Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

95. YILINDA CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

27 Ekim 2018 - 17:40

Ulusumuz için en önemli gün 29 Ekim’dir. Cumhuriyetimiz kuruluşunu simgeleyen gündür. Her yıl coşkuyla kutlamalar devam edecektir. Birinci Dünya savaşı sonucunda ülkemiz İngilizler, Yunanlılar, Fransızlar, İtalyanlar tarafından paylaşılmıştı. Ulusuna güvenen Mustafa Kemal Paşa önce Samsun sonra Erzurum ve Sivas kongreler sonunda şunu demişti. ‘Tek bir Egemenlik var, o da Milli Egemenliktir. Ülkeyi yine ulusun kendi gücü kurtaracaktır’ diyordu. 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildi.

 

 

Ne diyordu; ‘Cumhuriyet ahlaki fazilete dayanan bir idaredir. Sultanlık, korku ve tehdide dayanan bir idaredir. Cumhuriyet idaresi namuslu insanlar yetiştirir. Sultanlık ise korkuya ve tehdide dayandığı için korkak, alçak, sefil ve rezil insanlar yetiştirir. Arasında ki fark bunlardan ibarettir’ diyor…

 

 

Ogün nüfus 13 milyon, 11 milyonu köyde yaşıyordu. 40 bin köy vardı, 37 bininde okul yok, 30 bin köyde cami yoktu. Bütün memlekette sadece beş bin hektar alan sulanabiliyor, traktör, biçerdöver hiç yok. Ay çiçeği, şeker yok. Ekmeklik un, pirinç ithaldi. Bitle başa çıkılamıyor, hayvanlar ve insanlar kırılıyor. Beş bin köyde sığır vebası var, bir milyon kişi frengi iki milyon kişi sıtmaydı, üç milyon kişi trahomluydu. Verem, tifüs, tifo salgını vardı. Memlekette sadece 337 doktor vardı. Sadece 60 eczane vardı, sadece sekizi Türk’tü. Dört hemşire,136 ebe vardı. Yanmış bina sayısı 115 bin, hasarlı bina sayısı 12 bindi. Komple kül edilmiş köy sayısı binin üzerinde. Ülke inşa edilerek kiremit yok. Limanlar, madenler yabancıya ait. Kadın, insan değil… Eşit eğitim hakkı meslek edinme hakkı, boşanma hakkı, velayet hakkı, kendisine miras kalan mallar üzerinde tasarruf hakkı yoktu.600 yıl boyunca Arapça Farsça harmanlanmasına Osmanlıca denilmiş. Fransızca İtalyanca kelimeler, lavantan terimler dilimizi istila etmişti. Topraklarımıza kitap gelene kadar Avrupa’da 2,5 milyon farklı kitap basılmış, beş milyar adet satılmıştı. Erkeklerin yüzde yedisi, kadınların binde dördü okuma yazma biliyordu. Tek üniversite vardı, darülfünun, medreselerde Türkçe yasaktı.

 

 

30 Ekim 1923 sabahı Mustafa Kemal, İsmet İnönü’ye mektup yazıyor. Cumhuriyetin ilk Cumhurbaşkanı, Cumhuriyetin ilk başbakanına; ‘Bize geri borçlu, hastalıklı bir vatan miras kaldı. Yoksul ve esir ülkelere örnek olacağız. Kaderin bizim kuşağımıza bir görev bu. Özgür bir toplum oluşturmak zorundayız. Bu görevin ağırlığını ve onurunu seninle paylaşmak istedim. Allah yardımcımız olsun.’

 

 

Mustafa Kemal ‘Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir ‘diyen 1924 Anayasa’sıyla demokrasiyi, meclisi yüceltirken…. Almanya’da Hitler, İtalya’da Mussolini, İspanya’da Foranca, Portekiz’de Salazar yönetiliyordu. Rusya’da Stalin hakimdi. Macaristan, Romanya Yugoslavya’da kral, Avusturya’da da çar vardı. Avrupa’da o dönem de İngiltere, Fransa ve Türkiye dışında halk egemenliği ile yönetilen başka ülke yoktu. Mustafa Kemal’in vizyonu ülkesini üç yıl gibi bir sürede modern Dünyanın lider ülkelerinden biri yapmıştır.

 

Time dergisine kapak oldu. (1923) Kalpaklı fotoğrafı kullanarak, Anadolu topraklarında ‘Özür Bir Ulus’ yarattığını yazdılar. ‘Devrimleriyle dünyada yankı uyandırdığını’ yazdılar. ‘Efsane’ haline geldiğini yazdılar. 1927 de de aynı dergi yine kapak yaptılar sivil fotoğrafını kullanarak, bu defa da ‘Kalkınma ve Demokrasi Mucizesini‘ anlattılar. Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomik açıdan büyüme rekorları kırdığını, Avrupa da diktatörler yükselirken Mustafa Kemal’in de makrat kişiliğiyle tün Dünyaya ‘Rol Model’ olduğunu anlattılar.



 

Ulus bütünlüğü içinde yaşamak isteyen bu millet özgür, ülkemizin parçalanmak riski taşımadığı, insanlarımızın yurttaş olarak, eşit, kardeşçe yaşadığı, çalışanın köle olmadığı, egemenliğin değerinin bilindiği, planlı kalkınan, bölgeler arasında dengeleri gözeterek gelişen, laik, demokratik, halkçı bir hukuk devletinde yaşamak istiyor. Türkiye Cumhuriyeti Tarihimiz, devrimlerle karşı devrimler, emperyalistlerin beslediği taşeron örgütlerin ırkçı ve gerici kalkışmalar tarihidir. Son yıllarda Cumhuriyetin temel ilkeleriyle kavga eden ve geçmişteki kazanımları yok sayan vefasız ve nankör anlayışın topluma kabul ettirmeye çalışmalar başarılamayacaktır. Cumhuriyetimizin kurucusuna yapılan saygısızlıklar kazanamayacaktır. Bilinmelidir ki Atatürk sevgisi ve Türkiye Cumhuriyeti milletimizin kalbinde sonsuza kadar yaşayacaktır. 95. Yılında Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun.

 

Erdoğan Erkaymaz

Bu yazı 30123 defa okunmuştur.