Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

Atamızın Florya Deniz Köşkü

11 Temmuz 2018 - 17:51

          Hafta sonu bir akrabamızın oğlunun düğünü için İstanbul’daydık. Cuma akşamı düğün törenine katıldık. Cumartesi günü boştuk. Cumartesi günümüzü nasıl değerlendirelim düşüncesindeyken kardeşim ‘’İstanbul Akvaryum’’u gördünüz mü? Sorusuna ‘’hayır’’ cevabımız karşılık buldu. Program yapılmış oldu. Kahvaltı sonrası Florya’ya yola çıktık. Atatürk Deniz Köşkü’nün önünden geçerken yol üstündeki kulübedeki görevli polislere ‘’ziyaret edilebiliyor mu?’’ sorumuza ‘’yalnız köşke ziyaret edebilirsiniz sosyal tesislerde hizmet alamazsınız’’ karşılığını verdi. Arabamızı park ettik iskeleden köşke yürüdük. Görevli gişeden çıktı biletlerimizi aldık ve rehber eşliğinde gezimize başladık. Köşke maalesef pek fazla ziyaret edilmiyor. Eşim, ben, kardeşim ve eniştemden başka kimse yoktu.

 

 

          Florya Atatürk Deniz Köşkü: Atatürk’ün yaşamının son dönemlerinde, hastalığına iyi geleceği düşünülerek Dr. Neşet Ömer’in önerisiyle İstanbul Belediyesi tarafından 1935 yılında yapımına başlanan köşk 43 gün gibi kısa sürede tamamlanmıştır. Köşk için yapılan proje yarışmasında, yüksek mimar Seyfi Arıkan’a ait proje birinci olmuş… Atatürk’ün bu tercihindeki temel neden, mimarın yapıyı bir halk plajı ile etüt etmesi olmuştur. Köşk, yalnız bir konut olarak deniz tabanına çakılan sütunlar üzerine yapılmış ve karaya bir köprü ile bağlanmıştır. (70 metre uzunluğunda) L şeklindeki ahşap köşkte, geniş bir salonu, kütüphanesi, dinlenme ve yatak odaları ile banyosu vardır. Oldukça sade ve mütevazi köşkte Ata’mızın yatak odalarının hemen yan tarafında manevi kızı Ülkü’nün yatak odası vardır.

 

 

          14 Ağustos 1935 yılında Atatürk’e teslim edilen köşkü üç yıl boyunca belirli aralıklarla yazlık çalışma ofisi olarak kullanmış, halkla birlikte denize girmiştir. Özellikle 1936 yılının haziran ve temmuz aylarında uzun süre burada konaklamış, köşkte önemli davetler ve bilimsel toplantılar yapmıştır. Köşkte ağırlanan tanınmış konuklar arasında İngiltere kralı 8. Edward ve Windsor düşesi Wallis Simpson da bulunmaktadır. Atatürk’ün ölümğnden sonra göreve gelen İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel, Cevdet Sunay ve Fahr. Korutürk de köşkü yazlık olarak kullanmış. 6 Eylül 1988 tarihinde TBMM Milli Saraylar Dairesi Başkanlığına giren köşk onarılarak Müze haline getirilmiştir.

 

 

          Rehber eşliğinde gezimize başladık. İçeri girdiğimizde bizi Atatürk’ün toplantı salonu ve yemek salonu karşılıyor. O dönem kullandığı yemek takımları, teşhir ediliyor. Toplantı salonunun hemen yanında Atatürk’ün çalışma odası ve kütüphanesi var. Kütüphanedeki kitaplarının Dolmabahçe Sarayında olduğunu söylüyor rehberimiz. Salondan arka odalara ilerlerken Atatürk’ün ayakkabı, bornozu ve şapka gibi kişisel eşyalarına rastlıyoruz. Duvarlarını Atatürk’ün fotoğraflarının süslediği bu koridorun sonunda misafir yatak odaları bulunuyor. Rehberimizin gösterdiği bir odaya giriyoruz. Atatürk’ün manevi kızı ‘’Ülkü’nün yatak odası’’… Duvarda o döneme ait Ata’mız ve Ülkü’nün fotoğrafı, o günlerde giydiği beyaz ipek elbise ve minik terlikleri. Cam koruma içinde yelkeninde ‘’ülkü’’ yazan sandal… Hemen yanındaki oda yine manevi kızı Afet İnan’ın yatak odası. (Pirinç karyola) Şimdi Ata’mızın yatak odasına geçiyoruz. Olgunlaşma Enstitüsünün yaptığı Ata’mızın giydiği kıyafetin benzerini görüyoruz. Yatağın kanepesi ve koltuklar (Döneme uygun sonradan yapılmış mobilya) hemen yanındaki bölümde banyosu ve içinde tartısı bulunuyor. İskelesine doğru yönlendiğimizde fotoğraflarında kürek çekerken gördüğümüz sandalye yer alıyor. İçeride fotoğraf çekmenin yasak olduğunu bildirmişlerdi. Dışarıda anı olarak çekmek istediğimizde rehber fotoğrafımızı çekerek jest yapıyor. Bu ara Atatürk’ün kütüphanesindeki bir bilgiyi paylaşmak istiyorum; ‘’ Atatürk 3997 tane kitap okumuş ve 9 tane de kitap yazmıştır. Bu kitapların başlıcası da Nutuk’tur.’’

 

 

          Artık gezimiz bitmiş dışarıdan fotoğraf alarak iskeleden sahile kumlara doğru geliyoruz iki genç kız denize girmek için hazırlanıyorlar onlara sesleniyorum; ‘’ Ne kadar anlamlı bir yerde denize girdiğinizin farkında mısınız?’’. Genç kızlar ‘’Evet Ata’mızın girdiği yerde denize giriyoruz’’ diyorlar. Ben de duygu doluyum. Büyük kurtarıcımız Ulusal Kurtuluş Savaşımızın baş kahramanı Mustafa Kemal Atatürk’ün dinlendiği, bilim adamlarıyla görüştüğü, dünya liderlerini ağırladığı mekanda bulunmaktan, denize girdiği sahilde olmaktan son derece mutluyum.

          Erdoğan Erkaymaz

Bu yazı 29383 defa okunmuştur.