Kasabamızın Güzel İnsanları

“Çalışan En Eski Matbaacımız” CENGİZ AKIN, “Mücadele İnsanı, Sanatçı, Nüktedan” ADEM YALÇINKAYA, “Yollarda Sevgi Taşır” YASİN ARSLAN

Kasabamızın Güzel İnsanları
26 Ekim 2016 - 11:03 - Güncelleme: 26 Ekim 2016 - 11:32
“Çalışan En Eski Matbaacımız” CENGİZ AKIN

         Matbaacılık, metin ve görüntülerin genellikle kağıt gibi yüzeyler üzerine basarak çoğaltma işidir. Taş ve ağaç üzerine oyulan çeşitli damgalar ve kalıplar geliştirilerek baskı tekniği ve matbaa ortaya çıkmıştır. Milattan sonra 2. Yüzyıl da Çinliler tarafından geliştirilerek matbaa bulunmuştur. Türkiye de ilk matbaayı 1493 te İstanbul’da İspanya’dan göç eden Museviler kurdu. İlk Türk Matbaası da İbrahim Müteferrika tarafından 1727 de kuruldu. 1960 sonrasıda ofset baskıya ulaştı ülkemizde matbaalar. Bugünlerde ülkemizde faaliyet gösteren 3000 – 4000 civarında yazılıyor. Bunlardan ikisi de ilçemizde… ilçemizin en eski matbaa çalışanı Cengiz AKIN’dan bahsetmek istiyorum. Ne zaman Ayancık Doğuş Gazetesi Matbaa bölümüne geçsem Cengiz kardeşim Makinalar karşısında ya broşür, ya reklamlar materyali yâda gazete basımın da… Tam bir matbaa emekçisi. Bu gürültüye nasıl dayanıyorsun söylemime yanıtı; “Hocam okullarınızda ki öğrencilerin o yüksek desibelli tiz sesleri sizleri hiç rahatsız etti mi? Beni de bu makinaların sesi rahatsız etmiyor. Bu sesi duymam lazım… Makinaların sesi hayatımın bir parçası ekmek param” dedi.







 

“Mücadele İnsanı, Sanatçı, Nüktedan”  ADEM YALÇINKAYA

         Sokakta yürürken yâda otobüste seyahat ederken görmezden geldiğimiz, yardım etmek için bile bin kere düşündüğümüz, yeri geldiğinde özür değil, engel değil, eksikleri nedeniyle hor görüp aşıladığımız için bizler ENGELLİYİZ. Empati yaparak; kolumuz, bacağımız olmasa, göremesek, duymasak hiç düşündük mü? Evet, ben görme engelli bir annenin evladıyım. Onlar yaşamak için bizden daha çok hevesliler, daha çok çaba gösteriyorlar. Bizler paramız, evimiz, arabamız olmadığı için üzülürken, onlar elleri, bacakları, gözleri olmadan bizlerden daha çok yaşama sevinci dolular. Hangimiz daha çok hak ediyoruz yaşamayı? Konuğum kim mi? Diyorsanız “Adem YALÇINKAYA”da söz etmek istedim. İyi bir edebiyatçı, sanatçı, nüktedan kardeşim benim. En son sosyal medya hesabından bize ders verdi. Ayancık Doğuş Gazetemizin fotoğrafını çekerek “Sağ olsunlar sohbete çağırdılar ama rampasızlık engeline takıldık. Şimdi koskoca gazeteciden iyi mi bilecekmişiz!!!” diyerek. Her türlü mücadelende yanındayım imzadayım Erdoğan ERKAYMAZ…







 

“Yollarda Sevgi Taşır”    YASİN ARSLAN

         Onlar yollarda sevgi taşıyan, hasretleri sevince dönüştürenlerdir. Onlar sılayı sevince dönüştüren, kimi zaman sevdalı gönülleri kavuştururlar, kimi zaman peygamber ocağından dönen Mehmetçikleri, kimi zaman yârini bekleyen sevgili gözleri… Kimi zaman da gözleri nemli anne babaları. Türkiye’nin dört bir tarafına hayat taşırlar. Kimler mi onlar? Otobüs kaptanı Yasin ARSLAN… “Türkay” Otobüs işletmecisinin hayat dolu genç kaptanı. Tek amaçları vardır sağlık ve sıhhat içinde sevdiklerine kavuşturmaktır. Otobüs kaptanlığı onun için tam bir sevdadır. Babadan iyi marangozdur. Bu mesleği de çok iyi bilmesine ve atölyesi olmasına rağmen o sevdalısı olduğu otobüs kaptanlığını meslek seçmiştir. Kısa sohbetimizde; “Hocam biz sevgiyi taşıyoruz bunun mutluluğu müthiş. Bazen de ayırdığımız olmuyor değil, ayrı bıraktığımız dostlarımız birbirilerini daha bi özlüyor sonunda bunların özlemini yine biz gideriyoruz. Otobüsümüzle sevdiklerine kavuşturarak.” Dedi. Ne diyeyim; “Yasin kardeşim farında yolunda açık olsun.”



Bu haber 3931 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUMLAR

YORUMLAR

  • 0 Yorum