Avrupa parlamentosunda “AB-Türkiye” müzakerelerinin dondurmasını ön gören rapor kabul edildi. Yapılan oylamada 64 parlamenterin kabul oyuna karşın 477 parlamenterin Türkiye ile müzakerelerin dondurulması yönünde tercih kullandı. Böylece AP, Türkiye ile müzakereleri askıya aldı.
Avrupa Birliğinin yürütme organı Avrupa Parlamentosu Türkiye ile müzakerelerin alınmasını öneren raporu kabul etti. Rapor, Türkiye De referandumla kabul edilen anayasa değişikliğini “Kopenhag Kriterleri”ne aykırı buluyordu. Rapor, Avrupa Birliğine tavsiye niteliği taşıyor. Bu kararla birilikte ilk defa bir “AB” kurumu, müzakere yürüten bir ülke ile müzakerelerin askıya alınması çağrısı yapmış oldu.
Kararda üyelik müzakerelerin yeniden başlayabilmesi için “OHAL” uygulamasının kaldırılması gerektiği belirtilen kara metnin de “Avrupa Parlamentosu, Temmuz Ayında ki darbe girişiminin ardından Türkiye de alınan orantısız ve baskıcı önlemleri güçlü şekilde kınamaktadır ” denildi. Öte yandan karar metnine son anda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Lozan Anlaşması hakkında ki açıklamalarını AP için “kaygı verici” olduğu ifadesi de eklendi. Konuyla ilgili Ana muhalefet partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; “Avrupa Parlamentosuna seslenmek isterim. Biz herkes için adalet istiyoruz sizden de adalet istiyoruz. Türkiye sadece İktidar Partisinden ibaret değil ki. Türkiye’ ye bakın Adalet yürüyüşü yapıyoruz 10 binler var. Bir referandum yaptık yüzde 50’den fazlası Demokrasi istiyor bu ülkenin. Dolayısıyla Avrupa Birliği ile ilişkilerin askıya alınması değil, daha sağlıklı ve tutarlı sürdürülmesi gerekiyor.”
Başbakan Yıldırım; “ Avrupa Parlamentosu kararı yok hükmündedir.” Demiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmelerden bir gün önce; “Sonuç ne çıkarsa çıksın bu oylamanın bizim nezlimiz de hiçbir kıymeti, har biyesi yoktur” demiştir. AB Bakanı Çelik de ; “ Bu rapor yok hükmündedir. Kabul etmiyoruz” demiştir.
Aslında Avrupa Birliğine üye olmak Çağdaş Uygar ülke olmak değildir. Atatürk ilkeleri ve devrimleri bizim için iyi bir reçeteydi. Uygar Dünya’nın saygın üyesi olmak için “AB”nin küstahlıklarını yaşamak zorunda kalmazdık. Bizler başkalarının direktifleriyle değil, kendimiz için; “Temel özgürlükler, demokratik değerler ve hukuk devletine saygı” göstermeliyiz. Yalnız bu tip mesleklerde işimize gelmeyince “ Bizi Bağlamaz” la, “Sözümüzü Sakınmayız” la, övünmekle dış politika olmuyor.
Sevgi ile kalın.

