Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

CUMHURİYETİMİZ

26 Ekim 2016 - 08:51

Türk milletinin tarihinde en önemli dönüm noktalarından biri “Cumhuriyetin İlanı”, saltanatın kaldırılması yanında, hilafetten Laikliğe, kulluktan vatandaşlığa, halk iradesine ve nihayetinde demokrasiye geçişle eş anlamlıdır. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk, halk egemenliğine dayalı, yönetim biçimi olan Cumhuriyet’in, Türk milletinin karakterine en uygun yönetim biçimi olduğuna yürekten inanmıştır.

 

29 Ekim Ulusumuzun temel taşlarının yerine oturduğu, milletimizin kenetlenerek verdiği bir ölüm kalım, onur haysiyet ve namus mücadelesi sonunda kazandığı eşsiz bir zaferdir.  Ulusal Kurtuluş Savaşımızın kahramanı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği gibi “Bugün hepimize düşen ortak görev ulusal değerlere, bilince, Cumhuriyet’e sahip çıkmak”, Çanakkale’yi, Kurtuluş Savaşı’nı, kazanan ruhu korumak ve bu bilinci gelecek kuşaklara aktarmaktır.”

 

29 Ekim, mazisi şan ve şerefle dolu yüce Türk milletinin, işgale karşı göğsünü siper edip, istiklal mücadelesini verişinin, yeniden devlet olma azmini gösterip Cumhuriyetinin kuruluş günüdür. Cumhuriyet rejimi, ulusumuza en uygun yönetim biçimi olarak ortaya konulmuş halkımız tarafından da kısa süre de benimseyerek özümlenmiştir.

 

Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk’ün “Çağdaş bir Cumhuriyet kurmak demek, milletin insanca yaşamasını bilmesi, insanca yaşamanın neye bağlı olduğunu öğrenmesi demektir.” Sözü Cumhuriyetin erdemi ve temel amacını en iyi biçimde anlatmaktadır.  Yine kurtarıcı M. K. Atatürk “Türkiye Cumhuriyeti her manası ile büyük Türk milletinin öz ve aziz malıdır. Kıymetli evlatlarının elinde daima yükselecek, ebediyen yaşayacaktır.” Sözü ise, Cumhuriyet’e her koşulda sahip çıkması ve Cumhuriyetin yeni başarılarla geleceğe taşınması konusundaki sorumluluklarımızı hatırlatmaktadır.

 

Tarih boyunca bir sürü gibi görülmüş ve davranılmış, kendisini yönetenleri seçme şansı hiçbir zaman yakalayamamış, bilimden ve teknolojiden uzaklaştırılmış, haklardan yoksun bıraktırılmış bir milletin devamı olarak Cumhuriyet’e sahip çıkmalıyız. Bundan sonra insanca bir yaşamı, bilinçli bir yurttaş olarak devam ettirmek bizim elimizde… Onun için Cumhuriyet’i bilmek yetmez, öğrenmek gerek. Anlamak yetmez, anlatmak gerek. Yaşamak yetmez, yaşatmak gerek.

 

Cumhuriyetimiz her yönü ile gelişmesi ve geliştirilmesi, doğabilecek her türlü tehlikeden korunması Cumhuriyet Kuşaklarının Atatürk’e ve onun devrim arkadaşlarına borçlu olduğu kaçınılmaz bir görevdir. Cumhuriyet Kuşakları bu görevin bilinci içinde kendine bırakılan emaneti sonsuza kadar koruyacak, Türkiye Cumhuriyetini Ulu Önderin çizdiği yolda ilelebet yaşatacaktır.

Sevgi İle Kalın

Bu yazı 10049 defa okunmuştur.