Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

LESVOS

13 Ekim 2014 - 17:49 - Güncelleme: 13 Ekim 2014 - 17:50

Yaz başından bu yana kurban bayramı tatilini “Girit” olarak düşünsekte son anda Midilli’de   karar kılındı.Biz her ne kadar “Midilli olarak bildiğimiz adanın asıl adı Lesvos” olarak biliniyor.Kadim dostumuz Bayraktar Ailesiyle İstanbul’da buluştan sonra karayolu ile Ayvalık’a,oradan da “Meis TURİZM”in Midilli Tur organizasyonuna katılarak feribotla yaklaşık 1,5 saat sonra Midilli’ye vardık.Pasaport kontrolleri sonrası bizi bekleyen rehber ve tur sorumlusuyla otobüsümüzle kısa bir yolculuk sonrası şehir merkezinde indik.

 

Ayvalıkta Genç,Göğem aileleri ve Dinçer kardeşimle buluşarak gezi boyunca olup çok keyifli dakikalar geçirdik…Gelelim gezimize;şehir merkezi ve eski Osmanlı çarşısı yürüyüşüyle başladık.Şehrin en büyük kilisesi olan Hagai Therogon Kilisesi hakkında rehberimiz Hakan Bey bilgilendirme ve gezi sonrası, Ermua  Caddesi üzerinden yürüyüşe başladık.Sofa Meydanı,İlk Osmanlı Bankası,Yeni Camii ve Türk Hamamı ziyaret sonrası öğle yemeğimizi aldık.Bu yazımız boyunca çokca söyleyeceğimiz gibi;zeytinyağlı ve deniz ürünlerinden oluşan menümüz oldukça zengindi.Yemek sonrası Mandomados’a hareket ederek Başmelek Taksiarhis Manastırına ulaştık.(Yüzyıllarca dua,dilek ve adalar sunulan bir yer.)Avlusunda bulunan kafetaryada ballı yoğurt üzeri cevizli ve lokma tattık.Tavsiye edilir..Buradaki ziyaretimiz sonrası otelimizin bulunduğu Molivos’a hareket ettik.

 

Otelimizde yaklaşık 2 saat dinlendikten sonra “Molivos” merkezindeki tavernalardan akşam yemeği almak ve eğlenmek üzere sahilde adını şimdi anımsayamayacağım küçük bir tavernada yemeğe oturduk.Buziki,gitar ve ritim saz çalan (bayan solist) Greek Müziğinin örneklerini sunarken sirtaki dansıylada muhteşemdiler.Dostum Nezih Beyinde eşlik ettiği sirtaki gösterisi müthişti…Benim menümde deniz ürünlerinden oluşan pizza ve yöresel şarap oldukça keyiflendirdi.Müzik grubunun repertuarının büyük bölümü iki yakanında söylediği ortak şarkılardan yer almıştı.Tavernada eğlenirken gecenin ilerleyen zamanında Ayancıklı hemşehrilerimize rastlamamızda gecenin süpriziydi.Otelimize döndüğümüzde birinci günümüz oldukça dolu dolu geçmişti.

 

Güne kahvaltıyla başladık,rehberimizden adada on üç milyon zeytin ağacı olduğunu öğrenmemize rağmen kahvaltıda zeytini göremedik.Anlaşılan yalnız yağ ve sabun olarak değerlendiriyorlar.Sigri köyündeki Lesvos Taşlanmış Orman Doğa Tarihi Müzesine ulaştığımızda yalnız bu müzeyi görmek için bile Midilliye gelinebileceğini anladım.Müzedeki sergide 20 milyon(yirmi milyon)yıl öncesine ait taşlanmış (fil,mamut ve mostodan’larla akraba soyu tükenmiş canlıya ait çene fosili ve taşlanmış ağaçlar oldukça ilginç ve görülmeye değer.)Müzeden;taştan evler ve otantik sokaklardan geçerek 1757 yılında bölgenin korsanlardan korunmasına faydalı olmuş Osmanlı Kalesinide bol bol fotoğrafladık.Eresos’a gitmek için yola çıktık.Eresos;karanlık volkanik kum ve kristal berraklığındaki kirlenmemiş su ve uzun güzel plaj,deniz kenarında direkler üzerindeki kurulmuş tavernalardan “Tabepna”da nefis yunan mutfağından zeytinyağlılar ve deniz ürünlerinden tattık.

