Kasabamızın Güzel İnsanları
Erdoğan Erkaymaz’ın kaleminden…..
12 Ekim 2016 - 17:35 - Güncelleme: 12 Ekim 2016 - 18:05
Düşenin dostu olmaz’ derler kimileri.
Sanki ayakta olanın dostu çokmuş gibi…
Cemal SÜREYYA
AYDINLIK KUŞAĞIN ÖNCÜLERİNDEN
(Ferhat CAN)
Genç Türkiye’nin geleceğe açılan aydınlık penceresi “KÖY ENSTİTÜLERİ”nin Anadolu ya ışık götürdüğü aşikardır. Hasan Ali YÜCEL – İsmail Hakkı TONGUÇ ikilisinin kurduğu bilim yuvasından yetişen yüzlerce öğretmenlerden yetiştirdiği “Ferhat CAN” öğretmenimle buluştuğumda yine meslekten ve ülke durumundan koyu bir sohbete başladık.
Köy enstitülerinin kuruluş amacına uygun bir biçimde kendisi gibi yoksul köy çocuklarına verdiği eğitim, öğretim ile Ferhat Can öğretmen olarak bir efsanedir sevgili meslek büyüğüm. Söyleşimiz sırasında; “İnsan karşısındakine ne kadar değer verirse öğle değer görür tanısındayım. Genç öğretmen arkadaşlarıma tavsiyem öğrencilerini sevsinler, onlara sevgi ile yaklaşsınlar.
O zaman başarıları katlanarak artar. Biz köy Enstitüleri mezunları hem öğrenciliğimizde hem de öğretmenliğimizde çok çileler çektik o günlerde ülkemin şartları ve yöneticilerimiz elinden gelenin en iyisini sunmaya çalıştılar. Okulları açanlara bize bu imkanı sağlayanlara her zaman saygılarımla ve rahmetle anıyorum” diyen ve devamında “bizim okullarımız köy enstitülerinde demokrasi kültürü gelişmiştir. Eğitimde, çalışma hayatımda yani yapılan her işte tartışarak karara alma kültürü edinilmiştir. Bizler bu kültürü okullarımıza taşıdık, görev aldığımız köylerimize taşıdık…” Çok heyecanlı ve duygulanarak anlattı bunları Ferhat Öğretmen, halende ilçemizde çok sevilir. Ayancık’ta geçen zaman onun öğrencilerine duyduğu sevgiden, yardımlaşma duygusundan hiç bir şey kopartmamıştır. Ferhat öğretmen ve kuşağı öğretmenler aydınlık Türkiye’nin öncüleri oldular her zaman.

GENÇ GİRİŞİMCİ İŞ KADINI
(Özlem KIRBACI)
Son yıllarda ülkemizde çalışan kadınların sayısı hızla artmaya başladı. Kadınlar karşılaştığı pek çok soruna rağmen başarılarıyla iş dünyasına erkekleri ciddi zorluyorlar. Son yıllarda iş dünyasının yaşadığı beklide en büyük devrim kadınların çok yoğun biçimde iş yaşamına girmesidir. Ayancık Belediye Caddesindeki “ÖZLEM PERDE” sahibi Özlem KIRBACI kardeşim genç girişimci bir değerimizdir. Onu ilk “SAYMOZ OTEL CAFE BAR” alt katı perdelerini ölçüp biçip takarken görmüş tanışmıştım.
Perde materyallerini matkapla yerleştirirken bu iş erkek işi diyenlere nazire yaparcasına çalışması takdire şayan. Sonuçta perdeler takıldıktan sonra evet buna kadın eli değmiş söylemini ettiren, şıklıkta ve zariflikteydi… kendisi ile yaptığım kısa söyleşide; “Hocam 2002’den bu yana üstün kalite ile perde tasarımında Ayancık’ta öncü uygulamalarımla müşterileri memnuniyeti hep ön planda tuttum.
Bu yüzden en güzel tasarımları ve en üstün kaliteyi Ayancık’lı hemşerilerime sunmaktan hiç vazgeçmeyeceğim. Perde sektöründe tasarım, planlama, günün trendi olan kumaş ve aksesuar çeşitlerimizle mekanlarla buluşturarak bu mekanları şık ve yaşanacak hale getiriyorum. Bana mobilyalarını ve evini göstersinler başka bir işe karışmasınlar. Müşteri beğenisi garantidir. Bu benim işim çok severek yapıyorum” dedi.

