Erdoğan ERKAYMAZ

Erdoğan ERKAYMAZ

dogusofsetayancik@hotmail.com

SELLER YOLLAR

09 Ağustos 2018 - 11:24

Her yağmur sonrası; “Şiddetli yağmur Ankara’da su baskınlarına neden oldu. Yollar, alt geçitler su altında kaldı, sürücüler zor anlar yaşadı. Sel suları metroyu ve pazar alanlarını etkisi altına aldı.” Bugün de; “Karadeniz de ki sağanak sonrası sel tehdit sürüyor. Bölge de yağışlar devam ederken, Ordu ve Rize’de sel baskınları yaşandı. Sel nedeniyle vatandaşlar evlerinde mahsur kaldı. Taşan dereler ile heyelan nedeniyle evlerin de mahsur kalanlar nedeniyle AFAD ekipleri bölgeye sevk edildi.”



 

         Yıllardır AKP’li belediyelerin yönettiği şehirlerde ne altyapılar ayakta kaldı, ne otoyollar, ne de köprüler… yaşananlara tepki gösteren Haluk LEVENT’de Twitter’dan “Zamanında Karadeniz otoyolunda protesto ettiğimizde, klip çekip yayınladığımızda “Vatanın gelişmesini istemiyorlar, komünist herifler “diyorlardı… Sonuç… O dönem biz “Yol yapmayın” demedik! Yapacaksanız doğru dürüst yapın doğanın yapısını bozmayın dedik…”



 

         Son günlerde ülkemizi esir alan seller bir kez daha ülkemizde yaşanan ranta dayanan bilim sışı imar politikalarını gözler önüne sermiştir. Çağdaş kentlerde sadece yolları yıkayabilen yağışlar, ülkemizde büyükşehirden en küçük yerleşim alanlarına kadar tüm yaşam alanlarımızı afet bölgesine dönüştürmüş, onlarca can ve ciddi ölçüde mal kaybına neden olmuştur. Yurdumuzda meydana gelen yağışları seke dönüştüren ne takdiri ilahidir, ne de yağan yağmurların olağan dışıdır. Yağışları sele dönüştüren arsa ve arazi rantına öncelik veren imar politikalarının ürünü kentleşme anlayışının sonucudur.



 

         Günümüzde; ormanlarımızın korunması hatta arttırılması, tatlı su kaynaklarının, denizlerin, doğanın korunmasını söyleyen bilim adamların raporları, yazarların yazıları, sosyal medya da ve TV’ler de konuyla ilgili anlatımlardan ders almadık bari, meşhur Kızılderili reisi STELLA’nın 1873 yılında söylediği “Ağaçlar yok olduğunda, ırmaklar kurulduğunda, balıklar öldüğünde beyaz adam PARA’nın yenilemeyecek bir şey olduğunu anlayacak” sözünü unutmak gerekiyor.



 

          Kent(SEL)leşmenin tablosu bizde vahim sonuçlar vermiştir. Kent(SEL)leşmenin ne anlama gelebildiğini acı örneklerden (2009 yılında İstanbul’da 31 ölüm, 2012 yılında Samsun-Canikli TOKİ konutları bölgesinde 9 ölüm Vb.) bilinmesine karşın hala ve ısrarla ve kentsel rantın kabarttığı iştahla Büyükşehir Belediyelerimiz döktükleri asfalt miktarını yarıştırmaya, inşaat sektörü bina dikmedik arsa bırakmamakta yarışmaya, 16 yıllık iktidar ise kalkınmanın göstergesi olarak yapılaşma dışında bir şeyi anmamaya devam ediyor… O zaman geriye kalan tek seçenek, suya, toprağa, dereye, kente halkın sahip çıkması.

Sevgi ile kalın

Erdoğan Erkaymaz

Bu yazı 31749 defa okunmuştur.