6 Ekim 2015 günü saat 21: 36 da Oda TV haber sitesinde "Tüm öğretmenler ve müdürler "zorunlu" olarak AKP’li adayı dinledi." başlıklı yazı bu haftaki yazımın konusu oldu Haberimsen Gazetesinden Ali Osman Önder'in haberiymiş konu olan... Durağan ilçemizde 2015-2016 eğitim ve öğretim yılının başlaması nedeniyle 3 Ekim Cumartesi günü saat 10.00 da ilçede bulunan "İkiz Göletler Tesislerinde" Milli Eğitim camiasına yönelik kahvaltılı toplantıda AKP den Sinop Milletvekili adayının konuşma yaptığını yazmakta ve fotoğraflanmış.
İşi ilginç kılan bir gelişmede; ilçe milli eğitim müdürünün şahsi “Twiiter” hesabından “Milletvekilimiz Nazım Maviş konuşmalarını yapıyor” paylaşımına ne demeli. Milli Eğitim müdürü Nazım Maviş’i “Milletvekili” yapmış bile… Milletvekili adayı da sosyal medyada konu üzerine “Durağan’da öğretmenlerimiz ile bir araya geldik. İlçe kaymakamımız, belediye başkanımız ve Milli Eğitim müdürümüzle öğretmenlerimizin yeni eğitim öğretim yılını kutladık…” Yazmakta peki bu ilin başka Milletvekil adayları yok mu? Onlar neden yoklar orada?
Sinop internet gazetesi “Halkın Sesi.com” hiç demokratik değil başlığı altında yazısında; AKP’li milletvekili adayının da katıldığı “Eğitim” toplantısının ilçe kaymakamlığı tarafından organize edildiği, ilçe Milli Eğitim müdürlüğü okul müdürlerine ve öğretmenlerine “Katılım zorunludur” mesajı gönderdiğini yazmış.
657 Sayılı Devlet Memurları Kanunun “Tarafsızlık ve Devlete Bağlılık” başlıklı 7inci maddesinde şu hüküm yer almaktadır.”Devlet memurları siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi ve zümrenin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; Görevlerinin yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekil de siyasi ve ideolojik amaçlı beyanda ve eylemde bulunamazlar ve eylemlere katılamazlar…” Hükmü amirdir.
Oysa memurlar, günlük hayatlarında siyaset konuşurlar, tartışırlar ve de siyaseti en çok konuşan kesim memurlardır. Gündemi takip ederler, sosyal medyayı çok iyi kullanırlar, görüşlerini açıklamaya ve yaymaya çalışırlar. Bir gerçekte ülkemiz aydınlarının çok önemli bölümünü oluştururlar. Gönüllerinde siyasi bir parti de olmasına rağmen genel ve yerel seçimler oy kullanma dışında yapacakları bir şey yoktur. Netice itibariyle “memurlar, siyasilerin tüketicisi durumundadırlar.”
26 Yıl kamu görevlisi olarak çalışan birisi olarak yıllardır siyasette niteliğin yükselmesi için kamu görevlilerinin siyaset yapma özgürlüğü önünde ki engellerin kaldırılması gerektiğini savunmuşumdur. Ancak bilim yuvası olması gereken okullarımızı, öğretmenlerimizi gündelik siyasete alet edilmesi bir siyasi partinin seçim kapalı salonu haline getirilmesi öğretmenlerimiz ve yöneticilerini dolgu malzemesi olarak kullanmak hiç hoş olmamış ve hiçbir dönemde yaşanmamış bu uygulamaya alet edenler hakkında yetkililerin göreve çağrılması gerekir düşüncesindeyim.
Sevgi İle Kalın

