Geçen yılları hep sıkıntılı, zor, rahatsızlık söylemleriyle yollayıp, yeni yılı iyi dileklerle karşılarız. Bu haftaki yazımda 2013 yılında ülkemizde gündem yaratan bazı başlıkları yazmak istedim.
AKİL İNSANLAR HEYETİ Nisan ayı başlarında 63 üyeli “Akil İnsanlar Heyeti”mis hükümet tarafından demokratik açılım ve çözüm süreci kapsamında oluşturulmuş gruptu. “Akil” Türk Dil Kurumu’nun açıklamasına göre “Akıllı” anlamına geliyor. Yani akil insanlar akıllı insanlar olarak da sınıflandırabiliriz. Çok tartışma yaratmıştı bu gurup. Hatta “Yetmez ama Evet’çi bir sanatçımız yapılan daveti sağlık sorunları için kabul etmemişti. Bir tartışma konusu daha “TBMM’deki Vekiller Neden Seçilmiştir? Biz çözemiyoruz Akil adamlar çözsün mü? Diyorsunuz yazılıp çizilmişti. Bu gün daha ne yaptıklarını anlamamışımdır.
REYHANLI SALDIRISI 11 Mayıs’da Reyhanlı Hatay’da düzenlenen iki ayrı bombalı terör saldırısında 52 insanımız ölmüş, 146 kişide yaralanmıştır. Bombalı araçlarla düzenlenen bu saldırı Türkiye Cumhuriyeti Tarihinin en kanlı terör eylemi olarak kayıtlara geçmiştir. Reyhanlıdaki terör saldırısı Irak ve Suriye’deki dehşet saldırılarını andıran son derece üzücü görüntüler ortaya çıkarmıştır. Sanırım Reyhanlı Saldırısını da unutmadık hepimizde sonuçlarını biliyoruzdur.
GEZİ PARKI EYLEMLERİ 28 Mayıs Günü sabah saatlerinde “Taksim yayalaştırma projesi” Kapsamında taksim gezi parkının bir duvarının yıkılması ile başlanması ve bazı ağaçların sökülmesi üzerine başlayan ve polis tarafından müdahaleye uğrayan protesto gösterileri hükümetin politikalarına karşı ülke genelinde protesto gösterilerine dönüşmüş, kolluk kuvvetlerinin tazyikli su ve gaz bombası ile gerçekleştirdikleri sert müdahaleler sonucunda; Hatay’da Abdullah ÇÖMERT ve Ahmet ATAKAN, Ankara’da Ethem SARISÜLÜK, İstanbul’da Mehmet AYVALITAŞ, Eskişehir’de Ali İsmail KORKMAZ isimli vatandaşlar hayatlarını kaybetmiş, binlerce kişi ağır ve hafif şekilde yaralanmıştır. Çoğunluğunu A politik oldukları için eleştirilen gençlerin direnişi “Kendilerine dili ve lidersiz örgüt yapısı” ile tarihe geçmiştir.
ODTÜ OLAYLARI 19 Ekim Ankara Belediyesi “Yol Yapma” gerekçesiyle yüzlerce belediye işçisi ve 50’ye yakın iş makinası ve kamyonlarla gece karanlığında 100’lerce ağacı söküp araziyi dümdüz etmişti. Çok sayıda polis ve eli sopalı sivilin araziye girip “İzniniz Var mı? Diyenleri dövdükleri Basında ve sosyal medyada oldukça yer almış “Doğa Katliamı”, “İntikam Operasyonu” olarak sanırım hafızalarımızda kalmıştır.
KIZLI - ERKEKLİ 5 Kasım’da Başbakan bir konuşmasında “Yurtlarımızda kızlarımızın erkek öğrencilerle ayrıştırma çabasına devam ediyoruz. %70 oranında hallettik. Bazı yerlerde yurtlar noktasında ihtiyacına cevap veremediğimiz için evlerde kalma noktasında sıkıntı yaşanıyor. Buralarda güvenlik güçlerimize gelen istihbarı bilgiler var. Valilerimiz bu durumlara müdahale ediyor. Bundan niye rahatsız olunuyor? Bazı köşe yazarları inadına bu tür şeyleri yazıp çizecekler diye biz bu ihbarları bir kenara atmayız.” Söylemi ülkemizin gündemini değiştirmiştir. Cumhuriyet savcılığına “Bizde kızlı-erkekli aynı evde kalıyoruz” diyerek kendileri hakkında suç duyurusu bulunan Gamze Selçuk ve Ali Haydar TEMEL’in başvurusuna “Kovuşturmaya gerek yoktur” yanıtı verilmiştir.
RÜŞVET VE YOLSUZLUK OPERASYONU 17 Aralık Ülke gündemimize deprem gibi düşen “Yolsuzluk ve Rüşvet Operasyonu”nun siyasi yansıması, taraflar arasındaki gerginlikler, yaşanan söz düelloları, çok sayıda polis yetkililerin görev yerlerinin değiştirilmesi derken Yolsuzluğun faturası yine yoksulların omuzlarına yüklendi. 14 Ay hukuksal teknik takip sonucu ortaya çıkan konuşma metinleri, kasalar, ayakkabı kutuları ortada iken yönetmelik değiştirmelerle yolsuzluk ve rüşvet iddialarını engellenmemelidir. Bu operasyon sonucu ülkede “Her yer rüşvet Her yer yolsuzluk protestoları da başlamıştır.
Daha bunlara bir sürü başlıklarda ekleyebiliriz. Neyse yeni yılda; tüm olumsuzlukların geride kaldığı, ülkem ve insanlarımızın; sevgi, barış, sağlık ve mutlulukların oluşturduğu bir yıl olması dileklerimle…

