Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

KINIYORUM

30 Eylül 2014 - 12:15

Sinop Eğitimciler 24 Eylül günü “Siyasi kadrolaşma ve zorunlu rotasyon girişimlerine son verilmesi, eğitimde yaşanan sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi için 24 Eylül’de görevliyiz” sloganıyla basın açıklaması yapmak isteyen “Türkiye Kamu-Sen, Türk Eğitim-Sen, KESK Eğitim-Sen, sendikaları adına toplanan gruba polis müdahale etti. Birçok öğretmen gazdan etkilenirken bir eylemciye de biber gazı fişeği isabet ederek yaralanmıştır.

 

“Türkiye Cumhuriyeti Anayasası Madde 34 Herkes önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkına sahiptir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ancak, milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlığın ve genel ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması amacıyla ve kanunla sınırlanabilir. Toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla gösterilir ”der.

 

Öğretmenler ne istemiştir? MEB; öğrencileri özel okullara, meslek lisesi, imam hatip yada açık liselere yönlendirmekten vazgeçmelidir.-Eğitimde Siyasi kadrolaşma, zorunlu rotasyon girişimlerine, performans uygulamalarından vazgeçmelidir.-Öğretmen ve yardımcı hizmetler açıkları kapatılmalı, sürgün ve görevden alınmalara son verilmelidir.-Kamu kaynakları, özel okullara değil, devlet okullarına aktarılmalı, eğitime yeterli bütçe aktarılmalıdır.

 

Yaşamımın 27 yılını eğitimin her kademesinde (sınıf öğretmeni, okul müdürü, milli eğitim müdürü, özel okul müdürü)veren bir kişi olarak diyorum ki; son yıllardaki ”Irkçı, yerici, cinsiyetçi, piyasacı eğitim ”yapıldığını yüksek bir sesle ifade etmek isterim… İktidar Cumhuriyet dönemimizin hiçbir döneminde görülmediği kadar ”Siyasal, ideolojik ”bir düşünceyle eğitimdeki tüm sorunları da görmezden gelmektedir. Eğitim müfredatını da dini söylem ve ifadelerle doldurmuşlardır.

 

Yine son yıllarda farklı kimlik, dil ve kültürleri yok sayan, din ve inanç istismarına dayanan, doğrudan dayatmacı politikaların okullarımızda istendiği gibi uygulanması için okul ve kurum müdürlerinin neredeyse tamamına yakınının kendi siyasal kadroları arasında belirlediği aşikardır. Aslında bu uygulamalarla yalnız eğitimimizin değil, tüm toplumumuzun geleceği hipotek altındadır.

 

Bu yanlış uygulamalardan,ayrımcı politikalardan biran önce vazgeçilmelidir.Bilinen bir gerçekte;”Bir toplumun ancak ve ancak eğitimle katkılanabilir olduğu ”unutulmamalı.. Kamusal, bilimsel, demokratik ve laik eğitim yapılmalıdır. Özgür bilim ve nitelikli üniversite için, özel okul keşiflerinden, zorunlu imam hatipten vazgeçilmelidir. Geleceğimizin teminatı çocuklarımızın geleceği karartılmamalıdır.

 

İktidarın 4+4+4 dayatmasından sonra daha da derinleşen eğitim sorunları; öğrencileri, velileri ve eğitim emekçilerini olumsuz etkilemeleri sürmektedir. İktidarın; kendi dünya görüşüne göre biçimlemeye çalışmaları, dayatmacı ve baskıcı tutum izlemesi yeni ayrışmalar ve kutuplaşmalar yaratmaktadır. Bu konuda demokratik hakları kullanmak isteyen, sadece basın açıklamasından başka istemleri olmayan Sinop Eğitim Emekçilerine suçlu muamelesi yapılması; cop, dayak, biber gazı, toma ile su fışkırtması kabul edilebilir değildir. Adeta terörist muamelesi göstermesi utanç vericidir. Öğretmenlerimize bu durumu düşürenleri kınıyor lanetliyorum. Bir eğitimci olarak son bir not düşmek istiyorum. Ülkemizde olduğu gibi Ayancık’ta da okulların adı değiştirilmiş unutmayalım 34 yıl önce 12 Eylül’ün değiştirdiği Kurtuluş İlkokulu’nun adı Mehmet Akif Ersoy Okulu olmasına rağmen Ayancıklılar hala Kurtuluş Okulu diyor.

Sevgiyle kalın.

Bu yazı 4219 defa okunmuştur.