun sonunda tekrar söz alan Salim AKBAŞ,Kent konseylerinin seçilen ya da atanan yöneticilerinin ego merkezi olmaktan öteye geçemediğini ve işlevsizliğini vurgulayarak, Ayancık forumunun tüm Türkiye’de model olabilecek alternatif bir kent konseyi modeli olduğunu söyledi. Zira belediye ya da kaymakamlık valilikler içinde oluşturulan kent Konseylerinin hukuki bağlayıcılığı neyse bu gün Ayancık forumunun da hukuki bağlayıcılığı aynı orandadır dedi.
Belediye meclis kararlarına müdahil olunabileceğini, yasa gereği kararların aleni olduğu ve hatta ilan panosuna asılmayan kararların yasallaşamayacağını söyleyerek yerel yönetimlerin kararlarının sorgulanabileceğini söyledi.
Özellikle otoparklarla ilgili şöyle bir teknik bilgiyi de paylaştı Salim AKBAŞ;
Biz mimarlık ve mühendislik bürosu olarak yasa gereği her binaya mevzuatta tanımlanan adette otopark müştemilatı eklemekle yükümlüyüz yasa bunu bu şekilde emreder, ancak her belediye kendisinin belirlediği rakamlarla inşaat ruhsatı aşamasında bir defaya mahsus araç basına para alarak otopark zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Yani inşaatı yapılacak binanın konut ve işyeri sayısına göre belediyeye onun belirlediği araç bası fiyattan toplam yapılacak bina için öngörülen araç sayısı kadar rakamı belediyeye ödediğimiz anda bu yükümlülükten kurtuluyoruz ;özetle belediyeniz sizi satıyor!
Salim AKBAŞ, forumu çok önemsediğini, bu forumun mevcut olan kent konseyinin yerini fiili olarak aldığını ve bu tarz sivil toplum oluşumlarının küçümsenmemesi gerektiğini ve forumun kent konseyi ile aynı hukuki statüye sahip olduğunu bir kez daha vurgulayarak kent konseyinin yanında forumun çok daha sağlıklı, daha fazla kitleye ulaşabilen şeffaf bir yapı olduğunu belirterek sözlerine son verdi.
Forumun bundan sonraki Oturumlarının Ayancık Kalkınma Çalıştayı olarak yürütülmesine fikir birliği ile karar verilerek oturum sonlandırıldı.



Salim AKBAŞ forumun açılış konuşmasını yaparak oturumu başlattı. Sevgili dostlar; Değerli Ayancıklı Hemşerilerim; Öncelikle böyle bir forumun moderatörlüğüne beni layık gördüğünüz için teşekkürlerimi sunarım. 16 Ağustos 2015 te kaleme alınan Ayancık Forumu Manifestosunda belirtilen ilkeler çerçevesinde değerli Hocam Prof. Aziz Konukman'ın moderatörlüğünde 22 Ağustos 2015 de birincisi yapılan Ayancık Forumunun ikincisine hoş geldiniz.
Manifestoda yer alan 13. Başlık yaşanabilir ve yönetilebilir Ayancık hayalini ve bu hayalin gerçekleşmesine yönelik çözümlerin konuşulmasını içermektedir. Bu gün bu başlıklardan 7.sırada bulunan; Ayancığa has mimari dokunun korunması, yok olmaması ve Ayancık'ta çarpık beton yapılaşma yerine yöreye has mimariye uygun yapılanmanın yapılması için gerekenleri, çözüm önerilerini konuşacağız. Öncelikle bu foruma katkı veren. Nakliyeciler Kooparatifine, Avcılar Atıcılar Derneğine, Sinop 15 Eylül Cemiyeti, Çevder’e, Esnaf ve Sanatkarlar Odasına, Cevizli Spor Kulübüne, Çayiçi Mahallesi Muhtarlığına, Sağlık Emekçileri Sendikasına, Türk Hava Kurumuna, Kızılay’a, Cumhuriyet Halk Partisine, Dolay Köyü Muhtarlığına, Eğitim Sen’e, A.D.D’ye, İnaltı köyü Muhtarlığına, Avdullu Köyü Muhtarlığına, Milliyetçi Hareket Partisine, Yalı Mahallesi Muhtarlığına, Çayder’e, Tüm Bel-Sen’e, Orman Köylülerine, Pazarcı Esnafı’na katılımlarından dolayı teşekkür etmek istiyorum.
Sevgili dostlar; Evler görürsünüz, eciş bücüş, çok katlı sıkışık. Beğenmezsiniz ve kızarsınız. Böyle çirkin yapımı olur diye mimara mühendise söylenirsiniz bazen İçinizden, bazen dost sohbetlerinde. Ya da yolda giderken arabalar sıkıştırır sizleri, yağmurlu havalarda su sıçratır üzerlerinize, kaldırımlara yaya geçitlerine, engelli rampalarının hemen önüne park etmiş araçlar görürsünüz. Kızarsınız! Yüzbinlerce lira verdiğiniz evinizin otoparkı yoktur. Yine bir o kadar para verdiğiniz arabalarınızı, mecburen yola park edersiniz biri gelir çizer, ya da başka bir araba gelir çarpar. Kızarsınız hatta daha da ileri gider söver küfredersiniz. Peki dostlar; Çok konuşulur; Çevre düzeni planı, nazım İmar planı, uygulama imar Planı Nedir bunlar bilir misiniz?
