Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMEN AYIBI

08 Mart 2018 - 09:01

Yıllardır öğretmen açıkları sorunu ülkenin hiç kapanmayan yarasıdır. Bu konu; İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinin İnternet siteleri 6.,7. Ve 8. Aylara ait ücretli öğretmenlik için başvuru duyuruluğunu görmekteyiz. Ücretli öğretmen ilanlarının belli illerle sınırlı olmayıp, hemen hemen bütün illeri ve illere bağlı ilçeleri bağlayan öğretmenlik duyurusu görmekteyiz.

 

                Pekiyi “ Ücretli Öğretmenlik nedir?” denildiğinde; “Çeşitli nedenlerle öğretmen ihtiyacının karşılanamadığı veya öğretmen ihtiyacı karşılanmakla birlikte, öğretmenin izin, rapor ve geçici görevlerini yerine getiremediği durumlarda eğitim ve öğretim hizmetlerinin yürütülebilmesi ve öğrencilerin derslerin boş geçmemesi için öğretim üyelerine, diğer memurlara veya açıktan atanacaklara ücret ile ek ders görevi verilmesi ” diye tanımlanıyor. Ücretli öğretmenlerin sözleşmesi, öğretim yılı sona erdiğinde bitiyor.

 

                Atama bekleyen 500 bine yaklaşan “Eğitim Fakültesi” mezunu varken, 2017 verilerine göre ücretli öğretmen sayısının üçte ikisi eğitim fakültesi dışında farklı bölüm mezunları… Şubat ayı içinde Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, 109 bin Öğretmen açığı var olduğunu söylüyor buna rağmen Eğitim Fakülteleri mezunlarının 2022 yılında 1 Milyona ulaşacağı biliniyor acaba bu öğretmen adayları için Milli Eğitim Bakanlığının istihdam konusunda planlaması nedir?

 

                Türkiye genelinde neredeyse 100 bine yakın ücretli öğretmen görev yapıyor. Ücretli öğretmenlerin 2018 yılı maaşı ayda 1200 saat derse giren bekâr 1475,35 TL.’den başlıyor. Eşi çalışmayan 3 ve üstü çocuklu 1.554,35 TL en yüksek maaş alıyor. Şimdi akıllara gelmiyor mu; devlet ya da yönetenler daha doğrusu gençlerin mağduriyetinden yararlanarak onları ucuz iş gücü olara görmeli mi?  aynı durumda olan öğretmen de 3.500 – 4000 Tl aralığında maaş aldığı düşünüldüğünde…? Milli Eğitim sözleşmeli öğretmen ayıbından ve çirkinliğinden kurtulmalı bir son vermelidir. Eğitim de kalite bekliyor, kalıcı çözüm istiyorsak önce ücretli öğretmen ayıbından kurtulmalıdır.

 

                Bu öğretmenler Milli Eğitim Bakanlığı’nın okullarında kadrolu öğretmenler gibi derse girmekteler, yıllık planlarını hazırlamaktalar, nöbet tutmaktalar, e-okul’a not girmekteler, toplantı ve kurallara katılmaktalar, ücretli öğretmenler atanmış öğretmenlerle aynı işi yapmaktadırlar. Tek farkları kadrolarının olmaması, özlük haklarının olmaması ve ücretlerin az olmasıdır. Hatta ücretlerinin asgari ücretin altında olmasıdır.

 

                Son yıllarda öğretmenlerin ciddi maddi zorluklarının yanı sıra siyasi baskılara da göğüs germeye çalıştığını gözlemlemekteyim. Öğretmenleri atama yerine sözleşmeli öğretmen statüsü olacak iş değil. Yetkililer hepinizi öğretmen yetiştirdi eğitimin bu kanayan yarası çözüm bekliyor. Bir anekdotla bitirmek istiyorum: Mustafa Kemal Atatürk’e “Paşam Milletvekili maaşlarını düzenliyoruz, nasıl olsun” diye sorulduğundan “Öğretmen maaşını geçmesin” diyerek öğretmenlerin toplumun gelişmesinde ve muasır medeniyet seviyesinde yükselmemizde ne kadar önemli olduğuna işaret etmiştir… İleri de bu konularla ilgili yazılarıma devam edeceğim…

Sevgi ile kalın…

Bu yazı 25326 defa okunmuştur.