Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

ÇAĞDAŞ VE LAİK EĞİTİMLE OYNANMASIN

17 Eylül 2018 - 11:04

2018 – 2019 Eğitim Öğretim yılı, uyum haftasının ardından tüm öğrenciler için bugün başlıyor. Bu öğretim yılında ders zili, niteliksiz eğitim, sınav sistemi, öğretim açığı, kalabalık sınıflar ve birçok sorunlarla açılıyor. Bu kötü gidişata ekonomik krizde eklendi. Bu krizin ilk faturası da eğitime kesildi. Tasarruf tedbirleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden yüzde 18 kısıldı... Bu kesinti okulların temel ihtiyaçlarının karşılanmasında problemler yaratacaktır.

 

                Bu eğitim öğretim yılında yaklaşık 18 milyon öğrenci ders başı yapacak. Öğretmen açığı ve kalabalık sınıfların yanında 1 milyon 675 bin çocuğumuzun eğitim dışında kalması (12 yıllık zorunlu eğitime rağmen lise çağında ki 100 öğrenciden 17 si örgün eğitim dışında MEB’in 2017 – 2018 istatistiklerine göre ilkokullarda okullaşma oranı yüzde 98.67 den yüzde 91.54 e gerilemiş durumda. Ortaokul düzeyinde 98.67 den yüzde 94.47 ye düştü.) oldukça düşündürücü…

 

                Milli Eğitim Bakanlığı’nın tarikat cemaat ve vakıflarla yaptığı protokoller, yaz kuran kursları, medrese eğitim modelleri okulların sözde de olsa bilimsel kurum, kimliklerini kaldırmıştır. Bilimsel ve laik bir eğitime karşı dinci ve gerici eğitim yolunda her gün yeni adımlar atılıyor. MEB yönetmeliğiyle bazı okulların karma eğitimin dışına çıkarılmasının yolu açılmış. MEB “Karma eğitimden vazgeçilmiyor” açıklama yapsa da Cumhurbaşkanı sözcüsü “ isteyen veli karmaya, isteyen veli karma olmayana gidebilir.” Açıklaması gerçek niyeti ortaya koymuştur. Siyasi iktidarın öğrencilerin İmam Hatip ve Meslek liselerine yönlendirme çabaları da tutmadı. Meslek liselerin de doluluk oranı yüzde 73 iken İmam Hatipler yüzde 42 de kaldı. Veliler ve öğrenciler tercihlerini akademik eğitimden yani Fen Anadolu ve Sosyal Bilimler liselerinden yana oldu.

 

                İktidar 16 yıldır milyonlarca öğrenciyi yazboz tahtasına döndürdüğü için bu öğretim yılında da nasıl bir sürprizle karışılacağını öğrenciler ve veliler bilemiyor. Sınav sorularının çalındığı, sınav sisteminin yıl ortasında değiştirildiği, hangi öğrencimin nereye kayıt yapacağını bilememesi gibi. Gelen her baklanın ayrı bir sistem oluşturması ama er eğitim öğretim yılında verilen mesaj da; “ geleceğe dair iddiaları olan Türkiye’nin hedeflerine ulaşması da, nesillerini kaliteli bir eğitim öğretim sistemiyle buluşmasına bağlı” ifadesi nasıl yer bulacak…

 

                Çağdaş gelişmiş ülkelerin eğitimleri; Kendi kültürünü özümsemiş, evrensel değerlere açık sosyal insani; yasalarına saygılı ülke değerlerine bağlı, bilinçli yurttaşı; araştıran, inceleyen, düşünen, üreten ve yaşadığı topluma değer katan, doğmalardan uzak bireyin zihinsel ve psikolojik işlevlerinin özgürce olgunlaşması imkânlarını yaratan faydalı insan olarak eğitime hazırlanıyorlar.

 

                Eğitimin her kademesinde görev almış eski bir eğitimci olarak dileği; kendisine, ailesine, ülkesine ve insanlığa bağlı gençler yetiştirilsin. Eğitimli bir toplumun geleceğe güvenle bakması kaçınılmazdır. Başöğretmenimiz Atatürk ne diyor! “ Eğitimdir ki bir ulusu bağımsız, şanslı yüksek bir toplum halinde yaşatır. Ya da bir ulusu esaret ve yoksulluğa terk eder.” Ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkarıp, aydınlık yarınları oluşturacak meslektaşlarımın, öğrencilerinin ve eğitim emekçilerinin sağlıklı, mutlu, başarılı bir eğitim-öğretim yılı diliyorum.

Bu yazı 32567 defa okunmuştur.