Kimler hazırlar? niye hazırlar? kim için hazırlanır?
Mesleğinde uzman plancılar hazırlar. Alır koca bir şehri minicik bir kağıdın üzerine yatırır. Şuraya yol, şuraya apartman, hoop şuraya da bir AVM! Hadi birazcık da yeşil alan koyalım. Fazla koymayın! Plan yapmak için kanun ne kadar istiyorsa o kadar yeşil alan koyun fazlası olmasın. Aaa şurası güzelmiş, Buraya HES, Buraya da Termik bir tanede Nükleer oldu tamam! Peki Şehrin hafızası, geçmişi duygusu, tarihi nerede? Hani AVM yapılacak yerdeki kesilen Çınarların hikayesi? Peki Nerde; Doldurulan denizlerin kıyısındaki dalga sesleri, mehtaplı gecelerdeki aşklar?
Kekik kokan ormanlar, Ihlamur kokan ağaçlar nerede?
Onlar planda yoktur. Planlarda duygu yoktur, ruh yoktur, nefes yoktur, geçmiş tarih yoktur.
Anılar yoktur, ama RANT vardır. Betonların arasına sıkışmış hayatlar vardır.
Asfalt kaplı duble yollarda hızla akıp giden hayatlar vardır. Kaldırım taşlarında hüzün vardır hüsran vardır. Değerli katılımcılar sevgili Dostlar; Genel olarak çizilen bu resim, anlatılan bu hikaye her yerde olduğu gibi Ayancıkta da var. Var olanları sizlerle paylaşmak, sizlerden duymak ve çözümlerinizi, önerilerinizi almak için sözü sizlere bırakıyorum. Konuşmaların makul bir süre (5-7 dakika) olarak kullanırsanız hem daha fazla fikri duymuş ve dinlemiş oluruz. Diyerek sözü forum katılımcılarına
Forum katılımcılarından söz alan;
1- Eğitim seni temsilen Öğretmen Macit YILMAZ;
Yeşil alanların imara açılarak rant kaynağına dönüştürülmesine dair kendi konutunun hemen yanında bulunan yeşil alanın imarının iptaline dair bireysel olarak dava açtığını ve imar durumunu iptal ettiğini belirterek, buradan hareketle de alınan her meclis ya da encümen kararının kat-i kararlar olmayıp gerekli hukuksal müdahaleler ile değiştirilip dönüştürülebileceğini, yeter ki bu konuda bireysel değil örgütlü ve bilinçli olarak hareket edebilecek bir tavrın geliştirilip var edilebilmesinin öneminin altını çizdi. Çünkü bireysel olarak gerçekleşen bu tip hak arayışlarının oldukça pahalı bir uğraş olduğunu sadece bu davanın kendisine yaklaşık olarak 3000 tl ye mal olduğunu belirtti.
2-
2- Yine eğitim sen adına söz alan Sacit ÜNGÜDER; Gerçekleşen iki forumda sorunların tespitinin yapılığını / dile getirildiğini, ancak çözüm önerilerinin forum katılımcılarınca sunulmadığını yada tartışılmadığını, kendisinin bu noktada forum manifestosunda da dile getirilen başlıklardan biri olan, Kıyı dolgusuna dair bir refleks geliştirerek kıyıda yapılan mahmuzların kurban bayramında Ayancığın kalabalık olması da dikkate alınarak, olay yeri olan mahmuzların bulunduğu kıyı şeridinde bir basın açıklaması yapılması ve imza kampanyası başlatılarak kamuoyu duyarlılığı yaratılarak resmi makamların konuya gereken ilgisinin çekilmesini önerdi.
3- Çevre derneği temsilcisi Mukaddem SARISOY;
Ayancık’ta yapımı devam eden ve yapımı biten HES’ler ile ilgili bir sunum gerçekleştirdi.
4- Emekli öğretmen Bülent ÇINAR;
Ses kirliliği yaratan konvoy yürüyüş ve benzeri unsurların çoğu zaman ilçe sakinlerine rahatsızlık verdiğini, bu tip organizasyonların izine tabi olması ya da belirlenen alanlarda gerçekleştirilmesinin daha sağlıklı olacağının altını çizdi
5- Ayancık esnaf ve sanatkarlar odası adına Erhan APUL;
Toplumsal muhalefette tutarlılığının altını çizerek, bu gün burada konuşulanların yarın eyleme de dönüştürülmesi gerektiğin fakat tüm ülke genelinde de görüldüğü gibi Ayancık’ta da sıkça bunun tersine bir tablonun var olduğuna dair bir tespitte bulunarak, “yerel ve genel idarenin gerçekleştirdiği uygulamaları her fırsatta eleştiriyoruz, ancak kurumlara bu anlamda resmî bir eleştiri ve başvuru yapılması aşamasında kimsenin elini taşın altına koymadığını belirterek bu anlamda tüm esnafları sorumluluğa davet etti.
