Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

NOTOLAR ARTIK SESSİZ ATİLLA ÖZDEMİROĞLU

25 Nisan 2016 - 18:21

Besteci ve aranjör, usta sanatçı Atilla ÖZDEMİROĞLU’ NUN vefatı notaları susturdu. Sanatçı 1966 da dönemin en önemli orkestralarından “Durul Gence 5” e girer ve bundan sonra çeşitli orkestralarda görev alır, besteci ve aranjör olarak çeşitli eserlere imza atar. Benim kuşağımın dillerinden düşmeyen Senden Başka (Füsun Önal) Olmaz Böyle Şey (Yeşim) Dünya Dönüyor (Nilüfer) Unutama Beni (Esmeray) Arkadaş (Melike Demiray) Olmaz Olsun (Sezen Aksu) unutulmaz şarkılarının hepsinde besteci, söz yazarı, aranjör ve yapımcı olarak imzası vardır.



 

Sanatçı 5 Ocak 1943 Ankara doğumlu olup genç yaşta müziğe başladı. Film müzikleri de yapan Özdemiroğlu yedi adet Altın Portakal ödülü almıştır.  Şanar YURDATAPAN’ LA oluşturdukları “Şat Yapım” 70’li yılların pop müziğine damgasını vurmuş bir müzik fabrikası gibidir. Çaldığı müzik aletlerini sıralarsak keman, vibrafon, flüt, trombon, cello, viola ve piano olup virtüöz derecesinde çalar. Sanata 65 yılını veren sanatçı 200’ü yüzü aşkın şarkı, 60 film müziği, 14 müzikal ve yaklaşık bin reklam müziğini imza atmış.

 

 

Eurovision için de besteler düzenlemiş olup bazıları 1975 Delisin (Cici Kızlar), 1978 İnsanız biz (Grup Sekstet),1980 Pet’r Oil by (Ajda Pekkan) Atilla Özdemiroğlu “Barış için Akademisyenlere” Destek Bildirisi yayınlanan müzisyenler ve sinemacılar arasında yer almıştı. Nice sevdalara, özlemlere, adaletten yana, insanlıktan yana, insan onurundan yana, güzel ahlak değerlerinden yana oldu. Eserlerindeki o hoş ezgilerin eşliğinde ölümsüz oldun…



 

1980 Darbesiyle ülke boğuşurken Yedi Kocalı Hürmüz müzikalinde o vardı. Hatta Zeki Alasya-Metin Akpınar’ın Unutulmaz Beyoğlu Beyoğlu ve Devekuşu Kabaresi’nde de, Ankara Devlet Tiyatrosu 2008 de Fosforlu Cevriye için sahneye çıkarken, salonda yine onun müzikleri yankılanıyordu. Sanatkâr arkadaşları adına Telif meselesindeki kavgası ve Gezi zamanı verdiği destek unutulur değildir. Bugün değil İlerleyen zamanda yarattığı boşluğu anlaşılacaktır.

 

 

Püf noktası programında sanatçı; “Aydın insanı eğer siz sadece bilimden uzaklaştırıp da başka bir alanda kapalı bir şekilde onu, onun ancak inançla varolacağına inandırırsanız maalesef geri bir toplum olmaktan kurtulamazsınız” sözü de hatıralarda. Yakın dostu İzzet Öz; “Son ana kadar çalıştı. Hastanedeki odasında orgu, klavyesi vardı. Onları çalar ve İzzet moralini bozma daha çok yapacak işimiz var derdi” açıklaması sanatçının sonuna kadar üreten sanat insanı olduğunun göstergesidir.

 

 

Sanatçı için söylenen ortak söz ve kanı; “enerjisi, alçakgönüllülüğü, kibarlığı karşısında ezilmemek, müzik ve hayat bilgisi karşısında şaşkına dönmemek, anlattığı anılar ve yaptığı espriler karşısında kahkahalarla gülmemek, eline aldığı enstrümanı çalması karşısında büyülenmemek imkânsızdır. Hayatımızda onlarca hatta yüzlerce müzik eseri bırakıpta gitmek herkese nasip olmasa da, ölüm bir müzik dehasını aramızdan söküp aldı. Notalar artık sessiz…

Sevgi İle Kalın…

Bu yazı 3101 defa okunmuştur.