Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

SİYASETİMİZDE ÜSLUP

05 Ağustos 2014 - 18:40

Siyasiler söylem ve hareketlerine dikkat etmelidir. Hele hele liderler daha da dikkatli olmalıdır. Onların söylemleri milyonlarca insanı etkiler. Seveni sevindirir, muhalifi kızdırır. Konuşmalarında büyük sorumluluk olmalı. Her ne sebep olursa olsun insanımızı aşağılamadan, dışlamadan, ötekileştirmeden, demokratik yöntem dışı ve şiddet kışkırtmamalıdır. Toplumu ve insanımızı germemelidir.

 

         Demokrasi kültürünün temelini oluşturan kavramlar; tolerans, uzlaşma, tahammüldür. Siyasetimizde üslup zaman zaman sertleşebilir, tansiyon hemen yükselebilir. Doğru olan yapıcı ve verimli olması açısından “serin kanlı” üslup tur. Seçim döneminde sertleşmek bir yana hakarete varan dil kullanılmakta… Sınır tanımaksızın kişilik haklarını zedeleyecek söylemler tavan yapmıştır. Nezaket ve insani boyut yok edilmekte…

 

         İran’lı bilgelerden olduğunu bildiğim bir söz vardır, yaşamımda çok kullanmış ve önemsemişimdir.  “Bir söz ağızdan çıkıncaya kadar senin esirindir, ağızdan çıktıktan sonra sen o’nun esirisin!” Birde Ülkemizde çok kullanılan “Ağzından çıkanın kulağın duysun” çok önemseriz yabana atılacak söz değildir. Yani gönül kırmak bir şey kazandırmaz kaybeden olursun. Oysa siyasetçinin; hazır cevap, kültür ve tarih bilgisi, nükte ve espri sahibi hatipler, liderlerimiz yok muydu?

 

         10 Ağustos’ta yapılacak seçim için meydanlar kızışmaya başlayınca, laf atmalar, birbirine laf yetiştirmeler, zayıf noktadan vurmalar başladı. Çakma aday, Hitler, Munşer kullanılan bazı kelimeler. Hele de son konuşmalarının birinde Başbakanın, İhsanoğlu’na “Yerli Değil” Kılıçtaroğlu’na “Sen Alevi olabilirsin”, Demirtaş’a “Kendisi Zaza” söylemi siyasetimizdeki üslubun göstergesidir.

         Oysa rahmetli Bülent Ecevit, en zor zamanında bile nezaketini, saygısını elden bırakmadığını, rakiplerine hitap ederken hangi kelimeleri kullanacağını çok iyi biliyordu. Rakipleri kim olursa olsun karşısındakini hedef alan bir konuşma yaparken bile kibarlığını hiç bozmamıştır. “Sayın” sözcüğünü de siyasetimiz diline sokmuştur.

 

         Siyaset bir yaşam biçimi ve dünya görüşü olmalıyken, toplumda; kavgalara, huzursuzluk ve küskünlüklere varan bir politize olmuşluk durumuna gelmiştir. Evlerde sokaklarda, İşyerlerinde sürekli parmak sallayan bir siyasi tavır bitmez tükenmez durumdadır. Siyasetin üst düzeyde yapan aktörün bağırarak, itibarsızlaştırma çalışmaları son derece seviyesiz bir durum almıştır. Bu nezaketsiz öfke nereye varacak.

 

         Siyasette espri çok önemlidir. Ünlü siyasetçilerimizden Osman Bölükbaşı’nın tarihe geçen “sapı çok denesi yok hemşerim” sözü siyasi zekanın örneklerindendir. Espri zeka işi olup hele hele espri yapan siyasetçi gerçek bir siyasetçidir. Şimdi siyasetçilerimiz ne yapmakta? Küfürler, hakaretler, şeref pazarlıkları siyasetimiz bu kadar hale gelmişti.

 

         Nezaketten, hoşgörüden, espriden uzak, kavgacı, sert, aşağılayıcı ve lümpen üslupla siyaset yapılmamalı… Kişisel konuma göre dizayn siyaset tarzı olmamalı. Eleştiriye tahammülsüzlük, halka ve siyasal rakiplere karşı tehditkar, buyurgan ve kibirli davranışlar toplum tarafından hoş karşılanmamaktadır. Oysa demokratik siyasette gerekli olan ölçülü, dengeli, adil ve üsluplu birleştirici, kendinden olmayanı dışlamadan ötekileştirmeden bulaştırmadan yapılandır.

Sevgi, İle Kalın

Bu yazı 3871 defa okunmuştur.