6- MHP ilçe başkanı Necati KALAFAT,
İlçedeki en büyük problemin istihdam ve işsizlik olduğunu belirtti. Bununla beraber büyük sorunun etrafında oluşmuş, yol yetersizliği, çevre tahribatı, ekonomiyi canlı tutacak desteklerin ilçemizin yeteri kadar yararlanmadığını gibi alt sorunlar yarattığını söyledi.
7- Fatsa köyünden Doğan ERDAL,
Köyünün imar, alt ve üst yapı problemlerinden köyünün civarında gerçeklesen HES inşaatının bölge halkında yarattığı rahatsızlıklardan kalitesiz kömür kullanımı ve konut ile işyerlerinin bacalarında gerekli filtre denetiminin yapılmaması yüzünden Ayancığın kış aylarında sağlığı tehlikeye atabilecek derecede bir hava kirliliğine maruz kaldığını belirtti.
8- Öğretmen Orhan APUL,
İlçede turizmin geliştirilmesiyle ilgili çalışmaların yapılmasına dair gerekliliğin altını çizdi.
9- Öğretmen Erhan ÇELEM,
Birinci forumun ardından forum etkinliğinin kişiler değil kurumlar üzerinden yürütülmesi gerektiğine inancımız nedeniyle ikinci forumu kurumlar üzerinden gerçekleştirdik, buradaki tek ve büyük gayemiz forumun “ Ayancık Kalkınma Çalıştayı’na evirilmesiydi. Dolayısıyla üçüncü forumun çatısı “Ayancık Kalkınma Çalıştayı” olarak belirlenmelidir. Erhan ÇELEM, ayrıca il valisine, ilçe kaymakamına, ilçe belediye başkanına, bir çağrıda bulunarak; Ayancık Kalkınma Çalıştayının düzenlenmesi ve biz forum bileşenleri yanı sivil toplum örgütleri, dernek ve odalar ile sendikaların bu çalıştayın vazgeçilmez bir unsuru olarak bu çalıştaya dâhil edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Forumun sonunda tekrar söz alan Salim AKBAŞ,Kent konseylerinin seçilen ya da atanan yöneticilerinin ego merkezi olmaktan öteye geçemediğini ve işlevsizliğini vurgulayarak, Ayancık forumunun tüm Türkiye’de model olabilecek alternatif bir kent konseyi modeli olduğunu söyledi. Zira belediye ya da kaymakamlık valilikler içinde oluşturulan kent Konseylerinin hukuki bağlayıcılığı neyse bu gün Ayancık forumunun da hukuki bağlayıcılığı aynı orandadır dedi.
Belediye meclis kararlarına müdahil olunabileceğini, yasa gereği kararların aleni olduğu ve hatta ilan panosuna asılmayan kararların yasallaşamayacağını söyleyerek yerel yönetimlerin kararlarının sorgulanabileceğini söyledi.
Özellikle otoparklarla ilgili şöyle bir teknik bilgiyi de paylaştı Salim AKBAŞ;
Biz mimarlık ve mühendislik bürosu olarak yasa gereği her binaya mevzuatta tanımlanan adette otopark müştemilatı eklemekle yükümlüyüz yasa bunu bu şekilde emreder, ancak her belediye kendisinin belirlediği rakamlarla inşaat ruhsatı aşamasında bir defaya mahsus araç basına para alarak otopark zorunluluğunu ortadan kaldırıyor.
Yani inşaatı yapılacak binanın konut ve işyeri sayısına göre belediyeye onun belirlediği araç bası fiyattan toplam yapılacak bina için öngörülen araç sayısı kadar rakamı belediyeye ödediğimiz anda bu yükümlülükten kurtuluyoruz ;özetle belediyeniz sizi satıyor!
Salim AKBAŞ, forumu çok önemsediğini, bu forumun mevcut olan kent konseyinin yerini fiili olarak aldığını ve bu tarz sivil toplum oluşumlarının küçümsenmemesi gerektiğini ve forumun kent konseyi ile aynı hukuki statüye sahip olduğunu bir kez daha vurgulayarak kent konseyinin yanında forumun çok daha sağlıklı, daha fazla kitleye ulaşabilen şeffaf bir yapı olduğunu belirterek sözlerine son verdi.
Forumun bundan sonraki Oturumlarının Ayancık Kalkınma Çalıştayı olarak yürütülmesine fikir birliği ile karar verilerek oturum sonlandırıldı.
Bu haber 2092 defa okunmuştur.







FACEBOOK YORUMLAR