Ezbere ve gereksiz bilgi yüklemesine dayalı eğitim yerine, araştırmacı ve girişimci bireyler yetiştirmeye yönelen bir eğitim anlayışının tüm eğitim-öğretim kurumlarında hâkim olması gereklidir. Ülkemizde dünyada toplumsal refahı en üst düzeyde olan ülkeleri yakalamak istiyorsa ülkemiz için şans olan genç nüfusu şimdiye kadar olduğundan çok daha iyi seviyede eğitmek zorundandır.
Ülkemizde Cumhuriyetin kuruluşundan bu yana kurumsallaşmış bir eğitim-öğretim politikasının anlayışı ve öğretmen yetiştiren kurumların kapatılması da eğitimimizin soluksuz kalmasına neden olmuştur.
Bundan 50 yıl önce Güney Kore ve Finlandiya eğitim sistemleri berbatken, ekonomik olarak Finlandiya Avrupa’nın üvey evlat muamelesi görme riski taşırken, Güney Kore iç savaştan harap olmuş durumdaydı. Ancak son yarım yüzyılda bu ülkeler okullarında büyük bir dönüşüm gerçekleştirildi ve şimdi her iki ülke de sonuçların tadını çıkarmakta. Özetle Kore; “ Dayanıklılık ve çok çok çalışmayla…” Finlandiya; “Müfredat dışı seçimle, içsel motivasyonla…”
Bu ülkelerde başarının birçok nedeni olduğu görülmekte. Özellikle Finlandiya’daki okulların müfredatı “Yaparak Öğrenme” prensibiyle eğitim ve öğretim veriyor. Ülkede zorunlu eğitim süresi, ekonomik koşullar, uygulanan öğrenci aktiviteleri, sınıf düzeni ve en önemlisi öğretmelerin sahip olduğu nitelikleri, Finlandiya’yı dünyanın en başarılı ve donanımlı öğrencilerini yetiştiren ülke konumuna ulaştırıyor.
Bir parantezde öğretmenler için açmak istiyorum. “ Eğitimde ki başarıları, Finlandiya’nın kültürel başarısı olaraktan gösteriliyor. Çünkü Finlandiya, başarının sırrını KALİTELİ ÖĞRETMENLER YETİŞTİRMEYE bağlıyor. Ülkede öğretmenlik çok prestijli ve bir meslektir, üstelik öğretmen olmak hiçte kolay değildir. Ayrıca öğretmenlere sunulan yaşam standartları ve olanakları onlara verilen değerin açık göstergesi.
Eğitim, bir ülkeye ekonomik anlamda katkı sunduğu gibi sağlıklı bireylerin yetişmesi ve bebek ölüm oranlarının ve şiddet olaylarının azalması eğitimin diğer faydalarıdır. Kadın eğitimin ise ekonomik katkılarıyla olduğu kadar ailesinin sağlığını korumaya olan katkıları da büyüktür.
Sonuç olarak bir ülkenin ekonomik gelişmişlik seviyesi ne kadar ileri ise eğitim hizmet kalemine ayırdığı payda o kadar olmalıdır. Ülkeyi yönetenlerin eğitime verdiği önemin derecesi bu durumu sebep olarak gösterilebilir.
Sevgi İle Kalın.

