Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı(PISA) OECD (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) tarafından 15 yaş düzeyindeki öğrencilere uygulanan test ve anket çalışmalarına (PISA)deniyor. Öğrencilere matematik, fen bilimleri ve okuma alanlarından sorular yöneltiyor. PISA 2015'e ise 72 ülkeden toplam 540 bin öğrenci katılmıştır. PISA 2000 yılından bu yana 3 yılda bir yapılıyor. Sonuçlar ertesi yıl açıklanıyor.
Türkiye 2012'de matematikte kırk dördüncü sıradayken, 2015 49'a kadar geriledi. Fen bilimleri ve okuma alanında ise 9 sıra ile en büyük kayıp yaşandı PİSA 2012'de fen bilimlerinde 43 üncü olan Türkiye, 2015 52. sıraya, okumada ise 41 den 50 ye düştü. Türkiye Böylelikle PISA 2012 kazanımlarının pek çoğunu kaybetmiş oldu. Hacettepe Üniversitesi Matematik Bölümü Başkanı Profesör Doktor Adnan Tercan; "Zeka değil, sistem ve yöntem problemi var" diyor. Bu sonuç gösteriyor ki Türkiye'nin eğitim sorunu acilen kriz masası oluşturarak müdahale etmesi gerekiyor.
e) Eğitim politikalarına siyasi olarak bakmadan, eğitim uzmanları ve bilim insanları sistemimize müdahale etmelidir. Bu durum Türkiye'nin sosyo-ekonomik geleceğinin felaketi gibi olacağı göstergesidir. Görünen odur ki bu sorun partiler üstü sorundur.
Singapur PISA ile gerçekleştirilen eğitim değerlendirme çalışmasında Avrupa, Kuzey Amerika, Asya'nın zengin ülkelerini geride bırakarak. Büyük başarıya imza attı. 1965 yılında bağımsızlığını elde eden Singapur, ulusal bir politika güderek ekonomisini geliştirme ve yaşam standartlarını yükseltmenin yolunu tutarlı bir eğitim sistemi ile gerçekleştirebileceğine inandı. 2015 yılı değerlendirme de birinci sırada yer aldı.
Devletin okullara dağıttığı kitaplar politik amaçlara hizmet eder hale getirilmiştir. İçerik yönünden yetersiz, bilimsel olmaktan uzak, öğrencilere en temel bilgileri bile verebilecek nitelikte değildir. Özetle ders kitaplarının içi boştur. Okul öncesi eğitime dair farklı, çocuk odaklı, kalıplardan uzak bir yaklaşım geliştiren ülkeler, istenilen hedefe daha kolay ulaşmakta. Örnek mi Singapur?
Bir toplumdaki temel eğitim sisteminin etkinliği temel bir insan hakkı olarak kamusal, bilimsel, laik, demokratik eleştirel ve özgürleştirici anlayışla sunumaz ise sonuç hüsrana doğru gitmeye devam eder. Unutulmaması gerekli bir konuda, öğretmen eğitimi ve yetiştirilmesi yeniden tasarlanmalı. Bir cümleyle geldiğimiz durum. "Eşitsiz, yarışmacı ve bilim dışı eğitimle buraya kadar."
Sevgi İle Kalın