MUHAMMET USTA SALON 2000
(Muhammet Erdoğan)
İştahları kabartan yazıyla başlayalım dedik. Ayancık Yeni Camii 4 yolda otogar yoluna devam ettiğinizde sağ tarafta “SALON 2000” işletmecisi Muhammet ERDOĞAN’ın esnaf lokantasından bahsetmek istiyorum. Yolunuz düşerse “Musakka”sını tavsiye ederim. Sohbete başladığımızda; “ilk okulu bitirdim lokantada gözümü açtım.
Yıllarca değişik departmanlarda çalıştıktan sonra Aşçı olarak ustalaştım sonra kendi iş yerim olan “SALON 2000” açtım 2000’i ev yemekleri tadında esnaf ve gelecek misafirlerimize hizmet için Lokantamı açtım. Ailemle birlikte işletiyorum, 35 yıldır bu işin içindeyim vücudum dur diyene k adar da devam etmek istiyorum” dedi. Öğretmen olarak 1989 yılında Ayancık’a geldiğimden bu yana Muhammet ustayla tanışırım. Tatlı dili, güler yüzü hiç eksik olmaz.
Yöresel tatlar ve özenle hazırladığı menüsü ile müstesna bir yerdir. Daha öncede yazdığım gibi Musakka’nın yanına kuru fasulye ve pilavını tartıştırmam. Yemeğinizi alırken Mutfağını da görebiliyorsunuz. Mutfakta hanımların görev almasında temizlik üst düzeydedir, benim tercihim kuru fasulye, pilav, hoşaf suyu veya cacıktır… Sütlaçı da enfestir. Fiyatlar makul olup yemek için geç kalmayın, yemek çeşitleri azalıyor tükenmek üzere…

Sanki ayakta olanın dostu çokmuş gibi…
Cemal SÜREYYA
AYDINLIK KUŞAĞIN ÖNCÜLERİNDEN
(Ferhat CAN)
Genç Türkiye’nin geleceğe açılan aydınlık penceresi “KÖY ENSTİTÜLERİ”nin Anadolu ya ışık götürdüğü aşikardır. Hasan Ali YÜCEL – İsmail Hakkı TONGUÇ ikilisinin kurduğu bilim yuvasından yetişen yüzlerce öğretmenlerden yetiştirdiği “Ferhat CAN” öğretmenimle buluştuğumda yine meslekten ve ülke durumundan koyu bir sohbete başladık.
Köy enstitülerinin kuruluş amacına uygun bir biçimde kendisi gibi yoksul köy çocuklarına verdiği eğitim, öğretim ile Ferhat Can öğretmen olarak bir efsanedir sevgili meslek büyüğüm. Söyleşimiz sırasında; “İnsan karşısındakine ne kadar değer verirse öğle değer görür tanısındayım. Genç öğretmen arkadaşlarıma tavsiyem öğrencilerini sevsinler, onlara sevgi ile yaklaşsınlar.
O zaman başarıları katlanarak artar. Biz köy Enstitüleri mezunları hem öğrenciliğimizde hem de öğretmenliğimizde çok çileler çektik o günlerde ülkemin şartları ve yöneticilerimiz elinden gelenin en iyisini sunmaya çalıştılar. Okulları açanlara bize bu imkanı sağlayanlara her zaman saygılarımla ve rahmetle anıyorum” diyen ve devamında “bizim okullarımız köy enstitülerinde demokrasi kültürü gelişmiştir. Eğitimde, çalışma hayatımda yani yapılan her işte tartışarak karara alma kültürü edinilmiştir. Bizler bu kültürü okullarımıza taşıdık, görev aldığımız köylerimize taşıdık…” Çok heyecanlı ve duygulanarak anlattı bunları Ferhat Öğretmen, halende ilçemizde çok sevilir. Ayancık’ta geçen zaman onun öğrencilerine duyduğu sevgiden, yardımlaşma duygusundan hiç bir şey kopartmamıştır. Ferhat öğretmen ve kuşağı öğretmenler aydınlık Türkiye’nin öncüleri oldular her zaman.