 

Eresostan otelimizin bulunduğu Malivas’a geçtik.Otelimizde dinlendikten sonra akşam yemeği için tur şirketimizin misafiri olarak Petra’da Tradıtıanat Atlımanaki Tavernasına geldik. Bıky ve Stenıos çaldığı Greek müziği eşliğinde önce dansöz(turun jesti)sonra Anesths ve Moysıky sunduğu danslar enfesti.Artık menüyü anlatmak istemiyorum…Turumuzda yaklaşık 45 katılımcı vardı sanırım gecede eğlenemeyen kimse olmamıştır bu enfes gece için Meis Tura teşekkürler ediyorum.İlerleyen saatte otelimize döndük ikinci günümüzde oldukça keyifliydi.

 

Artık turda son günümüz gezimize “Molivos Kalesi”ziyaretiyle başladık.Taştan ve ahşaptan yapılmış evler,avlular ve balkonlarla birlikte farklı güzellikler bütünlüğü ve son derece enterasan şehir planı içindeki çekici Molivos gezisi ve alışverişi sonrası Petra’ya hareket ediyoruz.Kayalıklardaki 114 basamaklı “Hanagia Glikofilousos Kilise’sine ziyaret edildi. Ziyaret sonrası petrada meşhur dondurma ve kavala kurabiyesi ilk defa gerçek türk demleme çay molası verildi.Yola devam ediyoruz…Seramik sanatı ve tahta oyuncağı ile öne çıkan,eşsiz mimarı zenginliği olan köyde adak yeride olan “Meryem Ana Kilisesi”ziyaret edliyor.Meydanda kahve çay molası sonrası Midilli Merkeze dönüş yapıldı.Artık tur arkadaşlarla son anlarımızdı onlar Türkiyeye dönüyor biz programı grup arkadaşlarımız Bayraktar,Genç,Göğem aileleri ve Dinçer kardeşimle bir gün daha uzatıp “Sılver Bay”otelimize bavullarımızı yerleştirip dinlenmeye çekiliyoruz.Akşam midilli merkezde küçük bir gezi sonrası “şişman jimis”tavernasında eğleneceğiz.

Akşam yemeği ve eğlenmek için kiraladığımız arabamızla 2 kmlik bir yolculuk sonrası Midilli Merkezine indik.Kısa bir gezi sonrası;taze balık,deniz ürünleri,uzo ve zeytinyağlılarla yöresel geniş menü sunan (jimis şişman)tavernasında yerlerimizi aldık.Greek müziği eşliğinde tüm misafirlerle bizlerde eğlendik.Saatler ilerleyince otelimize döndüğümüzde 3. Günümüzünde çok zevkli geçtiği ve tatlı bir yorgunluk yaşadığımızı hissettik.

 

4.günde kiraladığımız arabamızla “uzo” ve”zeytinyağı müzesini”görmek için palomari’ye yola çıktık. Sarp yamaçlara kadar uzanan zeytinlik,derbentler,dağlar,küçük kanyonlar ve güney kısmı denize uzanan turkuaz sulara sahip rüya gibi kumlu plajı olan köye geldiğimizde dayanamadık Nezih,Ayşegül,Haluk,Dinçer ve ben denize girdik.Hemen sahildeki tavernada artık son öğle yemeğimizi aldık.Yemek sonrası uzo fabrikasına gittiğimizde önce müzeyi sonra imalatı gezdik.Hediyelerimizi aldık yola koyulup;özellikle halen çalışır vaziyetteki buharlı makinasıyla papados köyündeki “Vranos Zeytinyağı Müzesini”görüp alışveriş yaptık.Artık dönüş vakti gelmişti. Feribota binmek üzere limana geldik pasaport kontrolleri yapıldıktan sonra turyol feribotuyla Ayvalık’a döndük.

 

Akşam ayvalıkta dinlendikten sonra sabah 05.00 gibi  İstanbul’a yola çıktık.Bu bayram gezimizdeki grup arkadaşlarımız Bayraktar,Genç,Göğen aileleri ve Dinçer kardeşime uyumlarından,hoşgörülerinden,gerçekten can dost olduklarından dolayı teşekkürler.Meistur sorumlusu Özcan Bey’e , Rehberimiz Hakan Bey’e organizasyonlarından ve keyifli bir tatil sunumlarından dolayı teşekkürler.Tur otobüs şoförümüz Petros Bey’e,Midillinin o dar ve sarp kayalıklarından sağlıklı bir yolculuk yaşatmasından dolayı teşekkürler.Yazımı sonlarken Haluk Genç dostumun söylemiyle bitirmek istiyorum.”Suyun öte yanı..Suyun iki yakası birbirine çok benziyor.Hem coğrafya olarak hemde kültür olarak…Oradamısın,buradamısın anlamıyorsun bile…”

Sevgi ile kalın.

Erdoğan ERKAYMAZ

15 Eylül Sinop Gazeteciler

                                                                  Cemiyeti Ayancık Temsilcisi

Bu yazı 4211 defa okunmuştur.