10 Ekim günü Ankara'da düzenlenecek olan "Savaşa inat, Barış Hemen şimdi, Barış Emek Demokrasi" mitinginin öncesinde yapılan bombalı saldırıda onlarca yurttaşımız yaşamını yitirdi. Çok sayıda yurttaşımız da yaralandı. Türkiye tarihinin en büyük katledilmesine seyirci kalmak da en az Katiller kadar suça ortak olmak katliamlarından biridir. Emek Barış ve Demokrasi taleplerini haykırmak için gelmişlerdi. Türkiye'nin göbeğinde binlerce polisin gözü önünde bombaları patlattılar.
Bu film daha önce yine bu iktidar döneminde Adana`da ve Mersin'de patlayan bombalarla, 5 Haziran'da Diyarbakır'da, 20 Temmuz'da Suruç'ta yaşanan saldırılarla aynı... Kimse katliamın faili meçhul olduğunu söylemesin. Ne ilginçtir ki katliamın ardından ambulanstan önce olay yerine TOMA'lar ve AKREP'ler gelmiş. Karanlık hesaplar ve hevesler uğruna insanlarımızın, gençlerimizin, çocuklarımızın, katledilmesine seyirci kalmak da en az katiller kadar suç ortak olmaktır.
En acısı da onlarca yurttaşımızın yaşamını yitirdiği katliamından sonra, basın toplantısı düzenleyen bakanların tutumuydu. Bir gazetecinin bakana istifa edip etmeyeceği sorusuna Adalet bakanının gülerek tepki vermesi en az katliam kadar acıydı. Yıllardır iktidarların yanında yer alan ailece programlar yapan gazetecinin "Unutmayın Ortadoğuluyuz" yorumu da kendine yakıştı da! Tüm yurtta tepkiyle karşılandı.
Cumhuriyet Gazetesi köşe yazarı Özgür Mumcu`nun "Hesap Vereceksiniz" başlıklı yazısının bir bölümünü paylaşmak istiyorum. "Hesap vereceksiniz. Öyle usulen kınamakla, ezbere lanetlemekle, olmaz, hesap vereceksiniz. Doğrudur, bu saldırı Türkiye'ye karşı yapılmıştır. Zamanında küçümsediğiniz, göz yürüdüğümüz, sesini çıkartmadığız, kolladığınız için yapılmıştır. Bugün batıdan azar işitince, İŞİD'e biraz babalandığınız da başımıza bunu getirdiniz. Bu saldırının gerçekleşebileceği oluşurken seyrettiniz. Sizi uyaranları vatan hainliği ile itham ettiğiniz. Ağalar, beyler, paşalar, yarattığımız bu cehennemin hesabını vereceksiniz. Bir gün Adalet hakim olacak. Uydurma davalarınızla oturduğumuz sandık sandalyelerini size bırakıp tanık olacağız. Ant olsun, inat olsun ki hesap vereceksiniz.
Atatürk'ün o çağdaş Türkiye'si Ortadoğu ligine düşürmeye çalışıyorlar yönetenler. Gün geçmiyor ki bombalar patlamasın, insanımız teröre kurban gitmesin. Sınırlarımız kevgir olmuş teröristler cirit atıyor. Komşularla sıfır sorun diyenler, sorunsuz komşu bırakmadılar. Halkı çaresiz ve şaşkın ettiler. Batıya medeniyete çağdaşlığa dönen yüzümüz Ortadoğu'daki bataklıkta çırpınan zavallı ülkeler durumuna düşürmeye çalışıyor. Yazıklar olsun bu duruma düşürenlere.
Emperyalizmin, siyonizmin ve gericiliğin kanla yıkandığı Ortadoğu'da, gerici katliam Ankara'da da hayata geçirdiler. Halk düşmanı, ırkçı ve gerici güçler saniyeler içinde BARIŞ diyen insanlarımızın canını aldılar. Ankara'da yaşanan kalleşçe saldırının ve hedefi olmuş insanlarımız ışıklar içinde uyusunlar, yerleri hep bahar olsun. "O hainler; öldürmeyi iyi biliyorlar. Bizler; yaşatmayı iyi bildiriyoruz."Ey insanlık basın sağ olsun!
Sevgi İle Kalın

