Savaş, fakirlik, politik baskılar gibi nedenlerle ülkelerini terk edip Avrupa'ya kaçak yollardan girmek isterken binlerce göçmen Akdeniz'de boğularak can verdiler, devam da etmekte... Akdeniz, Avrupa'ya ulaşmak isterken tekne facialarında yaşamını yitiren muhacirlerin sayısında yaşanan hızlı artışla adeta büyük mezarlığa dönüştü. İnsanlık da bu trajediyi izliyor.
Uluslararası Göç Örgütü (IOM), 2015’in başından bu yana Avrupa'ya kaçak yollardan girmek isterken Akdeniz'de can veren göçmenlerin sayısı 2 nin 365’i bulduğunu (24 Ağustos 2015), şu ana kadar 255 bin 152 göçmen Avrupa ülkelerine ulaştığını bildirdi. Deniz yoluyla en çok Yunanistan'a gidildiği, onu İtalya ve İspanyaya gidenler takip etmektedir. Dünya panelinde de denizler 3 bin 271 göçmene mezar olmuştur.
Bu rakamlar kadar ölünün yarattığı öfke, üzüntü ve utanç duyguları karşısında verileri sıralamak zor gelmekte. Bu yaşanan risk, bir süre sonra çok uzaktaki güvenlik ve refah rüyasına ulaşmak isterken açlıktan ölen, donan ya da bu sefalet koşullarındaki gemilerde boğulan insanlar hakkındaki haberlerin, gündelik hayatımızın olağanlığına girip bizi sıradan olay gibi hissetmemizi sağlamıştır. Oysa bu görüntüler insanlık ayıbıdır. Bu ayıbı işleyenler vahşi kapitalizm ve onun işbirlikçileridir.
İnsan onuruna yakışır bir hayat sürmek adına gençler, anneler, babalar, yaşlılar Akdeniz'in derin sularında yaşamları son buluyor. 21. yüzyılda hala savaşlar hala açlık... Etnik çatışmalardan kaçanlar, mezhep savaşlarından kaçanlar, sömürülmekten kaçanlar zorunlu göç sonrası birbiri ardına ölüyorlar. Akdeniz'de 1993’ten bu yana yaşanan göçmen trajedilerinde hayatlarını kaybedenlerin sayısı 35 bin... İnsanlık acilen kaçakçılığa yönelik tedbirler almalı.
Dünyada mevcut düzen değişmedikçe, göç ve mültecilik konusu ve buna bağlı sorunlar değişmeyecektir. Sınırların yükseltilmesi, sınır ordularının kurulması bunlara engel olmayacaktır. Bu konuyu çözüme kavuşturmanın ilk adımı gelişmiş ülkelerin, insani felaketler karşısında siyasi ve insani sorumlulukları üstlenmesidir. Avrupa ülkeleri, başka ülkeleri silahlandırmak, baskıcı yönetimleri desteklemek yerine etnik, ulusal, dinsel çatışmaları hızlı ve sonuç verici bir şekilde barışçıl şekilde çözmeyi esas alması gerekir.
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği, Haziran ayındaki açıkladığı raporda Dünya üzerindeki her122 insandan birinin mülteci olduğunu belirtmiş. 2014 yılında evini terk etmek zorunda kalanların sayısı 59.5 milyona çıktığı yazılmakta. 1864 Osmanlı-Rus anlaşmasıyla Kafkasya'dan sürgün edilen Abhaz göçmen ailenin bir ferdi olarak bu insanlık suçu durdurulsun.
Sevgi İle Kalın