GENÇ GİRİŞİMCİ İŞ KADINI
(Özlem KIRBACI)
Son yıllarda ülkemizde çalışan kadınların sayısı hızla artmaya başladı. Kadınlar karşılaştığı pek çok soruna rağmen başarılarıyla iş dünyasına erkekleri ciddi zorluyorlar. Son yıllarda iş dünyasının yaşadığı beklide en büyük devrim kadınların çok yoğun biçimde iş yaşamına girmesidir. Ayancık Belediye Caddesindeki “ÖZLEM PERDE” sahibi Özlem KIRBACI kardeşim genç girişimci bir değerimizdir. Onu ilk “SAYMOZ OTEL CAFE BAR” alt katı perdelerini ölçüp biçip takarken görmüş tanışmıştım.
Perde materyallerini matkapla yerleştirirken bu iş erkek işi diyenlere nazire yaparcasına çalışması takdire şayan. Sonuçta perdeler takıldıktan sonra evet buna kadın eli değmiş söylemini ettiren, şıklıkta ve zariflikteydi… kendisi ile yaptığım kısa söyleşide; “Hocam 2002’den bu yana üstün kalite ile perde tasarımında Ayancık’ta öncü uygulamalarımla müşterileri memnuniyeti hep ön planda tuttum.
Bu yüzden en güzel tasarımları ve en üstün kaliteyi Ayancık’lı hemşerilerime sunmaktan hiç vazgeçmeyeceğim. Perde sektöründe tasarım, planlama, günün trendi olan kumaş ve aksesuar çeşitlerimizle mekanlarla buluşturarak bu mekanları şık ve yaşanacak hale getiriyorum. Bana mobilyalarını ve evini göstersinler başka bir işe karışmasınlar. Müşteri beğenisi garantidir. Bu benim işim çok severek yapıyorum” dedi.

MUHAMMET USTA SALON 2000
(Muhammet Erdoğan)
İştahları kabartan yazıyla başlayalım dedik. Ayancık Yeni Camii 4 yolda otogar yoluna devam ettiğinizde sağ tarafta “SALON 2000” işletmecisi Muhammet ERDOĞAN’ın esnaf lokantasından bahsetmek istiyorum. Yolunuz düşerse “Musakka”sını tavsiye ederim. Sohbete başladığımızda; “ilk okulu bitirdim lokantada gözümü açtım.
Yıllarca değişik departmanlarda çalıştıktan sonra Aşçı olarak ustalaştım sonra kendi iş yerim olan “SALON 2000” açtım 2000’i ev yemekleri tadında esnaf ve gelecek misafirlerimize hizmet için Lokantamı açtım. Ailemle birlikte işletiyorum, 35 yıldır bu işin içindeyim vücudum dur diyene k adar da devam etmek istiyorum” dedi. Öğretmen olarak 1989 yılında Ayancık’a geldiğimden bu yana Muhammet ustayla tanışırım. Tatlı dili, güler yüzü hiç eksik olmaz.
Yöresel tatlar ve özenle hazırladığı menüsü ile müstesna bir yerdir. Daha öncede yazdığım gibi Musakka’nın yanına kuru fasulye ve pilavını tartıştırmam. Yemeğinizi alırken Mutfağını da görebiliyorsunuz. Mutfakta hanımların görev almasında temizlik üst düzeydedir, benim tercihim kuru fasulye, pilav, hoşaf suyu veya cacıktır… Sütlaçı da enfestir. Fiyatlar makul olup yemek için geç kalmayın, yemek çeşitleri azalıyor tükenmek üzere…

Bu haber 5315 defa okunmuştur.







FACEBOOK YORUMLAR