Her ulusun tarihinde unutulmaz kahramanları vardır. Bizim tarihimizin en unutulmaz kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. ‘’Tarih yazmaz, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan, yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat,insanlığı şaşırtacak mahiyet alır.’’ Sözlerinin sahibi yüce Atatürk, ‘’Nutuk’’u yazarak, dünya tarihinde çok önemli olan bu sürecin yorumunu da başkalarına bırakmaksızın kendisi yapmıştır. O bir iğde ağacının kelimesine üzülen, atının ölümüne ağlayan, dost meclisinde türkü söyleyen, coştum mu zeybek oynayan, Cumhuriyetimizin mimarının aramızdan ayrılışının 80. Yıl dönümünde saygı ve minnetle eğiliyorum.
‘’UNESCO’’ kısaca Ata’mızdan; ‘’ Atatürk, uluslar arası anlayış, işbirliği, barış yolunda çaba göstermiş üstün kişi, olağan üstü devrimler gerçekleştirmiş bir devrimci, sömürgecilik ve yayımcılığa karşı savaşan ilk önder, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, yaşamı boyunca insanlar arasında renk, dil, din, ırk ayrımı gözetmeyen, eşi olmayan devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusudur.’’ diyor.
Dünya da hiçbir lider yoktur ki Büyük kurtarıcı Mustafa Kemal Atatürk kadar vatan ve millet sevdalısı olsun. Yine hiçbir lider yoktur ki bütün varlığını milletine bağışlasın… Bizler Dünya milletlerinin hayran olduğu böylesine değerli ve eşsiz bir lidere sahip olmanın mutluluğunu yaşamakta, O’nun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde özgürce yaşamaktayız. Onun kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nde özgürce yaşamaktayız. Onun sayesinde hiçbir devletin esareti altında olmadan mutluluğun tadına varmaktayız. Bu mutluluğu bizlere yaşatan büyük kurtarıcıya duygularımızı ifade etmenin en güzel yolu; Onun ilke ve devrimlerine sahip çıkmaktır.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, ülke sorunlarını çözerken daima aklın ve ilmin gereklerine göre hareket etmiştir. Olayları geniş ve detaylı düşünmüş, basit hedefler peşinde değil, gelecek nesiller bile rahat ve huzur içinde yaşatacak köklü çözümler peşinde olmuştur. Her zaman vatanının ve milletinin menfaatlerini gözetmiş. Atatürk ateşinin diri tutmanın tek yolu, devrim ilkelerinin ilerisinde, onların ruhuna uygun yeni ateşler yakmaktır. Yüce Ata’mızın Cumhuriyet devrimlerini, ulus devlet kavramını ve ulusal onurunu unutturulmaya çalıştırıldığı bu günler de yeni ateşler yakılmalıdır. Ülke yaşayanları olarak Atamızı, düşüncelerini, Türk toplumuna ulus alma bilincini aşılayan ve onu çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkartma yolundaki atılımlarıyla özümseyip,onun düşüncelerini geliştirip, daha ileriye kulaç atmakla yaşatabiliriz.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk, yaşamı boyunca her adımını dikkatle, toplumun duyarlıklarından kopmadan, dünyada ki gelişmeleri izleyerek ve Türk ulusunun desteğinin daima yanında hissederek atmıştır. Her konuya; her daim genç, dinamik ve cesur bir zihniyetle yaklaşan, öncülük eden Atamız, adeta tüm zamanın lideridir. Söylemleri hala bize yol göstermektedir. Onun anmanın en doğru yolu onu iyi okumak ve sözlerini doğru yorumlamaktır. Ona borcumuzu ödememizin tek yolu çalışmak çok çalışmaktır.
Son yıllarda milli kahramanlarımızın törenlerinin kısıtlanmaları, bu törenlere hastalanıp katılmayan devlet büyüklerimizi, 10 Kasım’larda yurtdışı seyahatine katılan devlet büyüğümüzü, Atamızın sembolü olan Çankaya Köşkünün adının silinişini, Atatürk anıtına çelenk koyma yasaklarını, Atatürk heykellerine saldırıları, Devlet nişanından ‘’Atatürk siluetinin ‘’ silinmesini daha da ileri gidilip Atamızın Annesine fahişe yakıştırmalarını yaşadık. Tarih bunlara meydan verenleri ve susanları affetmeyecektir. Akıl, bilim, çağdaşlık, gelişmişlik, uygarlık, dürüstlük, yurtseverlik yolunda önümüzü açan Ulusal Savaş Kahramanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e 10 Kasım’a kadar değil… Son Kasım’a kadar birlikteyiz.

