Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

Derman olan Anam, Derman arıyor

27 Kasım 2015 - 11:37

Karşılıksız sevginin ete kemiğe bürünmüş halidir "Anne". Dünyanın en güzel kucağına sahip ve en güzel kokandır "Anne". Evde herkesi idare eden, iyiliğin, şefkatin, merhametin sadakatin, sevginin birleştiği güçlü kadındır "Anne". Evin direği olan annenin hasta olmak lüksü de yoktur. Herkes hasta olur, O olamaz gibi gelir evlada. Ve anamın rahatsızlık için Bafra ve Samsun'da şifa ararken yolumuz İstanbul Çapa'ya düştü...

 

Anam; hep yaşantımızda derman olan kadındı. Düştüğümüzde yaralanan veya belirlenen yeri öptüğünde sanki dermandı. Üzüntülü gözlerle baktı, sarıldı tüm acılarımızı çekerdi. Bizler büyüdük onlar yaşlandı ve sorunları başladı. Sorunların çözümü de ameliyata dayandı.  Annemin "Rektum" da ki sorunu nedeniyle evlatları, torunları, damatları, "Çapa'"da yanında olmalıydık.

 

Ameliyat kapısında beklemek, o geçmeyen zaman birimi saniye-dakika-saat değil sanki asır. O dönemdeki "his"... İnsanın yaşamaması gereken duygudur.(Olumlu düşünüyorsunuz, bir ara ya olumsuzluk olursa?) Ameliyat bitiyor bilgi alma çabaları... Doktorlar sizi rahatlatıyor "Hiçbir olumsuzluk yok yoğun bakıma aldık". Mutlusunuz. Bu sefer yoğun bakım ünitesinde bir kez bile olsa görmek istiyorsunuz. İzin veriliyor. Bir çocuğun en güvende olduğu yer olan anne yanındasınız. İki tarafta, konuşmadan tüm güzel duyguları birbirlerine geçiriyor.

 

Başarılı bir ameliyat sonrası, kontrol ve tedavisi için odasına alındı. Annem 12 yıl önce gözlerini kaybettiğinden kız kardeşim dönüşümlü refakat ederken, bana da Çapa Acilinin toplu refakatçilerinin kaldığı salon ve bahçedeki banklar kaldı. 16 gün o bahçede oturmadığım bank kalmadığını düşünüyorum. Her an muhtaç birine refakat edebilmek için; iki kat sabır, enerji ve anlayış gerektiğini de öğrenmiş bulunuyorum. Bir şey daha eklemek istersem; hastalıklar farklı olsa da oradaki refakatçilerin sıkıntıları ortak.  Kiminin kızı, kimin eşi, kiminin ise Annesi... Hikayeler Yürek burksa da katlandıkları sıkıntılar Umut'a döner düşünceleri...

 

Geç vakit yatıyor, gözünüze uyku girmiyor, uyusanız da bölük pörçük sıkıntılı uyku, sabah olduğunda korkuyorsunuz. Hastaneye annenize koşmadan önce telefonla kardeşinizden akşamı öğreniyorsunuz. Ne yaptı? Yemeğini yedi mi? Su içiyor mu? Yürüyor mu? Bunları Doktorlar istiyorlar. Annemin yanına geldiğinde ne çok sevdiği,  hayatında ne çok yer kapladığını, ne çok lazım olduğunu, varlığı mutluluğunun temelini ne kadar sağlamlaştırdığını düşününce içiniz acıyor burnunuz kanıyor...

 

Gece gündüz demeden uykusuz, yorgun, argın hiç tereddütsüz bakıp büyüten annem Yapacağım her şey felaket senaryoları yazan, arabayla yola çıktığımda indiğinde beni ara tembihleyen annem. Anamın yüreği bir başkadır. Yüreğinin her hücresinde evlatları saklıdır. Bazen incittiğimizde de sevgisinde eksiklik olmamıştır. Sabır ağacı anam ne diyeyim bir an önce sağlığına kavuş,  başımızda ol bizi korumaya devam et...

Sevgi İle Kalın.

Bu yazı 4407 defa okunmuştur.