Ülkemizi, bölgemizi hatta dünyayı ilgilendiren en önemli sorun, küresel güçlerin Ortadoğu coğrafyasında oynadıkları tehlikeli oyundur. Bu oyun sonucu bazı ülkelerde yönetimler değişti. Tunus, Mısır, Libya'da küresel güçlerin oyununda binlerce insanın hayatlarını yok ederek iktidar değişikleri oldu. Suriye'de yapılan hesaplarda sonuç bekledikleri gibi olmadı. Bu küresel güçler soğuk savaş sonrası planlı hayali küresel düşman (Küresel Terör) yaratarak dünyayı yeniden biçimlendirmeye çalışıyor.
Ülkelerini haksız savaşı sürükleyen iktidarlar her ne kadar halk desteğine sahip olsalar bile iktidarlarını kaybederler. Tarih bunun örnekleriyle doludur. Her savaşın faturası, ülkesini savaş sürükleyen hükümetlere çıkar. Ülkemiz, küresel güçlerin zorlamasıyla haksız bir savaşa girişmesi sonucu yönetenlerin iktidardan gitmesi kaçınılmaz olacağını bilmesi gerekir. Bilinen gerçek ise "Savaşları korkaklar ve zenginler çıkarsalar da savaşlarda cesurlar ve yoksul halk çocukları ölür."
Savaşlar hep kahramanlık peşinde koşan kendini zeki sayan liderler tarafından çıkarılmıştır. Faşist Musoloni, Hitler, Saddam Hüseyin ve Kaddafi gibi diktatörlerin ortak ve kaçınılmaz hazin sonlarına kendi ayaklarıyla yürümüşlerdir. Kendi halkını kaos ortamına sürüklemek, çıkacak savaştan medet ummak, sonlarının geldiği bütün diktatörlerin karakteristik özelliğidir. Olası bir Suriye savaşı benim savaşım değil. Bugüne kadar "Şehitler Ölmez" edebiyatı yapanlar ve babaları tarafından çürük raporu alanlar, AKP kadrosu ve yandaşları gitsin savaşsınlar! Şehit olma sırası onlarda...
Neredeyse ömrü cephelerde geçen Ulusal Kurtuluş Savaşı liderimiz Mustafa Kemal Atatürk " Mutlaka şu veya bu sebepler için milleti savaşa sürüklemek taraftarı değilim. Savaş zorunlu ve hayati olmalıdır. Hakiki düşüncem şudur: Ulusu savaşa götürünce vicdan azabı duymayalım. Öldüreceğiz diyenlere karşı "ÖLMEYECEĞİZ” DİYE savaşa girebiliriz. Ulusun hayatı tehlikeye girmedikçe, SAVAŞ BIR CINAYETTIR" demiştir.
Savaş halinde cephede bunların çocukları savaşmayacak emekçilerin halkın oğulları savaşacak Suriye sınırını kevgire çeviren iktidardır. Yazılıp çizilenden anlıyoruz ki paralı askerlere ve çapulculara sınır açılmıştır. İktidar sınırı korumayı bırakmış ülkeyi her türlü saldırıya ve provokasyona açık haline gelmiştir. İktidar önce ülkemizin sınırlarını denetim altına almalıdır. Türkiye Suriye savaşını kışkırtanlar vebal altındadır. Bu Savaşa Hayır demeliyiz, bu savaş haksız bir savaştır.
Dini, dili, mezhebi, kökeni, ideolojisi ne olursa olsun, bu ülke yaşayanı "SAVAŞA HAYIR" demeli. Olası bir savaşta saray sakinleri değil Baraka da yaşayanların evlatları ölür. Bu kirli oyunun içinde olmak istemeyenler binlerce bu vatanın Yiğit Mehmetçiğin hayatının yok olacağı bu bataklığa girmemek için savaşa Hayır inadına BARIŞ Demeli. Bilinmelidir ki tarih boyunca savaşın kazananı, barışın kaybedeni olmamıştır.
Sevgi İle Kalın

