Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

Asansör Kazası Değil! CİNAYET

12 Eylül 2014 - 15:59

Soma’da kaybettiğimiz 301 işçinin kaybının (Cinayetinin) acısı sönmeden, şimdi Mecidiyeköy’de yıkılan Ali Samiyen Stad’ının arazisine yapılan inşaatın asansörü 32. Kattan zemine çakılması sonucu 10 işçimiz hayatını kaybetti. Hemen açıklamalar başladı. Çiçeği burnunda Başbakanımız ölen işçilerimizi “Şehitlik”le anarken ölen emekçiler için “Fatiha” okunmasını istedi. Sanırım Fatihayı okuyunca kendi vicdanlarını aklayacaklar.

 

Yapılan ilk açıklamalarda, herkesin görevi başında olduğu, görevlerini de tam olarak yaptıklarını hatta işverenin tüm tedbirleri aldığını, asansörcü firmanın iki görevlisi her gün alanda olduğunu ve devletin sıkı denetlediğini bildirdiler. Oysa gerçek neydi? Denetimin yapılmış gibi yapıldığı, işçilere yeterli eğitim verilmediği, asansörün yapılması gereken kontrollerin yapılmadığı, uyarılar dikkate alınmadığı gerçeği saklanamadı… Cinayet ortada.  

 

         Üst sınıf zenginler için güzel hayatların kurulacağı rezidanslar son yıllarda inşaat işçilerinin kanları üzerinde yükselmeye başladı. Maliyetler artmaması için hiçbir iş güvenliği önlemi alınmadığı anlatılıyor. Asansörün sürekli bozulduğu idareten müdahale ile çalıştırıldığını anlattılar. Yine taşeronun, taşeronuna çalıştıklarını, iş güvenliği için söylenen ise “baretin var mı, ayakkabın var mı” sorusu soruyor iş güvenliği uzmanı.

 

         Yeni Türkiye söylemleriyle kurdukları sistemde; rezidansları, inşaatları, maden ocakları, tersaneleri, fabrikalarında iş kazaları değil iş cinayetleri yüzünden bu alanlar mezarlıklara döndü. Ölenlerde hep bir birlerine benziyor; düğün masrafları için çalışanlar, çocuklarının Tedavisi için çalışanlar hatta eğitim masraflarını gidermek için çalışan gençlerimiz. Bu yaşanan gerçekten kaza değil, katliam. Ağustos ayında 158 işçi hayatını yitirmiş.

 

         Ne olur artık “Alınyazısı, elden ne gelir, bu işin fıtratında var” denmesin. Bunlar cinayet… Nedense bu iktidar döneminde ekonomik olarak güçlenenlerin iş kollarında böyle kazalar (Cinayet) olmakta. Hep çok üzüldüğümüz, kahrolduğumuz kazalar yaşıyoruz. Soma’da maden sahibi, Siirt’te baraj kapağı kazası Erzurum’da kayak pisti çökmesi sorumluluğu olanların iktidar yakınlığı tesadüfü manidar düşüncesindeyim.

 

         Gencecik insanlarımız hayatını kaybettiler. Gençliğini yaşayamadan, hatta hayaller bile kuramadan. Ailelerin ocaklarına ateş düştü. Anaların, babaların, eşlerin, evlatlarının gözleri yaşlı. Her kaybettiğimiz emekçimizin hüzünlü hikayeleri yazıldı. Neden bu rezidans inşaatlarında sahiplerin çocukları ölmüyor, maden ocaklarında maden sahipleri ölmüyor da, yoksul emekçiler ölüyor. Vahşi kapitalizmin kör hırsı (Taşören çalışma, denetimsizlik, tedbirsizlik, örgütsüzlük sonucunda) iş cinayetlerini artmıştır.

 

         Bu cinayetlerden kurulmak için; Yasaları uygulamak, hukuku işletmek, örgütlenmek gerekir. Eğer örgütlü toplum olunursa işçi ölümleri durdurulur, vicdanlar susar… İşçiler iş cinayetlerinde ölürken yetkilerin gaz almak için konuşmamalı, sendika oldukları şaibeli sendikalar basın açıklamalarla yetinmeye çalışmamalı. Hergün nefes almaktan utandığımız bir yaşam istemiyorsak, üç maymunu oynamadan, yasaları uygulatıp hukukun işletelim…

Sevgi İle Kalın

Bu yazı 4078 defa okunmuştur.